11. Hukuk Dairesi 2022/28 E. 2023/3365 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2022/28 E. 2023/3365 K. — Yargıtay Kararı

11. Hukuk Dairesi 2022/28 Esas 2023/3365 Karar 30.05.2023
11. Hukuk Dairesi 2022/28 E.,  2023/3365 K.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/19 Esas, 2021/1203 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/17 E., 2019/378 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010/57052 sayılı ve "Gülşeker" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/94675 sayılı "Gülbeşeker" ibareli marka başvurusuna, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik, iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak itiraz ettiklerini, davalı şirketin itiraza ilişkin karşı görüşünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasına dayalı olarak kullanım ispatı definde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 30.04.2018 tarihli dilekçe ile “gülşeker” markasına ilişkin faturaları, renk kartelasını, makine etiketini, renklendirme sisteminin görsellerini sunduğunu ve kullanımın ispatlandığını, müvekkilinin kullanımına dair tüm bu hususların noter tespiti ile sabit olduğunu ancak davaya konu YİDK kararıyla, kullanımın ispatlanamadığından bahisle itirazlarının reddine karar verildiğini, YİDK kararında, müvekkilinin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayalı olarak yaptığı itiraz hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme bulunmadığını, oysa anılan Yasa hükmü uyarınca yapılan itirazlarda kullanım ispatı şartının aranmadığını, davalı Kurum tarafından müvekkiline ek bir süre verilmeksizin itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak reddedildiğini, söz konusu markanın müvekkili şirket tarafından 2010 yılından beri aralıksız bir şekilde kullanıldığını, “gülşeker” markasının kullanımının renk kartelasındaki bir renk ve altında yazan ibareden oluştuğunu, dolayısıyla diğer markalardan farklı olarak ürünlerin üzerinde, tabelalarda, faturalarda, reklam ve fuarlarda kullanımının bulunmadığını, ilgili markanın, basılı ya da dijital renk kartelalarında ve/veya renk karışımları yapan makinelerin yazılım ekranlarında ve nihayetinde sticker etiketlerinde kullanıldığını, bu nedenle sunulan delillerin kullanımı ispatladığının kabulünün gerekeceğini, “gülşeker” markasının alligator isimli renk kartelasında yer aldığını, taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik olduğunu ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet markasını kullandığını ispatyalamadığını, davacı da bunun farkında olduğundan, dava dilekçesinde "düzenlenen faturaların tamamında gülşeker markasının yer alma imkanının olmadığını" ifade ederek bu durumu ikrar ettiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “gülbeşeker” bir tatlı adı olmakla birlikte aynı zamanda bir kadın ismi ve hitap şekli olduğunu, bundan da öte Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanından ve ilgili dizi/filmden hareketle tüketici nezdinde bir kadın ismi olarak bilindiğini, "Gülşeker" ibaresinin ise gül ve şeker kelimeleri ile oluşturulmuş uydurma bir ibare olduğunu, bu nedenlerle markaların aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin “gül” ibaresini içerir ilk markasının 2007 yılına dayandığını, halbuki davacının “gül” ibaresi içerir markalarının en eskisinin 2009 yılına ait olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili başvurusunun kötü niyetli olmadığı gibi, “gül” seri markalarının bir devamı olarak işbu davaya konu marka başvurusunu gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı ancak markaların ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu, davalı yanca, kullanım ispatı definde bulunulduğu, davacı yanca dosyaya sunulan delillerin kullanımı ispatlamak noktasında yetersiz olduğu, bu nedenle sadece markanın kullanım şartlarının varlığını inceleyen YİDK kararının bu açıdan yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından sunulan delillerin Gülşeker ibareli markanın kullanıldığını ispat noktasında yeterli olduğunu, sözü edilen marka, bir renk adı markası olduğundan özel kullanım şekline tabi bulunduğunu, bu kapsamda, markanın renk kartelalarında, (boya renklendirmeye yarayan) renklendirme makinesi içerisindeki sistemlerde ve bu makineden çıkan etiketin üzerinde belirtilerek ürün ambalajına yapıştırılması suretiyle aktif olarak kullanıldığını, tüm bu hususların dava dilekçesinin ekinde sundukları Noter tespiti ile de sabit olduğunu, Mahkemece, boya sektöründe uzman bilirkişi seçilmeden inceleme yaptırıldığını, usule ve yasaya aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının da gerekçesiz olarak reddedilerek davanın reddine karar verildiğini, Mahkeme gerekçesinin aksine taraf markaları arasında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu zira markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı olduğu gibi ibarelerin de aynı anlama geldiğini, davaya konu başvurunun, müvekkilinin Gül ibareli markalarının tanınmışlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetle yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları ile aynı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın