11. Hukuk Dairesi 2024/741 E. 2024/6685 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2024/741 E. 2024/6685 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2024/741 Esas 2024/6685 Karar 23.09.2024
11. Hukuk Dairesi 2024/741 E.,  2024/6685 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/286 Esas, 2023/387 Karar
HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl dava, endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün önlenmesi ve tazminat, karşı dava ise, endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 02.04.2013 tarih 2013/02672 numara ile tescil edilen temizlik aparatı parçası adlı mamulün başvuru sahibi bulunduğunu, söz konusu mamule ait tescil belgesinin müvekkilince alınması üzerine mamul üretilerek yurtiçinde yaygın olarak satıldığını, davalının müvekkilinin izlediği üretim ve pazarlama stratejisi nedeniyle mamulün gerek yurtiçin gerekse yurtdışında geniş bir piyasaya hakim olması üzerine işbu mamulü ürettiğini ve piyasaya sürüm yaptığını, müvekkili adına tescil edilen bu tasarıma konu mamulün karşı tarafça oldukça fazla üretilip satışa arzedilmesi müvekkilini fahiş zararlara uğrattığını, karşı tarafın tasarım sahibi olmadığı gibi lisans hakkına da sahip olmadığını, icra edilen işlemlerin gerek TTK anlamında haksız rekabet kurallarına, gerek 6769 sayılı Kanuna gerekse 554 sayılı kanun hükmünde kararnameye aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafından müvekkiline ait tasarımı taklit edilerek müvekkilince ticari ilişkide bulunduğu şahıslara sattığı haricen öğrenildikten sonra Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/17 Değişik iş numaralı dosyası ile endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti amacıyla delil tespiti davası açıldığını, dava konusu aparatın benzer nitelikte olduğunu, davalıya ait işyerinde müvekkilden taklit ettiği 5.000 adet hazır mamülün bulunduğu bilirkişi raporunda belirtildiğini, anılan yasal düzenleme ve mevcut delil durumu göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın müvekkile ait tasarım haklarına tecavüz ettiğinin ortada olduğunu, davalı tarafın tecavüzünün durdurulmasına, davalının üretime elverişli malzemelerinin tedbiren muhafaza altına alınmasına, imhasına, davalı tarafın tecavüzünün önlenmesine, hükmün ilanına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesi uyarınca hesaplama yapılacak çıkacak bedelden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, manevi tazminata ilişkin olarak şimdilik 15.000,00 TL tazminatın haksız fiilin tespit edildiği 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, delil tespit masraflarının delil tespitini yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, ref tazminatının davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalı ..., 2013 02672 tescil numaralı 04-04 Locarno sınıfında "Temizlik Aparatı Parçası" adı altında bir tescilli tasarım sahibi olduğunu, bu tescilli tasarımla ilgili olmak üzere Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/17 Değişik iş dosyası ile aleyhine delil tespiti istenildiğini, ve ürettikleri temizlik aparatı parçalarının kendi tescilli tasarıma benzer olduğunu iddia ettiğini, davalının açmış olduğu bu delil tespiti neticesinde kendisinin böyle bir tescilli tasarım sahibi olduğundan haberlerinin olduğunu, bu tescilli tasarım hukuen geçerli tescilli tasarım olmadığı, hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, zira söz konusu tasarım 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası yenilik ve ayırt edici niteliğini kaybettikten sonra tasarım tescilinin alındığını bu nedenle tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, davalının, söz konusu ürünü en erken 2005 yılı içinde ürettiğini, bu ürüne faydalı model aldığı tarihin 22.05.2006 tarihi olduğu, davalı tarafın bu ürünle ilgili ticaretini müvekkili ile dahi tescilli tasarım almadan önce yapıldığını, kendi defter ve belgeleri ile de bu ürünün ticaretini tasarım koruması aldığı 02.04.2013 tarihinden çok çok önce yani tasarıma başvurma tarihinin 12 ay öncesinden daha uzun zaman önce kamuya sunduğunun belirlenebileceğini, piyasaya bu ürünün ticaretini yaptığı kişiler dahi bu durumu ortaya koyabileceğini, davalının sahibi olduğu tescilli tasarımın, kamuya sunma nedeniyle yenilik vasfını yitirmesine rağmen tasarım koruması verilmemesi gerekirken, tasarım hakkı verilmiş olduğundan bu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, davacının davasının reddine ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmesini, karşı dava gereğince davacıya 2013 02672 tescil numaralı 04-04 Locarno sınıfında "Temizlik Aparatı Parçası" adı altında bir tescilli tasarımın, tescil edilmesinden 12 ay önceye kadar kamuya sunulması halinde tescil edilebileceği, halbuki davalının söz konusu ürüne 2005 yılında faydalı model belgesi aldığı, bu ürünü 2005 yılından önce ürettiği ve kamuya sunduğu, dolayısıyla kamuya sunma yoluyla yenilik vasfını yitirdiği bir tasarıma sahip olduğu, ürüne TÜRKPATENT tarafından 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca tescilli tasarım verilmemesi gerekirken verildiğinden davalının söz konusu tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; tespit raporunun hatalı ve yanlış düzenlendiğini, bilirkişi tasarım konusu ile aynı veya benzer olmayan temizlik aparatlarını benzer olarak değerlendirdiğini, 2013 02672 sayılı tasarım konusu olan temizlik aparatında plastik monteleme olmayıp, metal ve tek yapıdan oluşan bir temizlik aparatı söz konusu olduğunu, dolayısıyla tasarım konusu ile bizim plastik montelenmiş başları olan temizlik aparatlarının birbirine kesinlikte benzemediğini, tasarıma bir tecavüzün söz konusu olmadığını, davacı daha önce müvekkiline kendi ürünün satmış olduğu, müvekkilinin de ürün üretip satmasını kabul etmediğini, tasarıma benzer olmayan ve tasarım konusu da olmayacak korumalı ürünü ... alarak müvekkilinin ürettiği ürünlerin ticaretini yapmasına engel olmak istediğini, davacının müvekkiline kestiği faturalarda sabit olduğunu, davacının tasarım belgesi ile koruduğunu söylediği söz konusu ürünün tasarım tescili konusu olmasının da mümkün olmadığını, davacı hükümsüz olan ve ürettiği ürünlerle benzer olmayan tasarım konusu olduğunu iddia ettiği ürünlere dayalı tazminat talep edemeyeceği gibi bu konuda herhangi bir ihtiyati tedbir uygulatmasının da mümkün olmadığını, taleplerin hem de ihtiyati tedbir kararının reddinin gerektiğini, davacının önleme ve durdurma yönünde ihtiyati terdbir istediğini bunun reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin hukuki olmadığını, benzer olmayan ürün için ve tasarım ile korunamayacak bir ürün için istenen ihtiyati tedbirin verilemeyeceğini, verilen ihtiyati tedbir hukuki olmayacağını, meydana getireceği zararların sonuçları daha sonra tazminat olarak talep edileceğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tasarım hukukunda mutlak yenilik ilkesi mevcut olduğu, mutlak yenilik, bir tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir şekilde kamuya sunulmamış olması gerektiği. mutlak
yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün,
dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir şekilde kamuya sunulan tasarımlardan
yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların
ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli olduğu, mutlak yenilik ve kümülatif koruma ilkeleri
gereğince tasarımın yeni olup olmadığının tespitinde sadece önceki tarihli tasarımlar dikkate
alınmamakta, başvurudan önce dünyanın neresinde ve hangi suretle olursa olsun kamuya
sunulmuş tüm markalar, patentler ve faydalı modeller ile fikir ve sanat eserleri de yenilik
incelemesinde göz önünde bulundurulmakta olduğu, dava konusu endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün
önlenmesi ve tazminat ile karşı davada tasarım hükümsüzlüğü olup söz konusu davalar
04.10.2018 ve 12.10.2018 tarihlerinde açılmıştır. 6769 sayılı Kanun’un yürürlüğe
girmesinden sonra açılmaları ve tasarım tecavüzü ile tasarım hükümsüzlüğüyle ilgili olması
sebebiyle huzurdaki uyuşmazlığın 6769 sayılı Kanun hükümleri kapsamında değerlendirilerek her ne kadar fonksiyonları farklı olsa da davacıya ait 2013 02672 numaralı tescilli
tasarımın aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin 2005 03101 numaralı
faydalı modele ilişkin kendinden burgulu sap buluşuna ait resim olarak 21.10.2005
tarihli patent bülteninde yayımlanarak kamuya sunulduğu ve söz konusu faydalı
modelde yer alan resim karşısında davacıya ait 2013/02672 numaralı tescilli
tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı ve bu nedenle davacı tasarımının kendi adına
tescilli faydalı model karşısında hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda oluştuğu gerekçesiyle karşı davanın kabulüne ve karşı dava ile hükümsüzlük yönünden karar verildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl dava, endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün önlenmesi ve tazminat, karşı dava ise, endüstriyel tasarımın yeni ve ayırtedici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası, 77 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı karşı davalı vekili temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın