4. Hukuk Dairesi 2023/7383 E. 2023/13459 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/7383 E. 2023/13459 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/7383 Esas 2023/13459 Karar 13.12.2023
4. Hukuk Dairesi 2023/7383 E.,  2023/13459 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ...
2- ...
3- Unico Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücü, malik ve sigortacısı olan aracın davacı yayaya çarpması suretiyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sürücü, işleten ve sigortacıdan tahsiline karar verilmesini, ayrıca; 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalının kusuru ve teminat limiti dahilinde sorumlu bulunduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, davacının sürekli iş göremez durumuna girmediğini, bu hususta Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davacının kazanç kaybı da bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının celbi ile bu hususun araştırılması ve SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini, manevi tazminat talebinden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, aktüer siciline kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; kazanın oluşumunda davacının tamamen kusurlu bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, ceza mahkemesindeki kusur tespitini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2016 tarihli, 2014/1171 Esas 2016/91 karar nolu kararı ile; davanın maddi tazminat yönünden kabulüne; 27.046,53 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan miktara davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 22.03.2011 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davanın manevi tazminat isteği yönünden kısmen kabulüne; 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.03.2011 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 11.04.2019 tarihli 2016/10566 Esas 2019/4631 Karar sayılı kararı ile;
"Anayasanın 35 ve 36 ncı maddeleri ile 6100 sayılı HMK.'nun 27 nci maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 Sayılı HMK.'nun 280 inci maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1 maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda; hükme esas alınan davacının maluliyet durumunu tespit eden Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana bilim dalından alınan bilirkişi raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan tüzük hükümlerine göre düzenlendiği gibi, aynı zamanda davalı ... vekiline tebliğ edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Davalı ... vekiline bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin hesap raporu, manevi tazminatın miktarı ve faize yönelik, davalı igorta şirketi vekilinin hesap raporuna yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda eksikliklerin giderildiği, kaza sonucu davacının vücut genel çalışma gücünden % 50 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, kazanın oluşumunda davacının % 75, sigortalı araç sürücüsünün ise % 25 oranında kusurlu bulunduğu, bu kusur oranı dahilinde davacının talep edebileceği maddi zararının 21.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre 399.771,40 TL olduğu, davalı ... şirketinin teminat limiti dahilinde bakiyesinden ise diğer davalıların bu zarardan davacıya karşı sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de; taraflardan davalı (eski unvanı Aviva Sigorta) Unico Sigorta vekili tarafından 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde sunulan kesin mutabakatname, ibraname, feragatname, makbuz başlıklı belge ve 07.12.2016 tarihli QNB Finans Bank ödeme dekontunda belirtilen miktar üzerinden mutabakat düzenleyip ibralaştıkları ve davacının maddi tazminat talepleri yönünden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından, davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne; 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.03.2011 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; mahkemenin ilk kararından sonra davalı ... ile şarta bağlı ibraname imzalandığını, davalının temyizden feragat beyanında bulunması kayıt ve şartı ile ibraname imzalandığını, davalının temyizden feragat dilekçesi sunmadığını, ayrıca yine vekalet ve yargılama gideri talep etmediğine dair beyan da sunmadığını böylelikle şartın yerine getirilmemesi nedeniyle ibranın geçerliliği kalmadığını bu nedenle davalı ... yönünden ret kararı verilemeyeceğini, diğer davalılar yönünden ise, düzenlenen belgede "temyiz sonucu bakiye haklarımız saklı kalmak kaydıyla" ibaresi yer aldığını bu davalılar açısından temyiz sonrası alacakta artma bulunması halinde bakiye kısmın talep edileceğinin net olarak anlaşıldığı bu davalılar yönünden de ret kararı verilemeyeceğini, davacının maluliyetinin geçen her süre arttığını, 2014 yılında %20 olan maluliyet oranının 2020 yılında %50 olduğunu, manevi tazminatın düşük olduğunu, maddi tazminat yönünden avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalaıların sürücü ve işleteni olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Davadan feragat, davacının açmış olduğu davadaki talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin sonuç bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer (feragat eder). Feragat beyanı üzerine dava koşulları ve feragat edenin ehliyeti mevcutsa, dava esastan incelenmeden karar verilir. Feragat, asıl olarak bir usul işlemidir ve maddi hukuka ilişkin bir açıklama değildir. Bununla beraber hukukumuzda fergatin hem maddi hukuka hem de usul hukukuna ilişkin özellikleri bünyesinde toplayan karma karakterli olduğu kabul edilmektedir. Özel hukuka ilişkin feragatten farklı olarak usul hukukunda feragat tek taraflıdır ve bunun için karşı tarafın veya mahkemenin iznine gerek yoktur (HMK 309/2). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir (HMK 310 md) ve davacının mahkemeye hitaben yapacağı tek taraflı, açık bir irade açıklaması ile gerçekleşir. Feragat kayıtsız şartsız olmalıdır, şarta bağlı feragat geçerli değildir.

Somut olayda, mahkemenin bozma ilamı öncesi 2014/1171 Esas sayılı ilk kararından sonra davacı vekili ile davalı ... arasında 04.11.2016 tarihinde düzenlenen kesin mutabakatname, ibraname, feragatname, makbuz isimli belge dosyaya sunulmuş, davalı şirket vekili tarafından 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile de davacı ile mutabakata varıldığı, bu belge doğrultusunda ödeme yapıldığı belirtilmiş mahkemece, taraflardan davalı (eski unvanı Aviva Sigorta A.Ş.) Unico Sigorta A.Ş. vekili tarafından 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde sunulan kesin mutabakatname, ibraname, feragatname, makbuz başlıklı belge ve 07.12.2016 tarihli QNB Finans Bank ödeme dekontunda belirtilen miktar üzerinden mutabakat düzenleyip ibralaştıkları ve davacının maddi tazminat talepleri yönünden feragat ettiğini bildirdiği anlaşıldığından, davanın maddi tazminat isteği yönünden feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Belge içeriği incelendiğinde davacı tarafça "dökümü yapılan alacağın ödenmesi sonrasında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1171 E. 2016/91 K. sayılı dava dosyasında maddi tazminat ile ilgili taleplerimizden tüm hukuki sonuçları ile birlikte feragat ettiğimizi, aşağıda dökümü yapılan alacağın ödenmesi sonrasında ayrıca Aviva Sigorta A.Ş. (yeni unvanı Unico Sigorta A.Ş.) aleyhine Yargıtay'a temyizden feragat beyanında (feragat sebebiyle Aviva Sigorta A.Ş. (yeni unvanı Unico Sigorta A.Ş.) lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmemesi ve Aviva Sigorta A.Ş.'nin de (yeni unvanı Unico Sigorta A.Ş.) Yargıtay'a temyizden feragat beyanında bulunması kayıt ve şartı ile)" ibarelerinin bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda her ne kadar mahkemece feragat nedeniyle ret kararı verilmişse de feragatın şarta bağlı yapılamayacağı kaldı ki belge içeriğinde bahsedilen temyizden feragat beyanında bulunma şartının da gerçekleşmediği gözetilmemiştir. Başka bir ifadeyle artık geçerli bir feragat beyanından ve iradesinden bahsetmek mümkün değildir.

Bu nedenle, geçerli bir feragatten söz edilemeyeceğinden 04.11.2016 tarihli belge içeriğindeki ödeme ve kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın