4. Hukuk Dairesi 2022/2374 E. 2023/12363 K. — Yargıtay Kararı
4. Hukuk Dairesi 2022/2374 Esas 2023/12363 Karar 21.11.2023
4. Hukuk Dairesi 2022/2374 E., 2023/12363 K.
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2 E., 2021/2013 K. HÜKÜM/KARAR : Red/Esastan red
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın 21.01.2017 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün kolluk kuvvetlerinin tüm aramalarına rağmen bulunamadığını, meçhul sürücünün önünde seyreden motosikletin arkasında takip mesafesini koruyarak nizami şekilde seyretmesi gerekirken virajlı ve tek şeride düşen yolda önünde seyreden müvekkiline ait motosikleti sıkıştırması sonucu kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağında yer alan krokide yolun tek şeride düştüğünün tam olarak anlaşılmadığını, kaza sonucunda müvekkilinin ayağında kırık meydana geldiğini, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 26.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 147.759,19 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kaza tespit tutanağında plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsüne kusur izafe edilmediğinden müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dava konusu olayda 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının uygulanması gerektiğini, davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif sonrası düzenlenen kusur bilirkişi raporunda iki farklı ihtimal değerlendirilmek suretiyle kusur raporu hazırlandığı, davacı asilin beyanları dışında kaza tespit tutanağında yer alan tespitin aksini ispata yarar herhangi bir delil bulunmadığı, kaza tespit tutanağında yer alan tespite dayanılarak davacı asilin davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, bu durumda davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza tespit tutanağında meçhul bir araç sürücüsünün müvekkilini sıkıştırdığının tespit edildiğini, bu tespitin olay yeri tetkikinden ve sürücü beyanından anlaşıldığı tespitine yer verildiğini, kaza tespit tutanağında yer alan bu tespitin müvekkilinin beyanlarını da doğruladığını, hastanede düzenlenen genel adli muayene formunda müvekkilinin kamyonet benzeri bir aracın sıkıştırması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı tespitinin yer aldığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda kazaya meçhul bir aracın sebebiyet verdiğinin kabulü ile daimi arama kararı verildiği, müvekkilinin olayın sıcağı sıcağına verdiği ifadesine itibar edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağı içeriğinin çelişkili olduğunu, içerikte başka bir aracın müvekkilini sıkıştırdığı belirtilmesine karşın tüm kusurun müvekkiline yüklenildiğini, kazanın meydana gelmesinde meçhul sürücünün kusurlu olduğunu, 112 Acil İl Ambulans Servisi Çağrı Kayıt Formunu ve vaka kayıt formunu düzenleyen kamu görevlilerinin kamu tanığı olarak dinlenilmesi talebinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, müvekkili aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazayı davacıdan başka kimsenin görmediği, buna göre kaza tespit tutanağının tanzim edildiği ve davacının kusurlu olduğunun tespit edildiği, keşif sonucu bilirkişiden alınan kusur raporunda iki ihtimale göre rapor düzenlendiği, birinci ihtimale göre sürücünün hızını yol durumuna göre ayarlamaması halinde motosiklet sürücüsü davacının %100 oranında kusurlu olduğunun, ikinci ihtimale göre başka bir aracın olaya sebebiyet vermesi nedeniyle tespiti yapılamayan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kaza tespit tutanağının davacının beyanı da dikkate alınarak düzenlendiği ve bilirkişi raporunun bir numaralı ihtimalinin ise kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, özellikle davacı tanık deliline dayanmış ise de tanık ismi bildirmediği, keşif ve duruşmada tanık dinletme talebi de bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacı sürücünün yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendime 1. 6100 sayılı Kanun’un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında plakası tespit edilemeyen bir aracın davacıyı sıkıştırması sonucunda davacının direksiyon hakimiyetini kaybettiği tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihtimalli olarak kusur oranları belirlenmiştir. Ancak kusur raporu tek bilirkişi tarafından düzenlenmiş olup dava konusu kazanın niteliği gözetildiğinde rapor yeterli ve denetime elverişli değildir.
Şu durumda İlk Derece Mahkemesinde; kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilemediği de gözetilerek dosyada alınan kusur raporu irdelenmek ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İTÜ Öğretim Üyeleri'nden veya Karayolları Genel Müdürlüğü'nde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
17.100.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.