Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Denetim süresi içerisine kasıtlı suç işleyen sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince açıklanan hükme yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; suçu işlemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dosya kapsamında katılanın ....Ulaşım Toplu Taşıma Hizmetleri A.Ş. ile yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında şoför olarak çalıştığının bildirilmesi karşısında; katılanın ne şekilde 5237 sayılı Kanun'un 6 ve 125/3-a maddelerine göre kamu görevlisi kabul edildiği ve eyleminin uzlaşma hükümlerine tabi olan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesine uyup uymadığı açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.