5. Hukuk Dairesi 2025/3652 E. 2026/450 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/3652 E. 2026/450 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/3652 Esas 2026/450 Karar 14.01.2026
5. Hukuk Dairesi 2025/3652 E.,  2026/450 K.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/807 Esas, 2024/2393 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/4 Esas, 2023/44 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 04.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dava, kamulaştırma işleminin usulen tamamlanıp tamamlanmadığı, idare lehine tescil hakkının doğup doğmadığına ilişkindir. Bu tescil yenilik doğurucu değil bildirici niteliktedir. Bu sebeple de maktu harca tabidir. Konusu para olmayan ve para ile de ölçülemeyen uyuşmazlıkta keşif yapılarak dava değeri belirlendikten sonra bedelin miktar altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla 04.02.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ............. ili, Uzundere ilçesi, ... Mahallesi 1 50... parsel sayılı taşınmaz için ... yararına kamulaştırma kararı alındığını ve satın alma usulü denenerek taşınmazın kamulaştırıldığını ve bedelinin ödendiğini, kadastro çalışmaları nedeniyle taşınmazın tapuda ... adına tescil edilmediğini, taşınmazın mülkiyetinin belediyeye devredilmediğini, Sayıştay tarafından denetim yapıldığını, tapuda devir yapılacağına dair anlaşma metninin Sayıştay'a gönderildiğinin belirtildiğini taşınmazın belediye adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde taraf bulunmadıklarını, sonraki aşmalarda davacı yanın davasını davacı müvekkilerine yönelttiğini, ıslahla dahi taraf değişikliği yapılması olanaksız olduğu hâlde, davalının bu yöndeki talebini usule aykırı olarak kabul edildiğini, dava dilekçesi müvekkillerine usule uygun tebliğ edilmediğini, karşı delil sunma ve cevap hakkının engellendiğini, mahkemenin usule aykırı işlemleri davanın esasına ilişkin sonraki aşamalarda da devam ettiğini, dinlenen tanıkların tamamı davacı yanın çalışan ve eski çalışanları olduğunu, bu itibarla beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir nedenin karara gerekçe olarak gösterilemeyeceğininden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun bir kamulaştırmadan bahsedebilmek için, yapılan anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenip ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanmasının gerektiğini, bu yönde bir tutanak ibraz edilmediği gibi, kamulaştırma bedelinin tapu malikine ödendiğine dair delil de sunulmadığını, sunulan çek fotokopisi de bedelin ödendiğini ispat etmeye yeterli olmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin satın almaya dayalı kamulaştırma işlemi yapıldığını, bedel tespit komisyonu kurulduğunu, tespit edilen bedelin de ödemesinin yapıldığını, tapuda malik olarak görülen şahısların malik olmalarının hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmazın kamulaştırma ödemesinin akabinde yol olarak kullanılmaya başlanıldığını, ancak kadastro çalışmaları nedeniyle tapuda tescil işleminin gerçekleştirilmediğini, davanın yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, taraf değişikliğinin maddi hatadan kaynaklandığını, bu nedenle usul ve kanuna uygun olduğunu, istinaf nedenleri ile ilgili değerlendirme yapılmamış olup taraflar arasında ihtilaf bulunmayan, hakimin takdir yetkisinde bulunan ve dosyada mevcut olan deliller ışığında bedelin ödenmediğine dair herhangi bir şüphe de bulunmayan dosyanın istinaf incelemesinde bedelin ödenmediğine yönelik kanaate varılması hukuka, kamu düzenine ve nihayetinde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.02.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın