4. Hukuk Dairesi 2023/7405 E. 2023/10103 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/7405 E. 2023/10103 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/7405 Esas 2023/10103 Karar 02.10.2023
4. Hukuk Dairesi 2023/7405 E.,  2023/10103 K.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2021/İHK-28997
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Davalı vekilinin itirazının vekalet ücretine yönelik olarak kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin
düzeltilmesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : K-2021/80338

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile sigortalı olan aracın 10.08.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olan ...'in vefat ettiğini, davacıların müteveffanın eşi ve kızı olduğunu ve müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince davacı ... ... için 2.550 TL, davacı ... için 2.550 TL olmak üzere toplam 5.100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düştüğü ilk ödeme tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini davacılardan ... için 15.584,69 TL, ... ... için 168.283,94 TL olmak üzere toplam 183.868,63 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıların başvurusu üzerine ödeme yapıldığını, eksik ödeme söz konusu olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, müterafik kusur olup olmadığının araştırılması gerektiğini, destek araçta hatır için taşındığından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kazanın tek taraflı olması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacıların zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, ... için 15.584,69 TL, ... ... için 168.283,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödeme ile poliçe gereği sorumluluğun yerine getirildiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, zararın %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, müteveffa araçta hatır için taşındığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporundan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşıldığı, meydana gelen kazanın tek taraflı olduğu ve müteveffanın da araçta yolcu olduğu gözetildiğinde sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik olmadığı, davacıların zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, sigortalı aracın müteveffanın oğlu tarafından kiralandığı ve sürücünün de kiralayanın arkadaşı olduğu, hep birlikte Hatay'a seyahat ettikleri sırada kazanın meydana geldiği dikkate alındığında olayda hatır taşımasının söz konusu olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasının göz önüne alınması gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacılardan ... ... yararına hükmedilen vekalet ücretinin anılan yönetmeliğe aykırı olduğu, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücretine yönelik olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince takdir edilen vekalet ücretinin yerinde olduğunu, müvekkilleri yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin İtiraz Hakem Heyeti kararının yerinde olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporundan yapılan ödemenin zararı karşılamadığının anlaşılmasına, kaza tek taraflı olduğundan hükme esas alınan kusur oranında isabetsizlik olmamasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.

Somut olayda; kazaya karışan araçta yolcu olan müteveffanın trafik kazası sonucu öldüğü ve emniyet kemeri takmadığı hususu, müteveffanın araçtan fırlayarak aracın dışına düşmüş olması nedeniyle sabittir. Buna göre; müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sigortalı aracın sürücüsü müteveffanın oğlu... ...'in çocukluk arkadaşı olduğunu ve arkadaşının Söke'de askerlik yaptığını, ... ... ...'in kendisini arayarak ailesini Hatay'a götürmesini rica ettiğini, aracı... ...'in ayarladığını, kazanın Hatay'a gittikleri sırada meydana geldiğini beyan etmiştir. Müteveffanın, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sigortalı araç sürücüsünün beyanından taşımanın müteveffanın yararına ve ücretsiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Davaya konu kazada davacılar desteğinin ölümüne yol açan yaralanmalarına ilişkin olarak davalı yanın müterafik kusura ilişkin savunmalarının Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabul edilmediği ve indirim yapılmaksızın belirlenen tazminata karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazının reddedildiği, davalı vekilince Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna ve temyize konu edilmeyen müterafik kusur yönünden indirim yapılması için kararın bozulduğu görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; "Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir" düzenlemesi yapılmış ve temyiz incelemesinin kapsamı belirlenmiştir. Anılan kanun hükmü gereği temyiz incelemesi kural olarak tarafların ileri sürdükleri sebeplerle sınırlı biçimde yapılabilecek, ancak kanunun açık hükmüne aykırı olan hususlar re'sen bozma sebebi yapılabilecektir. Hukuk yargılamasının en temel ilkelerinden olan taraflarca getirilme ilkesi ile taleple bağlılık ilkesi gereği de temyiz incelemesinin tarafların ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı yapılması gerekeceği açıktır.
Somut olayda; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna ve temyize konu etmediği yöne (tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması) ilişkin sebeple kararın temyiz eden davalı yararına bozulması, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasına ilişkin olarak davacılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı da ihlal edecek niteliktedir. Bu itibarla; kamu düzenine aykırılık ya da açık kanun hükmüne aykırılık vasfı taşımayan yöne (müterafik kusura) ilişkin nedenle kararın bozulmasının doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2 nolu bentteki) bozma kararına katılmıyorum.

2-Diğer yandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Davalı vekili desteğin hatır yolcusu olduğunu davaya cevabında ve itiraz dilekçesinde ileri sürmüş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olayda hatır taşıması bulunmadığı kabul edilerek indirimsiz tazminatın tahsiline karar verilmiş, sayın çoğunluk tarafından taşımanın ölenin yararına olduğu kabul edilerek tazminattan hatır taşıması yapılması için karar bozulmuştur. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira, tek taraflı kaza yapan davalıya trafik sigortalı aracı kazada ölen (destek) ...'in oğlu olan... ...'in kiraladığı, kiralanan bu araçla davacılar desteği de dahil kiralayan ...'in ailesinin memleketlerine taşınması sırasında kazanın meydana geldiği ceza soruşturması kapsamındaki ifadelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ölenin oğlunun kira bedeli ödeyerek ailesinin taşınması için temin ettiği araçta yapılan taşımanın hatır taşıması olduğunun kabulü mümkün değildir. Olayda hatır taşımasının bulunmadığına ilişkin İtiraz Hakem Heyeti kararının dosya kapsamına uygun olduğu, yukarıdaki bentte açıklanan müterafik kusura ilişkin bozmanın da yerinde olmadığı ve temyize konu İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın