7. Hukuk Dairesi 2022/6841 E. 2023/979 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2022/6841 Esas 2023/979 Karar 20.02.2023
7. Hukuk Dairesi 2022/6841 E., 2023/979 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın temliken tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin kayınpederi olduğunu, 30 yıldan fazla bir süre önce 3482 parselde kayıtlı arsasını ev yapması için öz kızına ve müvekkiline verdiğini, verirken de "burada ev yapın oturun tapusunu da sonra vereceğim" dediğini, bunun üzerine başka evi bulunmayan müvekkilinin 30 yıl önce davalının onayı ile bu arsaya yaklaşık 100 m²'lik ev inşa ettiğini, o günden bu güne kadar müvekkilinin ailesi ile birlikte oturduğunu, son bir kaç yıldır da evde müvekkilinin kiracısının oturduğunu, 30 yıldır hiç bir şekilde bu evin inşasına ve müvekkili tarafından kullanımına itirazı olmayan davalının evin tapusunu vermediğini ve müvekkilini uzaklaştırmaya çalıştığını,... Noterliği'nin 26.07.2013 tarih 16364 yevmiyeli ihtarnamesi ile davalının müvekkiline karşı "özel mülke tecavüz suçlamasıyla" konuta yaklaşmamasını ihtar ettiğini, davacının iyi niyetli olarak davalının rızası ile mülkiyetin kendisine geçeceği inancıyla arazi üzerine yaptığı binanın değeri arazinin değerinin üzerinde olduğundan davanın kabulü ile davacının evinin üzerinde bulunduğu davalı adına kayıtlı arazinin mülkiyetinin müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde bina değeri olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 87.500,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili, 12.09.2013 tarihli dilekçe ile; davalı ...'nin dava konusu taşınmazdaki payını 11.06.2013 tarihinde ...'a devrettiğini devralan ...'ın muvazaalı işlem yaptığını ileri sürerek davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki hissesini, davacının kaynı, müvekkili davalının ise oğlu olan Tahsin Aşkar'dan 01.04.2013 tarihinde satın aldığını, dava açılmadan önce de 11.06.2013 tarihinde sattığını, davacının 30 yıl önce yaptığını iddia ettiği inşaatın bedelini ne müvekkilinden önceki malikten ne de son kayıt malikinden istemek yerine art niyetli olarak müvekkilinden talep etmiş olmasının hiç bir haklı yanının bulunmadığını, davacı dava konusu taşınmazın zilyetliğinin kendisinde olduğunu iddia etse de davacı ve ailesinin dava konusu taşınmazdan yaklaşık 10 yıl önce taşındığını, davacının aradan 10 yıl geçtikten ve zilyetlik ilişkisi kesildikten sonra kendisine ait olmayan arsaya yapmış olduğu evin bedeli isteminin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafından inşa edildiği belirtilen binanın, müvekkilinin muvafakati ile yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının tapu iptali ve tescil talebinin dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından devredilmiş olması sebebiyle mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın değerinin müvekkilinden istemesinin ise hukuken mümkün olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu, binanın kaçak yapılmış olması nedeniyle ekonomik değerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki payı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapının kaçak olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.03.2021 tarihli, 2017/3843 Esas, 2021/1773 Karar sayılı ilamı ile davacının temliken tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi dava konusu yapının kaçak olduğu gerekçesiyle reddedilmiş ise de dosyanın geçirdiği aşama ve imar mevzuatındaki değişiklikler de dikkate alınarak ilgili Belediye Başkanlığı'ndan dava konusu inşaatın alanı ve zorunlu kullanım alanının dava konusu 3482 parsel sayılı taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığı ve binanın ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı sorulmalı, yazı cevaplarına göre temliken tescil koşullarının bulunmaması halinde ise tescil istemi yönünden davanın reddine; ikinci kademedeki tazminat istemi yönünden yapı değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının temliken tescil talebinin reddine, davacının tazminat talebi yönünden davalı ...’a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...’a karşı açılan davanın kabulü ile 87.500,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yapının kaçak olduğunu, kaçak yapı için temliken tescil ve alacak davasının dinlenemeyeceğini, müvekkilinin tapu siciline güvenen iyi niyetli 3 üncü kişi olduğunu, tapuda ayni ya da şahsi bir hakkın bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684 ve 718 inci maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tâbi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723 ve 724 üncü maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.
3. Değerlendirme 1. Dava konusu 3482 parsel sayılı taşınmaza yapının yapıldığı tarihte davalı ...’ın taşınmazda paydaş olduğu, davacının davalı ...’nin muvafakati ile çekişmeli taşınmazda binasını yaptığı, davalı ...’nin taşınmazdaki payını 11.06.2013 tarihinde davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır.
2. Davada temliken tescil koşullarının oluşmadığı gözetilmek suretiyle tapu iptal ve tescil talebinin reddinde isabetsizlik yoktur.
3. Yukarıda açıklandığı üzere bina arzın mütemmim cüzü olup, arzın mülkiyetine tâbi olduğundan, davalı ...'nin taşınmazdaki payını davalı ...’a devrederken üzerindeki bina ile beraber sattığı, davalı ...'ın da üzerindeki bina ile beraber taşınmazı satın alarak dava konusu taşınmazda paydaş olduğu anlaşılmaktadır.
4. Olayın meydana gelişi dikkate alındığında, davacının yaptığı bina nedeniyle sebepsiz zenginleşen davalı ...’dir. Davalı ...’nin 13.06.2016 tarihinde vefat ettiği ve tek mirasçısının ... olduğu ve muris Suphi’nin külli halefi olduğundan tazminattan da ...'ın sorumlu tutulması gerekir.
5. Açıklanan sebeplerle tazminat istemi yönünden davalı ... aleyhine davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.