11. Hukuk Dairesi 2025/5443 E. 2025/6360 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/5443 E. 2025/6360 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2025/5443 Esas 2025/6360 Karar 20.10.2025
11. Hukuk Dairesi 2025/5443 E.,  2025/6360 K.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/649 Esas, 2023/1360 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, sattığı mal bedelinin bir kısmının davalı yanca ödenmediğini ileri sürerek 1.018.895,93 DM'lik alacağın %8 temerrüt faiziyle birlikte fiili tahsil anındaki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Alman Markı efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında tekstil ürünlerinin satışı ve pazarlanması konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin, davalıya Almanya'da pazarlanıp satılmak üzere tekstil ürünleri gönderdiği, bunun karşılığında faturalar düzenlendiği, davacının düzenlenen faturalar karşılığında bir kısım alacağının olduğunun anlaşıldığı, aralarındaki sözleşme uyarınca gönderilen mallardan davalı şirket lehine bir komisyon alacağı da tahakkuk ettiğinden bu bedelin tenzili sonucunda bakiye kısmın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 253.859,05 euro alacağın 15.05.1998 dava tarihinden itibaren işleyecek euro döviz cinsinden kamu bankalarına açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen değişen oranlarda yıllık %8 oranını geçmemek üzere faiziyle birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki TCMB'nin euro döviz cinsine uyguladığı efektif alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satılıp teslim edilen mal bedelinin tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Usuli kazanılmış hak ilkesi, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesinin uygulamaya yansımış hâli olup, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelen ve anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Somut olayda uyuşmazlık, satılıp teslim edilen mal bedelinin tahsiline yönelik alacak isteminden kaynaklanmakta olup, Mahkemenin 05.12.2018 tarihli ve 2017/952 E., 2018/1607 sayılı ilamında, davanın kısmen kabulü ile 200.087,79 euro alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, hükmün davalı yanca temyiz edildiği, Dairemizin 2020/4896 E., 2021/1344 K. sayılı bozma ilamının da davalı lehine olduğu ve anılan hakkın gerçekleşmesine engel istisnai durumun da bulunmadığı, bu itibarla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetilmesi gerektiği, Mahkemece, Dairemizin 2020/4896 E., 2021/1344 K. bozma ilamında belirlenen hususlara uyularak hüküm kurulmasına rağmen bu kez 2017/952 E., 2018/1607 sayılı ilam ile davalıdan tahsiline karar verilen alacağın 200.087,79 euro olduğu gözetilmeksizin davalının aleyhine olacak şekilde 253.859,05 euronun tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 hükmüne göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gerektiği, eldeki davanın konusunun para ile değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda belirlenen dava değeri ve ilgili tarifenin üçüncü kısmı doğrultusunda hesaplanan nispi vekalet ücretinin, anılan tarifenin ikinci kısmında belirlenen maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeni ile vekalet ücretine hükmedilirken, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nispi vekalet ücretinin, maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeni ile bunun altında kalmayacağı belirtilerek hüküm kurulması gerekirken doğrudan 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “253.859,05” ibaresinin çıkartılarak yerine “200.087,79” ibaresinin yazılması, (8) numaralı bentte yer alan "...17.900,00 TL" ibaresinin önüne gelecek şekilde "nispi vekalet ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretin altında kalmaması gerektiğinden" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın