6. Hukuk Dairesi 2023/3641 E. 2025/1057 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2023/3641 E. 2025/1057 K. — Yargıtay Kararı

6. Hukuk Dairesi 2023/3641 Esas 2025/1057 Karar 13.03.2025
6. Hukuk Dairesi 2023/3641 E.,  2025/1057 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/389 E., 2023/230 K.

1. Birleşen 2016/1653 (bozma ilamından önceki no'su 2014/853 Esas, ilk no'su 2013/169 Esas) sayılı dava dosyası ile ilgili bozma kararı verildiği, Mahkemenin 18.11.2014 tarihli, 2014/853 Esas, 2014/442 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 24.10.2016 tarihli, 2016/3469 Esas, 2016/4363 Karar sayılı ilamı bozulduğu, bozma ilamından sonra mahkemenin 2016/457 Esas - 2017/325 Karar sayılı dosyasının mahkemenin 2016/1653 Esas sayılı dava dosyası ile 14.04.2017 tarihinde birleştirilmesine; 2015/1463 Esas - 2017/184 Karar sayılı dosyasının mahkemenin 2016/1653 Esas sayılı dava dosyası ile 14.03.2017 tarihinde birleştirilmesine, Mahkemenin 2016/1653 (ilk no.su 2013/169 Esas) Esas sayılı dava dosyası ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin (ilk no'su 2013/168-2013/223) şimdiki no'su 2014/389 Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmelerine 09.05.2017 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
2. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar” hükmüne yer verilmiştir.
3. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur. Ayrı dava olma özelliğini devam ettirirler.
4. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
5. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleşen 2016/1653 Esas sayılı dosyanın "İstinaf" kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
6. Ne var ki, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/389 Esas sayılı asıl dava dosyası ile birleştirilen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/457 Esas ve Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1463 Esas sayılı dava dosyalarının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyalarda verilen kararlarla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu
kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Asıl davada davacı, birleşen davada davacı tarafça bu davada verilen karara karşı sunulan temyiz başvuru dilekçelerinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
7. Bu durumda, anılan davaların birleşmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, asıl Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/389 Esas sayılı dava dosyasının, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/457 Esas ve Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1463 Esas sayılı dava dosyasının istinaf kanun yolu incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle birleşen 2016/1653 Esas sayılı dava ile mevcut olur ise asıl ve diğer birleşen davalar hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/389 Esas sayılı dava dosyasının, birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/457 Esas sayılı dosyasının ve birleşen Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1463 Esas sayılı dava dosyasının kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, bu dava dosyalarının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi, söz konusu dosyaların istinaf kanun yolu incelemesi tamamlandıktan ve istinafa tâbi dosyaların karar tebliğinden sonra temyiz süresi de beklendikten sonra birleşen 2016/1653 Esas sayılı dosyanın temyiz kanun yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın