4. Hukuk Dairesi 2025/15256 E. 2026/1240 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2025/15256 E. 2026/1240 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2025/15256 Esas 2026/1240 Karar 09.02.2026
4. Hukuk Dairesi 2025/15256 E.,  2026/1240 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/272 E., 2022/76 K.

Karar dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ün, davacı Odanın genel sekreterliği görevini sürdürdüğü esnada birtakım yolsuzluklar yaptığını ancak bu durumun yapılan inceleme neticesinde ortaya çıktığını ve konu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının odanın hesaplarını tuttuğu esnada Yönetim Kurulu üyelerine ve denetçilerine huzur hakkı yahut maaş adı altında ödemelerde bulunulmuş gibi gösterdiğini ancak hiçbir yönetim yahut denetim kurulu üyesine bu ödemelerin yapılmadığını, aslında olmayan bu ödemelere ilişkin ayrıca davacı oda tarafından vergi dairesine stopaj ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca söz konusu vergilerin davacının yeterli bütçesi olmadığından dolayı ödenemediğini, bu nedenle geçmiş zaman borçlarının hep cezalı ödendiğini ve yapılandırma yapıldığını, halen davacının borç ödediğini, ödenmeyen borçların cezaları yüzünden davacının zarara uğratıldığını, konuya ilişkin davacı tarafından serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden haricen alınan 26.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, 42.608,67 TL net ödenen maaş ve huzur hakkı ile 7.833,12 TL ödenecek vergi olmak üzere toplam 50.441,79 TL davacının zararının olduğunu, davalının, oda başkanının imzasının taklit ederek 29.12.2006 tarihli kıdem tazminatı bordrosunu düzenleyerek 7.455,00 TL'nin kendisine ödenmesini sağladığını, davacının kasasından ... isimli stajyere 600,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, oysaki davacı nezdinde söz konusu stajyerin hiç çalışmadığını, söz konusu stajyerin davalının işletmekte olduğu ... Bilgisayar firmasında staj yaptığının tespit edildiğini, davalının kendi işyeri olan ... Bilgisayar firmasından alınan bir şey olmadığı halde 28.02.2014 tarihli 979,40 TL'lik faturanın kesildiğini ve muhasebe kayıtlarına işlendiğini, davalının eniştesi ...'a kendisine yardımcı olduğu gerekçesi ile karar defterine silip tekrar yazmak suretiyle müdahale ederek 2.750,00 TL ödemede bulunduğunu, davalı tarafından oda başkanı tarafından imzalanmış olan kömür taşıma makbuzu silinerek 2.750,00 TL'lik makbuzun kayıtlara işlendiğini, davalı tarafından kardeşi ...'a da 600,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılan işlemler nedeni ile davacının kasasından haksız yere çıkan bedeller toplamının 54.391,79 TL olduğunu belirterek 54.391,79 TL'nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı odanın, müvekkilinin, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı yahut maaş adı altında ödemelerde bulunulmuş gibi gösterdiği, ancak bu gibi ödemelerin yapılmadığı savunmasının haksız bir iddia olduğunu zira huzur hakkının üye aidatlarından mahsup edildiğini, davacının bu iddiasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 2013 Şubat ayında emekliye ayrıldığını ve ibra edildiğini, ...'a yapılan ödemeden ve ... Bilgisayar firmasına kesilen faturadan müvekkilinin haberinin olmadığını, o tarihlerde müvekkilinin ... Üniversitesinde yattığını, davacının, müvekkilinin eniştesi Şuhayb Çoşar'a kendisine yardımcı olması sebebiyle karar defterine müdahalede bulunarak ödemede bulunulması iddiasının da gerçekleri yansıtmadığını, buradaki hatanın toplama işleminden kaynaklandığını, yanlış yazılan rakamla yazılması gereken rakamın birbirine çok benzediğini ayrıca müvekkilinin kardeşi ...'a yaptığı 600,00 TL ödeme yapmasının sebebinin ise kardeşinin odanın temizlik işlerini yapması ile ilgili alacak olduğunu, hatta yapılan ödemeye ilişkin belgede oda başkanının imzasının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.07.2015 tarihli ve 2015/248 E., 2015/459 K.
sayılı ilk kararı ile; davacı vekili tarafından kurum zararının tahsili talepli işbu davanın, davalı ... aleyhine 01.12.2014 tarihinde açıldığı, davalının nüfus kayıt kayıtlarına göre dava açılmadan önce 26.11.2014 tarihinde vefat ettiğinin görüldüğü, davacı vekili tarafından 6100 sayılı HMK'nın 124 maddesinde bahsi geçen tarafta iradi değişiklik hususunda herhangi bir talepte bulunulmadığı, HMK'nın 114 maddesinin 1 inci fıkrasının (d) bendinde; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının, kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunmasının dava şartı olarak belirlendiği, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28 maddesini 1 inci fıkrasında, "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu durumda davalının dava tarihinden önce vefat etmesi ve kişiliğinin ölümü ile sona ermesinden dolayı taraf olma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 30.07.2015 tarihli ve 2015/248 E., 2015/459 K. sayılı ilk kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.05.2017 tarihli ve 2017/185 E., 2017/3026 K.
sayılı ilamıyla; davanın 01.12.2014 tarihinde açıldığı, davalının ise 26.11.2014 tarihinde vefat ettiği, davacı sendikanın davalı murisin genel sekreterlik yaptığı dönemde uğramış olduğu zararın tahsili için işbu davayı açtığı, davacı vekilinin, davalının ölümünden sonra bu davayı açtığının açık olduğu, bu durumda davacı tarafından, davalının ölmüş olduğunun bilinmemesinin mazur görülebilir bir maddi hata olduğu, mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 124 maddesinin 3 fıkrası uyarınca karşı tarafın rızası aranmaksızın davalının mirasçılarına tebligat çıkartılarak davaya dahil edilip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden davanın usulden reddedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca davalı ...'ün mirasçıları olan ..., ... ve ...’e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, dahili davalı olarak davaya dahil edildikleri, bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığı, anılan mirasçıların davalı müteveffa ...'ün vekiline verdikleri vekaletnamenin dosyaya sunulduğu, dosya kapsamında serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ...’ndan alınan 31.03.2021 tarihli raporda, davacı Odanın 2007-2014 yıllarına ait defteri-i kebirler, yevmiye defterleri, kasa defterlerinin ve mahsup fişlerinin incelenmesi sonucu, davacı oda başkanı, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerine 50.041,79 TL brüt (vergiler dahil), net 42.208,67 TL kasadan net ödeme yapılmış olduğunun görüldüğü, 7.833,12 TL'nin de vergilere ödenmiş olduğunun tespit edildiği, davacı oda başkanı, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerine ücret ve huzur hakkı adı altında brüt toplam net 42.208,67 TL+7.833,12 (vergi)= 50.041,79 TL brüt tutarın muavin defterlere göre, defterlere işlenmiş olduğu fakat başkan, başkan vekilleri ve denetim kurul üyelerinin bu tutarları teslim aldığının kanıtı olarak ücret ve huzur hakkı bordrolarının ve imzalarının olması gerekli olup, üyelerin imzasının olmadığının görüldüğü, bu nedenle 50.041,79 TL’nin davalının zimmetinde olabileceği, stajyer ...’a yapılan 600,00 TL’lik ödemenin 10.04.2014 tarihli muavin defterde görünmesine rağmen ...’ın ödemeyi alıp almadığına dair imzalı bir makbuzun dava dosyasına sunulmamış olmaması nedeniyle anılan tutarı davalının zimmetine geçirmiş olabileceği, ... ve ...’a yapılan bir ödeme kaydına muavin defterlerde rastlanılamamış olup bu paraların ödendiğine dair bir evrak sunulmadığı için toplam 3.350,00 TL’nin davalının zimmetinde olmadığı, sonuç itibariyle davalı ...'ün, davacı Odanın 50.041,79 TL başkan, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur hakları toplamı olan brüt 50.041,79 TL ve ...'a ödenen 600,00 TL olmak üzere toplam 50.641,79 TL’yi zimmetine geçirmiş olabileceği hususunda görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 50.641,79 TL'nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte muris ... mirasçıları olan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Gediz Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 02.02.2018 tarihli yazısı incelendiğinde, müteveffa ... hakkında açılan 2014/1917 soruşturma 2015/2 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın bulunduğunun görüleceğini, hal böyleyken bilirkişi tarafından "davalının zimmetine geçirmiş olabileceği" demek suretiyle hesaplama yapılmasının ve varsayımsal tespitlerde bulunulmasının doğru olmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, soruşturma dosyasında muris hakkında kovuşturmanın yer olmadığına dair karar verildiğinin açık olduğunu, ceza yargılaması sonucu dahi bu yönde karar verilmemişken hukuk mahkemesi tarafından bilirkişi marifetiyle bu yönde tespit yapılmasının mümkün olmadığını, huzurdaki davanın, davacı tarafça ...'ün kıdem tazminatı ve yıllık izin ücret alacaklarının tahsili için davacı Oda aleyhine dava açıldıktan sonra ikame edildiğini, bu yönüyle de davacı tarafın kötü niyetli olduğunın ortada olduğunu, müteveffanın çalıştığı dönemlerin sonunda Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Sekreterliği ile davacı Yönetim kurulu tarafından ibra edildiğini, müteveffa tarafından anılan davanın açılması üzerine davacı tarafından müteveffanın bir takım yolsuzluklarla itham edildiğini, müteveffanın ibra edildiğini ispatlamak adına ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasından ilgili denetleme raporlarının dosya kapsamına celp edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi incelemesinde mahkemenin 2014/526 Esas sayılı dosyası ile ilgili hiç bir tespit, inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını, bu hususta ek rapor alınmadığını, 31.03.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında ''... zimmetine geçirmiş olabileceği '' ifadesiyle tereddütlü bir ifadeye yer verildiğini, raporda net bir tespitin yer almadığını, mahkemece söz konusu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece usule uygun olarak bildirdikleri tanıklar dinlemeden karar verildiğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, cevap dilekçesinde belirttikleri hiçbir hususun dikkate alınmadığını, müteveffa ...'ün Şubat 2013 ayında emekliye ayrıldığını, 2014 yılı Şubat ayının sonlarına doğru ... Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yatılı olarak tedavi gördüğünü, söz konusu tedavi kayıtları celp edilmeden karar verildiğini, müteveffa ...'ün ibra edildiğine ilişkin yönetim kurulu kararları, ... Otelcilik Kahveci Lokantacı Berber Esnaf ve Sanatkarlar Odası, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile ... Sanayii ve Ticaret İl Müdürlüğünden gerekli belgelerin dosya arasına alınmadığını, davanın esasını etkileyecek olan itirazları dikkate alınmadan, gerekçeli kararda değerlendirilmeden, mahkeme tarafından olumlu veya olumsuz bir tespitte bulunulmadan hukuka aykırı olarak hüküm kurularak gerekçeli karar haklarının da ihlal edildiğini, mahkemece sadece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan ve davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek biçimde, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının, davacı Oda nezdinde genel sekreterlik yaptığı dönemde yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle kurum zararının oluştuğu iddiasıyla talep edilen alacak istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, davalı ...'ün 01.03.1990 tarihinden itibaren emekli olarak işten ayrıldığı 26.02.2013 tarihine kadar davacı Oda nezdinde genel sekreter olarak görev yaptığı, ancak emekli olduktan sonra da 12.04.2014 tarihine kadar aynı görevi yerine getirdiği, davacı Oda'nın davalı ...'ün, genel sekreterliği görevini sürdürdüğü esnada birtakım yolsuzluklar yaptığını, davacı tarafça yapılan incelemeler neticesinde, davalının odanın hesaplarını tuttuğu esnada Yönetim Kurulu üyelerine ve denetçilerine huzur hakkı yahut maaş adı altında ödemelerde bulunulmuş gibi gösterdiğini, ancak hiçbir yönetim ve denetim kurulu üyesine bu ödemelerin yapılmadığını, davacının mali müşavir bilirkişiden haricen aldığı 26.