5. Hukuk Dairesi 2024/10471 E. 2025/9109 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2024/10471 E. 2025/9109 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2024/10471 Esas 2025/9109 Karar 18.06.2025
5. Hukuk Dairesi 2024/10471 E.,  2025/9109 K.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2692 Esas, 2024/2279 Karar
KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1058 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz üzerinde sera bulunduğunu, kamulaştırma sonucunda bu seranın sökülerek başka bir yere taşınacağını, acele kamulaştırma bedelinde söküm ve yeniden montaj masrafının hesaplanmadığını, seranın taşınma masraflarının tespiti için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/16 Değişik İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, kamulaştırma bedeli hesaplanırken bunun da dikkate alınması gerektiğini, belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, muhdesat bedelinin fazla hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmasının ve idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline işletilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, objektif değer artış oranının çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesi ve taşınmazın bilirkişi raporlarında belirlenen özelliklerine uygun olarak belirlenen objektif değer artışı uygulanması, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda, resmi verilerde belirlenen üretim masrafının ekonomik tarım yapılmasına elverişli olduğu dikkate alınarak resen hesaplama yapılması da yerindedir. Taşınmazın üzerinde bulunan seraların kısmen sökülüp taşınabileceği dikkate alınarak, seralara değer biçilmesinde, elektrik tesislerinin demontaj ve montaj bedellerinin, sıcak su sondaj kuyusu değerinin belirlenmesinde ve diğer davalıların kabulü doğrultusunda muhtesat bedelinin tamamının davalı ...'a ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğundan davacı idare, davalı ... ve davalı ...'ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Sulu arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak ve üzerinde bulunan seralara, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek ve montaj ve demontaj giderleri de dahil edilerek değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın