6. Hukuk Dairesi 2025/3490 E. 2025/4075 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2025/3490 Esas 2025/4075 Karar 27.11.2025
6. Hukuk Dairesi 2025/3490 E., 2025/4075 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/19 E., 2025/165 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen 2013/39 esas sayılı dosyada davalı ...Malzemeleri Nakliye... ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Asıl davada davacı ... ... ve Sanayi A.Ş. vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın ... 1. İcra Dairesi'nin 2012/17 01... Esas sayılı dosyaları ile başlatmış olduğu takiplerin konusu alacakların muvazaalı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait 3 adet takip dosyasındaki alacağın faiz ve fer'ilerini karşılayacak şekilde davalının muvazaalı tasarruflarının iptali ile müvekkili dosya alacağına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyalarda davacılar ... ... ve Sanayi A.Ş.,...San ve Tic. Ltd Şti., ... İnş. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş., ..., .... vekilleri dava dilekçelerinde özetle; ... 1. İcra Dairesi'nin 2012/1701 Esas sayılı dosyasında yapılan 13.12.2012 tarihli sıra cetvelinde davalı ...’ın alacağına birinci sırada yer verildiğini, davalı alacağının muvazaalı olduğunu, davalı alacağının sıradan çıkarılarak davalıya ayrılan paranın birleşen davalardaki davacı alacaklarına ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin nakit sıkıntısı çeken davalı borçlu şirkete borç verdiğini, karşılığında da takip konusu senetleri aldığını, vadesinde alacağının ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe konu alacağın muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı borçlu .... Nakliye ... ve ... Ltd Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ihalelere girmek için davalı ...'tan borç aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 24.02.2016 tarihli kararı ile davalı ...'ın senetlerden doğan alacağının gerçekte var olup olmadığının takipten önce alınmış birbirini doğrulayan deliller ve belgelerle ispatlamasının gerektiğini, buna ilişkin belge sunulmadığını, davalı şirketin ticari defterlerinin kapanış tarihlerinin davalının başlatmış olduğu takiplere dayanak yaptığı bonoların tanzim tarihleri ile takiplerin başlatıldığı tarihlerden sonra olduğu, bu nedenle defter kayıtlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, asıl ve birleşen davalardaki davacıların alacaklarının miktarları kadar davalı ...'ın yapmış olduğu takip dosyalarındaki alacağa ilişkin muvazaalı tasarrufların iptaline, iptal edilen kısımlar yönünden davacı alacaklarının ön sıraya çıkarılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 24.02.2016 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 18.11.2015 tarih ve 2015/1521 Esas, 2015/7378 Karar sayılı ilamıyla, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemini inceleme görevinin İİK'nın 142/1. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca, mahkemenin göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan dolayı usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, karar bu gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemenin 04.05.2018 tarihli kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalı alacaklı ...'ın alacağının gerçekte var olup olmadığını birbirini doğrulayan delillerle, belgelerle ispatlaması gerektiği, davalı alacağının takiplerin başlatıldığı tarihlerden önce doğduğunu ispatlayamadığından asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin davalarının kabulü ile asıl davada davacı vekilinin icra takip dosyalarındaki toplam alacağının miktarı kadar davalının Silivri İcra Dairesi'nin 2012/1702 Esas sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin tasarrufun iptaline, iptal edilen kısım yönünden davacıya alacağını tahsil yetkisi tanınmasına, birleşen davalarda davacıların başlatmış olduğu takiplerdeki toplam alacak miktarı kadar ... İcra Dairesi'nin 2012/1701 Esas sayılı dosyasındaki davalının alacağına sıra cetvelinde ayrılan paydan yargılama giderleri ile vekalet ücreti de dahil olmak üzere birleşen davada davacılara garame yapılarak ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 04.05.2018 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ve asıl davada davalı borçlu ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 06.02.2020 tarih ve 2018/2000 Esas, 2020/760 Karar sayılı ilamıyla, bir sıra cetveli için muhtelif alacaklılar tarafından farklı tarihlerde, farklı alacaklılara husumet yöneltilerek şikayette bulunulmuş olsa dahi, tüm şikayetlerin birlikte incelenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde tek bir kararla sonuçlandırılması gerektiği Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/6 Esas sayılı dosyasında görülen davanın da aynı sıra cetveline itiraz olduğu gözetilerek, HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca birbiri ile bağlantılı olduğunun kabulü ile, önce esasa kaydı yapılan dosya ile birleştirilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemenin 14.12.2023 tarihli kararı ile davalı ...'ın davalı ... İnş. .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den olan alacağının muvazaalı olup olmadığı bakımından 1.11.2021 tarihli kök rapor ve ek raporda yapılan değerlendirmeler neticesinde davalı şirketin 2012 yasal defterlerindeki muhasebe yevmiye kayıtlarının tekdüzen hesap planı ve muhasebe uygulamaları genel tebliğine uygun olmadığı, alacağın gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile asıl davada davacının alacaklı olduğu dosyalarındaki toplam alacağının miktarı kadar Silivri İcra Dairesi'nin 2012/1702 Esas sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin tasarrufun iptaline, iptal edilen kısım yönünden davacıya alacağını tahsil yetkisi tanınmasına, birleşen davaların kabulü ile sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere birleşen davacıların alacaklı oldukları dosyalar arasında garame yapılarak paylaştırılmasına artan para kalırsa davalı alacaklıya bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 14.12.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalı borçlu ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.10.2024 tarih ve 2024/1518 Esas, 2024/3495 Karar sayılı ilamıyla, davacı ...nin 3 adet takip dosyasında alacağın 04.12.20 17... .06.2018 tarihlerinde ödeme yapıldığı, ... ... ve Sanayi A.Ş. tarafından muvazaalı tasarrufun iptaline ilişkin asıl davanın 26.09.2012 tarihinde, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraza ilişkin birleşen (Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/184 Esas) davanın ise 26.12.2012 tarihinde açıldığı, bu durumda, asıl dava ve birleşen (Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/184 Esas) dava bakımından ... ... ve Sanayi A.Ş.‘nin yargılama giderleri ve ücreti vekalet yönünden garameye dahil edilmesi gerekirken tüm alacağının garameye dahil edilmesi doğru olmamış, karar bu nedenle bozulmuştur.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı ... ... ve Sanayi A.Ş. ‘nin takibe konu 3 dosyasından ödemelerin 04.12.20 17... .06.2018 tarihlerinde yapıldığı, bu durumda, asıl dava ve birleşen (Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/184 Esas) dava bakımından ... ... ve Sanayi A.Ş.'nin yargılama giderleri ve ücreti vekalet yönünden garameye dahil edilmesi gerektiği, asıl dava dosyası ve birleşen dosyalarda kendisine sıra cetvelinde pay ayrılan davalıya karşı birden fazla alacaklının dava açtığı, davalı alacağının muvazaalı olduğu davacılar arasında garameten paylaşım yapılması gerektiği belirtilerek 2020/241 Esas sayılı asıl dosyasıyla açılan dava ve birleşen Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/184 Esas sayılı dosyasıyla açılan davaların konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadiğina, dava konusu sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan payın, davacı ... Tic. ve San. A.Ş.’nin davacı olduğu asıl dosya ve birleşen Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/184 Esas sayılı dosyası bakımından, yalnızca yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağı yönünden, garameye dahil edilmesine, artan para kalırsa davalı alacaklıya bırakılmasına, birleşen davaların kabulü ile sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere birleşen davacıların alacaklı oldukları dosyalar arasında garame yapılarak paylaştırılmasına, artan para kalırsa davalı alacaklıya bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen 2013/39 esas sayılı dosyada davalı ...Malzemeleri Nakliye... ve ... Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçesinde; konusuz kalan davalarda yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkili şirkete yükletilmesinin hatalı olduğundan, davacı ... Tic. ve San. A.Ş.’nin alacakları tamamen ödendiğini, ödeme sonrası davacının alacaklı sıfatının ortadan kalktığını, bu durumda mahkemece, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağının garameye dahil edilmemesi gerektiğini, mahkemenin muvazaa bulunduğuna ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, yine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin fahiş hesaplandığını, AAÜT’ye göre konusuz kalan davalarda bu şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen 2013/39 Esas sayılı dosyada davalı ...Malzemeleri Nakliye... ve ... Ltd. Şti. vekilinin temyizi yönünden yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.