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, davacı odaya ait yevmiye defterlerinin incelenmesinde 2007-2014 yılları arasında oda başkanı, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine 42.608,67 TL huzur hakkı ve maaş ile ve 7.833,12 TL ödenecek vergi olmak üzere toplam 50.441,79 TL tutarında davacının brüt gideri olduğunu, oda bünyesinde bulunmadığı halde ... isimli stajyere yersiz olarak 600,00 TL, davalının eniştesi ...'a yersiz olarak 2.750,00 TL, davalının kardeşi ...'a da yine yersiz olarak 600,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığını, buna göre davacının toplam zararının (50.441,79 TL+600,00 TL+2.750,00 TL+600,00 TL) 54.391,79 TL tutarında olduğunun tespit edildiğini belirterek, davalı tarafından yapılan usulsüz işlemler nedeni ile davacı odanın kasasından haksız yere çıkan 54.391,79 TL zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dosya kapsamında mahkemece serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan 31.03.2021 tarihli raporda, davacı Odanın 2007-2014 yıllarına ait defteri-i kebirler, yevmiye defterleri, kasa defterlerinin ve mahsup fişlerinin incelenmesi sonucu, davacı oda başkanı, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerine 50.041,79 TL brüt (vergiler dahil), net 42.208,67 TL kasadan net ödeme yapılmış olduğunun görüldüğü, 7.833,12 TL'nin de vergilere ödenmiş olduğunun tespit edildiği, davacı oda başkanı, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerine ücret ve huzur hakkı adı altında brüt toplam net 42.208,67 TL+7.833,12 (vergi)= 50.041,79 TL brüt tutarın muavin defterlere göre, defterlere işlenmiş olduğu fakat başkan, başkan vekilleri ve denetim kurul üyelerinin bu tutarları teslim aldığının kanıtı olarak ücret ve huzur hakkı bordrolarının ve imzalarının olması gerekli olup, üyelerin imzasının olmadığının görüldüğü, bu nedenle 50.041,79 TL’nin davalının zimmetinde olabileceği, stajyer ...’a yapılan 600,00 TL’lik ödemenin 10.04.2014 tarihli muavin defterde görünmesine rağmen ...’ın ödemeyi alıp almadığına dair imzalı bir makbuzun dava dosyasına sunulmamış olmaması nedeniyle anılan tutarı davalının zimmetine geçirmiş olabileceği, ... ve ...’a yapılan bir ödeme kaydına muavin defterlerde rastlanılamamış olup bu paraların ödendiğine dair bir evrak sunulmadığı için toplam 3.350,00 TL’nin davalının zimmetinde olmadığı, sonuç itibariyle davalı ...'ün, davacı Odanın 50.041,79 TL başkan, başkan vekilleri ve denetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur hakları toplamı olan brüt 50.041,79 TL ve ...'a ödenen 600,00 TL olmak üzere toplam 50.641,79 TL’yi zimmetine geçirmiş olabileceği hususunda görüş bildirildiği, davalı tarafça rapora itiraz edilerek ek rapor alınmasının talep edildiği, mahkemece ek rapor alınmayarak, söz konusu rapor benimsenmek suretiyle rapordaki miktar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile; 50.641,79 TL'nin faiziyle birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın dahili davalılar vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın "İspatın konusu" başlıklı 187 maddesinin 1 inci fıkrasında; "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.", "İspat yükü" başlıklı 190 maddesinin 1 inci fıkrasında ise "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde hüküm bulunmakta olup, bu düzenlemelere göre eldeki davada davacı, davalının oda nezdinde genel sekreter olarak görev yaptığı sürede davaya konu usulsüz ödemelere ilişkin idari işlemleri yaptığını ve usulsüz olduğu iddia edilen işlemler neticesinde davaya konu miktarı zimmetine geçirdiğini ispat yükü altındadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun "Genel Sekreterler" başlıklı 57 maddesinin 1 inci fıkrasında; "Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının işlemlerini, mevzuat, ana sözleşmeleri ve yönetim kurulu kararları doğrultusunda yürütmekle görevli bir genel sekreter bulunur. Genel sekreterler birden fazla esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşunda görev yapamazlar. Genel sekreter yönetim kurulu toplantılarına katılır, ancak oy kullanamaz. İhtiyaç duyulması halinde onbinden fazla üyesi olan odalar ile birlik ve federasyonlarda bir, Konfederasyonda üç genel sekreter yardımcısı çalıştırılabilir.", 2 nci fıkrasında ise; "Giderler, başkan veya vekili ile genel sekreterin ortak imzasıyla yapılır. Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları adına yazılacak yazılar da aynı şekilde imzalanır. Ancak, yönetim kurulu kuruluş içi konularda genel sekretere tek başına imza yetkisi verebilir. Konfederasyon genel sekreteri, yönetim kurulunun izni ile harcama yetkisi dahil, görev ve yetkilerinden bir bölümünü her yıl başında yeniden tespit edilmek kaydıyla yardımcılarına devredebilir." şeklinde düzenleme bulunmakta olup, aynı Kanunun "Olağan Toplantı Gündemi" başlıklı 43 maddesi gereğince, odaların yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin, olağan genel kurul toplantılarında ibra edilmeleri gerekmektedir.
