7. Ceza Dairesi 2024/1388 E. 2025/6383 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/1388 E. 2025/6383 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/1388 Esas 2025/6383 Karar 30.04.2025
7. Ceza Dairesi 2024/1388 E.,  2025/6383 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında; mahkûmiyet, 15.12.2012
ve 01.03.2012 tarihli eylemler yönüyle zamanaşımı nedeniyle düşme,
diğer sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme,
kaçak eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama

I.Şikâyetçi ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyaların ... kaçağı sigara olmasına göre, sanıkların eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu

cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanıklar Hakkındaki Düşme Hükümlerine İlişkin Katılan ... Vekili ile Sanık ... müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesi gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (a) bendi gereği zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı tarihler itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, katılan ... vekili ile sanık ... müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

III.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi ile aynı Kanun'un 67/2. maddesinin (d) bendi gereği zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık ...'ün; 21.11.2012 tarihli eylemi yönünden mahkûmiyetine karar verildiği 02.07.2013 tarihi itibarıyla, 07.08.2012 tarihli eylemi yönünden ise mahkûmiyetine karar verildiği 19.09.2013 tarihi itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

Açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın