6. Hukuk Dairesi 2023/3586 E. 2025/592 K. — Yargıtay Kararı
6. Hukuk Dairesi 2023/3586 Esas 2025/592 Karar 19.02.2025
6. Hukuk Dairesi 2023/3586 E., 2025/592 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2023/356 K. ASIL DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2019/414 E. SAYILI DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2019/414 E. (ESKİ ESAS 2014/29) SAYILI DAVA İLE BİRLEŞEN 2014/30 E. SAYILI DAVADA DAVACI : Şahmettin Kılıç vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2014/31 E. SAYILI DAVADA DAVACI : Süleyman Ayaz vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2014/32 E. SAYILI DAVADA DAVACI : Kıyasettin Yangın vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2014/33 E. SAYILI DAVADA DAVACI : Mehmet Çelik vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2014/61 E. SAYILI DAVADA DAVACI : İsmail Baki vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ... vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ortağı olduğu ... Sınırlı Sorumlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifine davalı idarenin bir kısım krediler verdiğini, kooperatif tarafından borcun ödenmemesi üzerine doğrudan kefil durumunda olan müvekkilleri aleyhine haksız olarak başlatılan icra takiplerinin süresinde itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiğini, davalının önce kooperatife başvurmasının gerektiği, kooperatif ortaklarının sorumluğunun ise ortaklık paylarıyla sınırlı ve ikinci dereceden olduğunu, davalı idarenin aynı alacaktan dolayı birden fazla icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkillerinin Sarıkamış İcra Müdürlüğü'nün 2009/254 Esas, 2009/253 Esas, 2008/396 Esas sayılı icra dosyalarında borçlu olmadıklarının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatını talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kooperatif borcuna şahsi kefaletini verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin asıl davaya ilişkin 19.03.2015 tarihli ve 2012/46 Esas, 2015/222 Karar sayılı ve birleşen davalara ilişkin 13.11.2014 tarihli ve 2014/29 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararları ile davacıların ortağı olduğu kooperatifin değişik tarihlerde davalı kurumdan krediler kullandığı, davacıların da bu kredilerin kullanılması sırasında kefil olduğu, kooperatif tüzel kişiliğinin bu krediden kaynaklı ödeyemediği borçlarından dolayı asli sorumluluğu olduğu halde davalı idare tarafından kooperatif tüzel kişiliği hakkında başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin asıl davaya ilişkin 19.03.2015 tarihli kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili, birleşen davalara ilişkin 13.11.2014 tarihli kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin asıl davaya ilişkin 21.02.2019 tarihli ve 2016/4278 Esas, 2019/666 Karar sayılı, birleşen davalara ilişkin 08.11.2018 tarihli ve 2015/9101 Esas, 2018/5199 Karar sayılı kararlarıyla; kredi sözleşmesinin kefil tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalanması ve kullanılan kredinin ödenmemesi halinde alacaklının TBK’nın 586/1. maddesi uyarınca isterse asıl borçluya isterse kefile doğrudan icra takibi yapabileceği, somut olayda dosyada bulunan sözleşmeye göre davacının kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu nedenle dava konusu krediden sorumlu bulunduğu, bu durumda mahkemece işin esasına girilerek davacının borçlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararların bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası birleştirme kararı verilen asıl ve birleşen dosyalarda mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda dosyada bulunan sözleşmeye göre davacıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu nedenle dava konusu krediden sorumlu bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde her bir davacı ve her bir takip dosyası yönünden ayrı ayrı sorumluluk miktarları hesaplandığı ve birleşen 2014/29 Esas sayılı dosya davacısı ... dışında diğer davacıların başlatılan takipler yönünden borçlu olmadığı, davacı ...'nin de kısmen borçlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen 2014/30, 31, 32, 33, 61 Esas sayılı dosyaları yönünden davanın kabulüne, birleşen 2014/29 Esas sayılı dava dosyası yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil ile birlikte aynı kefalet sözleşmesine taraf olan dava dışı kefil ...'ın Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açmış olduğu ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 2011/228 E. sayılı kararına göre dava tarihi itibariyle herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından anılan dosya için verilen kesinleşmiş mahkeme kararını gözeterek davanın tamamen kabulüne karar vermesi gerektiğini, birleşen dosya davacısının dava tarihi itibariyle bakiye borcunun 1.516,14 TL, borçlu bulunmadığı meblağın ise dava değerine göre 54.869,00 TL olarak hesaplandığı, buna göre birleşen dosya davacısı lehine borçlu bulunmadığı anlaşılan 54.869,00 TL üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken müvekkil lehine taktir edilmesi gereken vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf lehine, kabule göre karşı taraf lehine taktir edilmesi gereken vekalet ücreti ve yargılama giderleri müvekkili lehine hüküm altına alındığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde; takip dayanağı senetlerin ilam hükmünde olup ve itirazı kabil olmadığını, bu bakımdan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediğini, bilirkişi raporunda davacıların davalıdan alınan kredilerden sorumluluklarının kefalet sorumluluğu olduğu ve takip tarihine kadar kooperatif adına yapılan ödemelerin kefillerin sorumluluğunun da yapılan ödemeler kadar azalacağı ve bu bakımdan ödemelerin asıl borçtan düşülmesi yönünde görüş bildirdiklerini, dava dosyasına konu idare kayıtlarında kayıtlı bulunduğu gibi gecikme faizleriyle birlikte toplamda 245.097.032 TL kamu alacağı bulunduğunu, davalıların bu miktarı da kabul ederek sözleşmeleri imzaladıklarını, mübrez raporlar da belirtilen miktarlar konusunda davacı idareye müzekkere yazılarak sözleşme belgeleri temin edilerek yeniden temin edilecek belgelerle ek rapor alınması gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kooperatif ortağı tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm, birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ...'nin borçlu bulunmadığı miktarın tespiti ile 54.869,86 TL yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, 1.516,14 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle olumlu tespit hükmü kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm, birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile asıl dosya, birleşen 2014/30 E., 2014/31 E., 2014/32 E., 2014/33 E. ve 2014/61 E. sayılı dosyalarda verilen usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Birleşen 2014/29 E. sayılı davada davacı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 8. sayfasında yer alan (B) bendinin 1. fıkrasından başlamak üzere 8. fıkrası dahil hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, "1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Davacı ...'nin Sarıkamış İcra Müdürlüğü'nün 2009/253 E. sayılı takip dosyası yönünden 54.869,86 TL asıl alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacı tarafın yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının peşin harç olarak yatırdığı 962,65 TL'nin davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı ve 2.841,22 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.866,42 TL’nin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak 2.789,31 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate 1,61 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, diğer yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.516,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," fıkralarının eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.