Somut olayda, yukarıda anılan Kanunun 57 nci maddesinin 2 inci fıkrası uyarınca, davaya konu edilen ve yersiz olduğu iddia edilen ödemelerin yapılabilmesi için, düzenlenecek ödeme talimatlarında oda başkanı veya vekili ile genel sekreterin ortak imzasının bulunmasının gerekli olduğu, aynı maddenin devam eden cümlesine göre yönetim kurulunun kuruluş içi konularda genel sekretere harcama yetkisi bakımından tek başına imza yetkisi verebileceği hususlarının açıklandığı, ancak davacı tarafça sunulan belgeler ile dosya kapsamındaki diğer belgelerin incelenmesinde, davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihte davacı Odanın harcama yetkilisinin kim olduğu konusunda bilginin bulunmadığı, davalının da münhasıran veya başka bir oda yetkilisi ile birlikte harcama yetkilisi olduğunun sabit olmadığı, davalı tarafça söz konusu harcamalara ilişkin ödeme talimatı verildiğine ilişkin delilin bulunmadığı, davalı tarafça söz konusu ödemelerin yapılması için talimat verildiği kabul edilse bile ilgili ödemelerin davacı oda başkanı, başkan vekilleri, denetim kurulu üyeleri ve diğer kişilerce teslim alınmadığına ilişkin delile rastlanmadığı, bununla birlikte dosyaya celp edilen davacı Odaya ait 27.10.2005, 20.01.20 10... .01.2014 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinde, anılan toplantılarda 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarına ait denetleme raporları ile bu yıllara ait bilanço ve gelir-gider hesaplarının okunduğu, bilanço ve gelir-gider hesaplarının ayrı ayrı oya sunulduğu ve oybirliği ile kabul edildiği, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin oybirliği ile ibra edildiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerine verilecek aylık ücret, huzur hakları, yolluk ve konaklama ücretlerinin tespit edildiği ve belirtilen miktarların ödenmesinin oybirliği ile kabul edildiğinin görüldüğü, anılan toplantılarda odanın bütçesi kapsamında bir usulsüz bulunduğu yönünde bir kayda rastlanmadığı, davacı tarafça iddia edilen şekilde usulsüz işlemlerin yapılması halinde, söz konusu genel kurul toplantılarında bilanço ve gelir-gider hesaplarının kabul edilmemiş olması, yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin oybirliği ile ibra edilmemiş olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Şu durumda, dosya kapsamındaki belgeler ile davacı tarafça sunulan deliller birlikte değerlendirildiği, davalının davacının iddiasına konu usulsüz işlemleri yaptığı ve bu usulsüz işlemler neticesinde davaya konu tutarı zimmetine geçirdiği hususunun sabit olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği, dosya kapsamında serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan 31.03.2021 tarihli raporda da kesin bir tespit bulunmayıp, varsayıma dayalı değerlendirme yapıldığı, buna göre davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde dahili davalılara iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın