7. Hukuk Dairesi 2022/6850 E. 2023/6620 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2022/6850 Esas 2023/6620 Karar 28.12.2023
7. Hukuk Dairesi 2022/6850 E., 2023/6620 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1696 E., 2022/1355 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/135 E., 2020/323 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne, kâl talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk derece mahkemesince ek kararla istinaf harcının yatırılmaması nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine süresinde verilmeyen istinaf talebinin ek kararla reddine karar verilmiş, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı amcasına karşı açmış olduğu muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar ile Osmaniye İli, ... İlçesi, ... Mah., 225 ada, 10 No.lu parselin 06.08.2013 tarihi itibariyle adına tapuya tescil edildiğini ancak davalının davaya konu olan gayrimenkulü müvekkiline teslim etmediğini, gayrimenkulün tamamını kullanmaya devam ettiğini, iyi niyetli yapı maliki olarak gayrimenkul üzerine yapmış olduğu evin tapusunu almak için müvekkiline dava açtığını, sonra ise davayı takipsiz bıraktığını, bu nedenlerle davalının yaptığı müdahalenin önlenmesine ve yapının kal'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin vefat eden abisi ...’e ait iken 1993 yılında taşınmazı kısmen abisi ...’ten intikalen ve kısmen de diğer mirasçılardan hisse satın alma yoluyla edindiğini, aynı yıl içerisinde müvekkilinin dava konusu taşınmazda iki katlı ev yaptırdığını ve halen bu evde oturduğunu, davacının babasının ölümünden sonra doğduğunu, 07.09.1993 tarihinde de dedesi tarafından vefat eden babası ...’in nüfusuna kaydedildiğini, müvekkilinin veraset ilamı alındığı tarihte davalının varlığından bilgisi ve haberi olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine iyiniyetli olarak malik sıfatıyla sözkonusu taşınmaza yaptırdığı bina nedeniyle davacıya ait tapunun iptali, olmadığı takdirde müvekkili tarafından yapılan masrafların davacı taraftan alınması için açtıkları Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı davasının sonucunun beklenmesini, davacı tarafın iyiniyetli kişiden ecrimisil isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın kayıt maliki olduğu, davalının taşınmaza ev yapmak ve kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğu, davalı iyiniyetli olduğunu ve Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyasında Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil talepli dava açtıklarını, işbu davanın sonucunun beklenmesi gerektiği savunmasında bulunmuşsa da, taşınmazın davacı adına 06.08.2013 tarihinde tescil edildiği, temliken tescil talebinin kabul edilmesinin şartlarından birisinin de davalının iyiniyetli olması gerektiği, dinlenen davalı tanığı ...'in beyanı, Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının; davacının muris ...'in mirasçısı olduğunu bildiği halde dava konusu yere ev yaptığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının iyiniyetli olduğunu kabul etme olanağının bulunmadığı, temliken tescil davasının sonucunun beklenmesinin gerekmediği, davacının iyiniyetli olmayan davalıdan meni müdahale ve ecrimisil talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, Osmaniye ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 225 ada, 10 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine, 17.614,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yıkım talebinin davalının Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas sayılı dosyasında temliken tescil, olmadığı takdirde yapı bedelini talep etmiş bulunduğundan konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Mahkeme, 17.12.2020 tarihli ek kararı ile; muhtıra davalı vekiline 16.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, istinaf yoluna başvurma harcı ve nispi karar harcını yatırması gerekirken, yatırılmadığı anlaşılmakla, istinaf talebinin reddine karar vermiştir.
3. Mahkeme 04.08.2021 tarihli ek kararı ile; 17.12.2020 tarihinde verilen ek karar ile davalının istinaftan vazgeçmiş sayılmasına kararı verildiği, verilen iş bu kararın da davalı vekiline 22.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı davalı vekilinin 03.08.2021 tarihli istinaf dilekçesi süresinde verilmediğinden, istinaf talebinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, murisin gayri resmi birlikteliğinden doğan çocuğu olması nedeniyle müvekkilinin davacının mirasçı olduğunu bilmediğini, ilgili taşınmaza malik olma konusunda ve arsaya ev inşaa etme konusunda tamamen iyiniyetli olduğunu, çok uzun süredir taşınmazda ikamet ettiğini, ayrıca yerel mahkeme tarafından, dava harçları tamamlattırılmaksızın karar verilmesi ve verilen karar sonucunda eksik olan harcın müvekkilinden tahsili ile tamamlattırılmaya çalışılmasının usul ve yasalara aykırılık oluşturduğunu, yerel mahkeme tarafından kısmen kabul kısmen ret usullerine göre yargılama gider ve vekalet ücretlerine hükmedilmediğini, derdestlik kurumu devreye girmesine rağmen ''davanın konusuz kalması'' gerekçesine dayanılmasının kabul edilebilir olmadığını bildirerek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunurken nispi harcın 1/4'ünü yatırması gerekirken maktu harç yatırdığı, mahkemece eksik harcın bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi ihtar edildiği halde nisbi harcın tamamlanmadığı anlaşıldığından Yerel Mahkemece davalı tarafın kararı istinaf etmemiş sayılmasına dair 17.12.2020 tarihli ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkemenin eksik inceleme ile Osmaniye 3. Asliye Mahkemesinin 2013/372 Esas sayılı dava dosyasını bekletici mesele yapmaksızın davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarına göre müvekkilinin davacının mirasçı olduğunu bilmediğinin anlaşıldığını, veraset ilamı uyarınca intikal yapıldığını ve davacının adının bu verasette yer almadığını, müvekkilinin taşınmaza malik olma konusunda ve arsaya ev inşa etme konusunda tamamen iyiniyetli olduğunu, mahkeme tarafından dava harçları tamamlattırılmaksızın karar verilmesi ve verilen karar sonucunda eksik olan harcın müvekkilinden tahsili ile tamamlattırılmaya çalışılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kısmı ret ile sonuçlanmasına rağmen yargılama gider ve vekaletinin sadece müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, derdestlik kurumu devreye girmesine rağmen ''davanın konusuz kalması'' gerekçesine dayanılmasının da kabul edilebilir olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun); a)"Kesin süre" kenar başlıklı 94 üncü maddesi şöyledir: "(1) Kanunun belirlediği süreler kesindir.
(2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.
(3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma ... ortadan kalkar. "
b)"Harç ve Giderlerin Yatırılması" kenar başlıklı 344 üncü maddesi şöyledir: "(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır."
c)"İstinaf dilekçesinin reddi" kenar başlıklı 346 ıncı maddesi şöyledir: "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. "
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.