5. Hukuk Dairesi 2025/6297 E. 2026/364 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/6297 E. 2026/364 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/6297 Esas 2026/364 Karar 14.01.2026
5. Hukuk Dairesi 2025/6297 E.,  2026/364 K.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/163 Esas, 2025/19 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare, davalı ... ve davalılar ............... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., köyü 1325 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2019/52 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli ve 2023/1589 Esas, 2023/1686 Karar sayılı kararıyla davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmaz maliki davalı ...’nın yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılmakla, 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre taşınmazın gerçek malikinin daha önce öldüğü sabit olursa, mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle devam olunacağı hüküm altına alındığından ölü olduğu anlaşılan tapu malikinin mirasçıları tespit edilip adlarına dava dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, objektif değer artışı yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ........... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arsa vasfında olduğu hâlde, tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, birden fazla ürün almaya müsait olduğu hâlde, sadece buğday ve kavun üretimiyle sınırlandırılmasının yerinde olmadığını, objektif değer artış oranının en az %200 uygulanması gerektiğini, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davaya konu taşınmaza yakın konumdaki taşınmaza ilişkin Dairemizin 2016/23175 Esas, 2018/12396 Karar sayılı kararı ile denetimden geçen dosyada aynı gerekçelerle %35 objektif değer artış oranı ile 63,09 TL/m² oranı ile hesaplanan bedelin onandığı gözetildiğinde belirtilen dosyadaki objektif değer artışı oranından ayrılma nedenleri açıklanarak objektif değer artış oranı belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

5. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 1 inci maddesine göre yapılan uygulama sonucu taşınmazın köy adı, ada/parsel ve yüzölçümünde değişiklik olduğu anlaşılmış olmakla güncel tapu kayıtları getirtilerek, güncel tapu bilgilerine göre, yeni parsel numarası ve yeni alanı üzerinden ek bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

6. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi verilen İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli kararı davalılardan ..., ..., .......................... mirasçıları vekili tarafından istinaf edildiğinden, bu kararı istinaf etmeyen davalılar yönünden 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi nazara alınmadan, hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare, davalı ... ve davalılar ............ vd. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare, davalı ... ve davalılar ............ vd. vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ...'dan ve davalılar ......... vd.den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın