11. Hukuk Dairesi 2024/1334 E. 2024/9196 K. — Yargıtay Kararı
11. Hukuk Dairesi 2024/1334 Esas 2024/9196 Karar 18.12.2024
11. Hukuk Dairesi 2024/1334 E., 2024/9196 K.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1607 E., 2023/1558 K. HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2021/183 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalının 2019/109029 başvuru numaralı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın da “...” ibaresinden oluştuğunu, bu haliyle markanın müvekkili markaları ile benzer kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu markanın, müvekkili markasını bir bütün olarak taşıdığını, müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, müvekkilinin “... KAL”, “... KAL” gibi markalarının da bulunduğunu, müvekkili markalarının zayıf/tanımlayıcı olarak kabul edilemeyeceğini, taraf markalarının aynı ya da benzer sınıfları kapsadığını, davalı markasının 05, 29, 30, 32, 35, 41, 43 ve 44. sınıflar bakımından tescilinin talep edildiğini, markaların 29, 30 ve 32. sınıflar açısından aynı emtiaları taşıdıklarını, 05. sınıfta ise “diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, bebek mamaları” emtialarının müvekkili tescili kapsamı ile çok benzer olduğunu, dolayısıyla 30. sınıf ile 05. sınıftaki malların benzer olduklarını, yine 35 ve 43. sınıf açısından da benzerliğin mevcut olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 05. sınıftaki: “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda(besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler”, 29, 30 ve 32. sınıfta yer alan emtiaların tamamı, 35. sınıfta yer alan emtialardan 29, 30 ve 32. sınıf ile ilgili emtialar ile 43. sınıfta yer alan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından 2020-M-3352 sayılı YİDK kararın iptaline ve 2018/109029 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin tanımlayıcı ve bu nedenle zayıf bir işaret olduğunu, müvekkilinin yaptığı faaliyetlerin doğası gereği bu ibareyi kullandığını, müvekkili markasının kavramsal olarak anlamının “... olmak” olduğunu, bu haliyle “...” kelimesi ile ilişkilendirilebilir olmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu 05/02 alt sınıfta yer alan "05. SINIF: Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda(besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiaların ortalama tüketicisinin, doğrudan gıda emtiaları ortalama tüketicisine göre daha dikkatli ve bilinçli olduğu, bu alt sınıftaki mallar bakımından markaların karıştırılması tehlikesinin bulunmadığı, davacının "..." markasına 43/01 alt sınıftaki hizmetler bakımından kullanım yolu ile ayırt edicilik kattığının ispatlanamadığı, dolayısıyla 43/01 alt sınıftaki hizmetler bakımından markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, SMK'nın 6/4-5. maddesindeki şartların oluşmadığı, kötüniyetin ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itiraza mesnet markalarında dava konusu edilen 05/02. sınıf malların aynen yer aldığı, öte yandan, davacı tarafın markaları kapsamında 43/01. sınıf hizmetler yer almamakta ise de, başvuru kapsamındaki 43/01. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile özellikle 30. sınıftaki unlu mamuller, tatlılar, kahve, kakao ya da çikolata esaslı içecekler gibi pastane ve kahve dükkanı işletmeleri gibi işletmelerde yaygın satışı bulunan emtialar arasında dolaylı bir ilişkinin bulunduğu, gıda ürünleri ile söz konusu hizmetlerin birbirini tamamladıkları, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.06.2023 tarih ve 2022/34 E.-2023/3678 K. sayılı ve 09.03.2023 tarih ve 2021/6576 E.-2023-1456 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu kararının bu yönde olduğu anlaşılmış, açıklanan gerekçeyle davanın 05/02. ve 43/01. sınıf mal ve hizmetler yönünden reddi isabetli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurmak suretyile davanın kabulüne , davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.