12. Ceza Dairesi 2025/5880 E. 2025/7868 K. — Yargıtay Kararı
12. Ceza Dairesi 2025/5880 Esas 2025/7868 Karar 18.11.2025
12. Ceza Dairesi 2025/5880 E., 2025/7868 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/387 E., 2025/438 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemelerinin ilk derece mahkemeleri tarafından kurulan hükümlerin bozulmasına karar verebileceği hallerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı, bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemelerinin Kanun'da sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca hükümsüz olacağı cihetle; sanık hakkında " sahte belge düzenlemek" suçundan kurulan hükmün temyize tabi olduğu anlaşıldığından, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 11.03.2025 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre sayılı Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli ve 2021/1415 Esas, 2023/658 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/1498 Esas, 2024/345 Karar sayılı kararı ile ".. sanık, şirketi devraldıktan sonra... isimli şahsa vekalet verdiğini, tüm imza yetkisinin bu şahısta olup, faturaları da bu şahsın düzenlediğini savunmuş ise de bozma üzerine yapılan yargılamada 83 adet fatura üzerinde yapılan imza incelemesinde faturalardaki imzaların sanık ya da tanık ...'a ait olduğu yönünde kaligrafik bulgu elde edilememesi, 15.03.2013, 22.04.20 14... .05.2014 tarihli yoklamaların sanık huzurunda yapılması, mükellef çalışanlarından ...'ın "...'ın evinde annesine yardımcı olduğu, SGK kaydının yaptırıldığı ve çalıştığı sürede primlerinin yatırıldığı, maaşını ...'dan elden aldığı ve firmada hiç bulunmadığı" şeklinde , firma çalışanı ...'in "...'ın şoförlüğünü yaptığı" şeklinde , SMMM ...'un "firma yetkilisi ... ile görüşüp sözleşme yaptığı" şeklinde vergi müfettişine verdikleri beyanlar gözetildiğinde, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre 2013 takvim yılında 3 51... .795.650 TL tutarlı sahte belge düzenlediği anlaşılan mükellef .... San. Ve Tic. Ltd.Şti'nin tek yetkilisi ve ortağı olan sanığın suç kastı ile hareket ettiği ve mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraate karar verilmesi” şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 08.02.2024 tarihli ve 2023/1498 Esas, 2024/345 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/215 Esas, 2025/47 karar kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.