4. Hukuk Dairesi 2022/5159 E. 2023/11882 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2022/5159 E. 2023/11882 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2022/5159 Esas 2023/11882 Karar 06.11.2023
4. Hukuk Dairesi 2022/5159 E.,  2023/11882 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/156 Değişik İş, 2022/156 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.10.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %9 oranında malul kaldığını, davalıya 03.06.2021 tarihinde başvurulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 26.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 72.339,94 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı kazadan kaynaklı ve aynı taleplerle Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/346 Esas sayılı dosyasında davacının açtığı davayı takip etmediğini ve dosyanın işlemden kaldırıldığını, derdestlik ve kesin hükmü itirazında bulunulduğunu, usulüne uygun yapılmayan başvuru nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması talebinde bulunulduğunu, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun hükme esas alındığı, mahkemede açılan dava sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu hükümle birlikte usuli bütün sonuçların ortadan kalktığı, aynı konuya ilişkin yeniden dava açılmasının mümkün olduğu, mahkemede açılan davada alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğu, emniyet kemeri ve diğer güvenlik tedbirlerinin alınmadığına yönelik dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 64.865,28 TL sürekli iş göremezlik ve 6.104,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.280,31 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 72.339,94 TL'nin 18.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının hak ve alacaklarını temlikname uyarınca temlik ettiğini, yargılama başladıktan sonra söz konusu evrakın haricen temlik alan vekili tarafından iletildiğini, davalının davacıya karşı sorumluluğunun sona erdiğini, dava dışı temlik alan lehine de hüküm kurulamayacağını, açıklanan nedenle davanın reddini ya da temlike ilişkin araştırma yapılarak yeniden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesap yönteminin hatalı olduğunu, %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle usulden ret kararı verilmesini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, kusur raporu alınması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının temliknamenin varlığını başvuruya cevap dilekçesi ve yargılama sürecinde ileri sürmediği, itiraz aşamasında gündeme getirdiği, ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında ve hesap yönteminde hata bulunmadığı, kaza tek taraflı olup sürücünün ifadesinden uykusu gelip dalması sonucu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, dava dosyasında kusur raporu alınmış olup yeniden kusur tespitine gerek olmadığı, davacı yolcu olup emniyet kemeri takmadığına dair delil bulunmadığı, tam vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 16.10.2019 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 183 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. 5684 sayılı Kanun'un "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası şöyledir: “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” Anılan düzenleme gereğince başvuru sahibinin sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruda Kahramanmaraş Üniversitesi tarafından düzenlenen 21.01.2021 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %9 olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesini talep etmiş; davalı vekili Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/346 esas sayılı dosyasında davacı yanın müvekkili aleyhine dava açtığını belirtmiştir. Dosyada bulunan karardan; davacı tarafından eldeki sigorta tahkim başvurusundan önce davalı ... aleyhine Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/346 esas sayılı dosyasında 23.07.2020 tarihinde açılan davada 04.05.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin dosya kapsamında bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karar olup bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu da davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı daha sonra açılan dava için kesin hüküm oluşturmaz.

Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının davaya konu yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezliği bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından davalıya karşı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebiyle açılan davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/346 E. 2021/280 K. sayılı ilamı ile HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, bu karar kesin hüküm sonuçlarını doğurmayacağından, başka bir ifadeyle maddi hukuk bakımından dava mevcut ve mahkemeye intikal etmiş olarak kabul edilemeyeceğinden, aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı mahkemedeki karardan sonra sigorta tahkim komisyonuna yapılan temyize konu iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri başvurusu sonucu İtiraz Hakem Heyetince verilen kabul kararında bu yönüyle isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin bozma nedenine göre incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın