7. Hukuk Dairesi 2022/4549 E. 2023/5132 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2022/4549 E. 2023/5132 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2022/4549 Esas 2023/5132 Karar 26.10.2023
7. Hukuk Dairesi 2022/4549 E.,  2023/5132 K.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1141 E., 2022/1094 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/156 E., 2021/431 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... Mahallesi, 427 ada 4 parsel ... taşınmazda hissedar olduğunu, devam eden ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın bir kısım hisselerinin farklı tarihlerde davalı tarafından satın alındığını öğrendiğini, değişik tarihlerde toplam 2209,98 m² alana tekabül eden hisse satışı nedeniyle 2.143,000,00 TL satış bedeli gösterildiğini ileri sürerek; davalı tarafından satın alınan hisselere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; ortaklığın giderilmesi davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, hem davacının, hem de müvekkilinin pay satın aldığı şahısların taşınmazın belirli kısımlarını kullandıklarını, eylemli taksim ve kullanım söz konusu olduğundan şufa hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın adına tescili için gerekli şartlara davacının sahip olmadığını, davadışı OSB'nin taşınmazı geri alma ... olup görüşünün alınması gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Keşif esnasında taşınmazın boş arsa vasfında olduğunun görüldüğü, paydaşlar arasında fiili taksim olmadığı, 04/12/2019 tarihli, 28856 yevmiye numaralı satış işleminden sonra artık davalının hissedar olduğu, diğer satış işlemlerinin iptal edilemeyeceği yönündeki davalı itirazının ise her bir satış işlemine konu hissenin maliklerinin birbirlerinden farklı olması nedeniyle dikkate alınmadığı, toplam satış bedeli, harç ve masrafların depo edildiği..." gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... Köyü, 427 ada 4 parsel ... taşınmazın; 04/12/2019 tarihli 28856 yevmiye numaralı, 03/01/2020 tarihli 183 yevmiye numaralı, 19/02/2020 tarihli 4959 yevmiye numaralı, 16/06/2020 tarihli 11229 yevmiye numaralı resmi akitlere konu olan satışlarının davalı adına kayıtlı payların, ön alım ... nedeniyle ayrı ayrı iptali ile davacı adına ayrı ayrı tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, şuf'a hakkının paydaşlar dışında üçüncü kişiye satış halinde kullanılabileceğini, müvekkili şirketin 02/12/2019 tarihinde paydaş olduğunu, paydaşlık sıfatını kazandığı tarihten sonraki alımlar için davacının şufa hakkının bulunmadığını, taşınmazda eylemli paylaşım söz konusu olduğunu, hem davacının hem de müvekkilinin pay satın aldığı şahısların belirli kısımları kullanmayı sürdürdüklerini, organize sanayi bölgesi kapsamında kalan dava konusu arazinin, OSB katılımcısı olabilmek için aranan şartları haiz katılımcılara tahsisinin zorunlu olduğunu, müvekkilinin şartlara sahip olup davacının bu şartlara sahip olmadığını, OSB'nin geri alım ... bulunduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine nispi vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalının itirazlarının yerinde olmadığı, önalım bedelinin TMK 734/2 maddesi uyarınca tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olup dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü başvuru nedenlerine ilave olarak; vekalet ücretinin nisbi takdir edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle taraflarına yargılama gideri yüklenemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 ... Türk Medeni Kanunu’nun 732 nci maddesi şöyledir:
“Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.”,

2. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi dikkate alındığında, hüküm fıkrasının, tarafların taleplerini karşılayacak, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açık ve maddeler halinde oluşturulması gerekir. Somut olayda; dava konusu taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescili hükmü kurulurken, iptal ve tesciline karar verilen pay oranları belirtilmeden infaza elverişli olmayacak şekilde sadece resmi senet tarihi ve yevmiye numaralarına atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın