11. Hukuk Dairesi 2024/3638 E. 2025/1902 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2024/3638 Esas 2025/1902 Karar 18.03.2025
11. Hukuk Dairesi 2024/3638 E., 2025/1902 K.
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/906 Esas, 2024/328 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/848 E., 2021/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya 912.000 kg soğanı 1.368.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, davalının satım bedelinin 900.000,00 TL'sini ödediğini, ancak bakiye 481.680,00 TL'sini soğanların hastalıklı olduğunu iddia ederek ödemediğini, ancak davalının bu iddiasını ispat eden herhangi bir delil sunmadığını, soğanlarda hastalık bulunmadığını, müvekkilinin bakiye satım bedelinin tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline satılan soğanların ayıplı olduğunu, bu ilişkiden dolayı müvekkilinin şu ana kadar 282.326,00 dolar zararının olduğunu, bu zararın her geçen gün arttığını, ayrıca satış fiyatının nakliye dahil 2,370,00 TL olduğunu, davacıdan satın alınan soğanların hastalıklı, kalitesiz, eksik çıkması durumunun ihtar ile davacıya bildirildiğini ve bir sonuç alınamadığını, soğanlar gizli ayıplı olup davacının ağır kusuru olduğunu, davacının soğanların hastalıklı olduğunu bildiğini, ağır kusur ve hilesiyle bu soğanları müvekkiline satıp teslim ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ürünlerin insan tüketimi için tehlike içermediği ancak İsrail devletinin belirlediği kalite standartlarına uygun olmadığı, davalı tanığının beyanında belirtildiği üzere ürünlerin konteynerlerde iki ay süreyle de bekletildiği, davalının kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi kendi kusurundan kaynaklandığından satıma konu ürünlerdeki ayıp savunmasının ve mahsup talebinin yerinde görülmediği, davacının satış bedeline hak kazandığı, icra takibinin dayanağı olan 19.09.2018 tarihli faturada satıma konu soğan ürününün bedelinin 1.368.000,00 TL ve KDV'sinin 13.680,00 TL olmak üzere toplam 1.381.680,00 TL olarak düzenlendiği, taraflar arasındaki sözlü anlaşmada satış bedeline KDV'nin dahil olup olmadığı yönünde ayrı bir hüküm olmadığından alım satım bedeline KDV'nin de dahil olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle icra takibinin dayanağı faturaya KDV dahil edilmeksizin toplam satış bedelinin 1.368.000,00 TL olduğunun kabulü gerekip bu miktardan davalının ödediği 900.000,00 TL düşülerek davacının karşı taraftan asıl alacağının 468.000,00 TL olduğunun belirlendiği, bu miktar yönünden davalının itirazı haksız olup iptali gerektiği, taraflar arasında temerrüde ilişkin anlaşma sunulmadığından davalı takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olup, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlular aleyhine Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2018/12528 E. sayılı takip dosyasında 468.000,00 TL asıl alacak, 712,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 468.712,52 TL alacağın asıl alacak yönünden tahsil tarihine kadar %9 faiz, masraf ve vekalet ücreti ile tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçluların itirazlarının iptaline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 468.000,00 TL asıl alacağın %20'si olan 93.600,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ayıp savunmasının yerinde olmadığı ve davacının satış bedeline hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.