11. Ceza Dairesi 2024/2284 E. 2024/13285 K. — Yargıtay Kararı
11. Ceza Dairesi 2024/2284 Esas 2024/13285 Karar 18.11.2024
11. Ceza Dairesi 2024/2284 E., 2024/13285 K.
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/858 E., 2023/1556 K.
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/858 Esas, 2023/1556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/31532 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20785 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20785 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2007 tarihli ve 2007/103 esas, 2007/706 sayılı kararının, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21/06/2012 tarihli ve 2011/10258 esas, 2012/7114 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2013 tarihli ve 2012/1375 esas, 2013/337 sayılı kararının itiraz edilemeden 10/05/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02/07/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2023 tarihli ve 2023/858 esas, 2023/1556 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-Dosya kapsamına göre; sanığın eylemine uyan mühür bozma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suçun 14/07/2005 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 04/04/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10/05/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 02/07/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 10/05/2013 ile 02/07/2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 2 yıl 1 ay 23 gün süre ile durduğu ve zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 06/06/2007 tarihinde son kez kesildiği nazara alındığında; sanığın sorgusunun yapıldığı 06/06/2007 tarihinden hükmün açıklandığı 02/11/2023 tarihine kadar geçen 16 yıl 4 ay 26 günlük süreden, zamanaşımının durduğu 2 yıl 1 ay 23 günlük süre mahsup edildiğinde geriye kalan 10 yıl 4 ay 25 günlük sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 14/07/2005 tarihinden kararın açıklandığı 02/11/2023 tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olup karar tarihinden önce, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve bu durumda sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2012/1375 Esas, 2013/337 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 10.05.2013 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 02.07.2015 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 06.06.2007 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve yine suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebinde yer alan (1) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş, bozmanın niteliğine göre (2) numaralı istem hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/858 Esas, 2023/1556 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.