5. Hukuk Dairesi 2025/13625 E. 2025/13856 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/13625 E. 2025/13856 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/13625 Esas 2025/13856 Karar 27.10.2025
5. Hukuk Dairesi 2025/13625 E.,  2025/13856 K.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2025/151 Esas, 2025/319 Karar
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 91... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/748 Esas, 2023/1077 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli ve 2024/700 Esas, 2024/894 Karar sayılı kararıyla davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli ve 2024/700 Esas, 2024/894 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği, bu durumda usulüne uygun olarak yetkili mercii tarafından verilmiş kamulaştırmadan vazgeçme kararı olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma davası sonuçlandıktan ve tescil yönünden kesin karar verildikten sonra encümen kararı ile kamulaştırmadan vazgeçildiği için 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince davalının 3 aylık süre içinde geri alma hakkı olduğunu ve davalıya kamulaştırma bedelini iade etmesi halinde taşınmazı geri alabileceğinin bildirildiğini; ancak davalının geri alma hakkını kullanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın konusuz kaldığını kabul edip davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken, daha önce verilmiş kesin nitelikte bir tescil kararı verilmişken tekrar bedel tespiti ve tescil kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ilgili bedel senelerdir nemalandırılmadan bankaya depo edilmişken ilgili belediyeye ödenirken nemalandırılmış miktar üzerinden ödenmesinin istenmesi usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davacı idare vekilince sunulan temyiz dilekçesinde her ne kadar 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca tespit edilen bedeli iade eden malikler yönünden kamulaştırma davalarının konusuz kaldığından reddine, bedeli iade etmeyen malikler yönünden davalara devam edilerek kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilmekte ise de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ancak kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde uygulanması mümkün olup dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma henüz kesinleşmediğinden bu maddenin uygulanması mümkün değildir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4.Mahkemece bozma sonrası hakkında hüküm kurulan bedelin davalıca bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihte varsa işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemişse varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4)numaralı bendinin tamamen çıkartılarak ''Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 91... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 2.293.753,55 TL'nin davalılar tarafından çekilmiş ise çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş neması ile davalılardan alınarak davacı idareye iadesine, çekilmemiş ise varsa işlemiş neması ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın