4. Hukuk Dairesi 2023/2791 E. 2024/7711 K. — Yargıtay Kararı
4. Hukuk Dairesi 2023/2791 Esas 2024/7711 Karar 16.09.2024
4. Hukuk Dairesi 2023/2791 E., 2024/7711 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/521 E., 2022/654 K. DAVA TARİHİ : 03.07.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/350 Esas 2020/484 Karar
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.12.2010 tarihinde davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan araç ile davacının eşinin kullandığı bisikletin karıştığı trafik kazasında, davacının eşinin vefat ettiğini, davacının desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının giderildiğini, sigorta şirketinin ödeme nedeniyle sorumluluğu kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hesaplama yapılacak ise bu ödemenin güncellenerek düşülmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre ve Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli Makine Mühendisi tarafından düzenlenen raporda, müteveffanın bölünmüş yolda ters yönde seyrettiği gerekçesi ile %100 kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde; davacının salt ölenin mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarından, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağını, kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun araç sürücüsünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğini, zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketinin sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığını, olayda sürücü kusurlu, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduklarına göre davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarının da bu şekilde olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesinde verilen kararla maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ile maddi oluşa uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı ... tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusursuz olduğunun ve bu suretle meydana gelen zarardan davalı ... şirketinin de sorumlu olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının vefat eden eşinden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, salt mirasçı sıfatı ile değil üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığını, ölüm nedeniyle davacı üzerinde doğan destekten yoksun kalma zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağını, dolayısıyla kusuru nedeniyle vefat eden sürücünün kusurunun sürücünün desteğinden yoksun kalanları etkilemeyeceğini, üçüncü kişileri zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat altına aldığını, davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden bisiklet sürücüsünün desteğinden yoksun kalan eşinin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.