4. Hukuk Dairesi 2024/11140 E. 2026/1441 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2024/11140 E. 2026/1441 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2024/11140 Esas 2026/1441 Karar 11.02.2026
4. Hukuk Dairesi 2024/11140 E.,  2026/1441 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/161 E., 2024/97 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı kazazedelerin davacı nezdinde sağlık sigortası ile sigortalı olduklarını, 09.10.2011 tarihinde, davalı ...'ın sürücüsü olduğu araç içerisinde yolcu olarak bulunan dava dışı bu kişilerin sürücünün kusuru ile meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı kaza sonucunda yaralandıklannı ve bu kişilerin tedavileri için toplam 61.185,04 TL ödendiğini, bu giderlerin araç maliki ... İnş. Paz. Ltd. Şti., sürücüsü ... ile SGK'dan müştereken müteselsilen ve ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın Antalya'da açılması gerektiğini, dava dışı sigortalıların medula sisteminde kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; davanın görevsiz Mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın görevsiz Mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, aracın işleteni olmadığını, sürücüye, aracın, yolcu taşımak için değil, aracı Antalya'ya götürmesi için teslim edildiğini, sürücünün kendi kendine ... Turizm'in yolcularını taşıdığını bu sebeple kendilerinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2016 tarih ve 2012/142 Esas, 2016/2 karar sayılı kararı ile SGK daha önce temerrüde düşürülmediğinden, SGK'dan toplam 61.185,04 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile, diğer davalılardan aynı paranın 5.718,36 TL'sinin 01.12.2011 tarihinden itibaren, geri kalan 55.466,68 TL'nin 21.12.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı SGK vekili ve davalı ... Yatırım İnş. Paz. Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2019 tarih ve 2016/73 03... /8516 Karar sayılı ilamıyla, "..Dava, trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6111 sayılı Yasa, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup somut olayda dava 02.04.2012 tarihinde açılmıştır.
2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda, trafik kazasında yaralananlar sigortalılar olup davacı sağlık sigortacısı onların yerine ödeme yaparak yapmış olduğu giderleri halefiyete dayalı (TTK. 1301 md.) olarak zarar sorumlusundan talep etmektedir. Diğer bir deyişle bu talebi halefiyetin gereği hak sahibi hangi usul ve esaslardan yararlanacak ise haklara halef olanda aynı haklardan yararlanacaktır. Bu durumu sigortalının trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilere verdiği zararları karşılayan ZMMS ve Güvence Hesabının yasanın yürürlüğünden önce yaptığı ödemelerin yasa ve yönetmelik gereği SGK'ya rücu edemeyeceği kuralı ile karıştırmamak gerekir. Bu durum zorunlu sigortalarla ilgilidir.
Eldeki davada davacı sigortanın yaptığı sağlık giderleri için dekontlar sunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, uzman doktor bilirkişiden davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri de denetlecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi ve yönetmelik kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderler var ise, davalı zarar sorumlularının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir....
" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla,Yargıtay bozma ilamına uyularak davanın davalı SGK yönünden kabulü ile 61.185,04 TL'nin 5.718,36 TL'sinin 01.12.2011, bakiye 55.466,68 TL'sinin 21.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacı tarafa ödenmesine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz dilekçesinde; 27.08.20 11... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde “ Kanunun yayımı tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve anılan tarih itibariyle ödenmemiş tüm tedavi gideri bedelleri Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında Kurumca ödenir. Bu tarihten önce meydana gelen trafik kazaları ile ilgili sigorta şirketlerinden ve Güvence Hesabından tahsil edilen tutarlar bakımından ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına herhangi bir iade yapılmaz .Bu tutarlar Kuruma bu yönetmelik uyarınca aktarılan tutarlardan mahsup edilmez.”denilmekte olduğunu, bu nedenle trafik kazası nedeniyle yaralanan sigortalının sigorta şirketince ödenen tedavi giderlerinin Müvekkili Kurum tarafından ödenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda SUT hükümlerinin dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan sağlık sigorta poliçesi kapsamında ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalı SGK'dan harç alınmamasına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın