11. Ceza Dairesi 2021/13860 E. 2024/28 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2021/13860 E. 2024/28 K. — Yargıtay Kararı

11. Ceza Dairesi 2021/13860 Esas 2024/28 Karar 08.01.2024
11. Ceza Dairesi 2021/13860 E.,  2024/28 K.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/363 E., 2018/57 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 31.06.2008, 31.09.2008
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Temyizin kapsamına göre; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2009 tarihli ve 2009/44 sayılı iddianamesiyle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan katılanlara karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2011 tarihli ve 2009/50 Esas, 2011/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 42.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 34.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2013 tarihli ve 2012/10556 Esas, 2013/18222 Karar sayılı kararı ile aynı eylemlerde kullanılan sahte çeklere ilişkin tefrik edilerek Malkara Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması devam eden resmi belgede sahtecilik suçu ile inceleme konusu dosyadaki nitelikli dolandırıcılık suçu arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesinin mümkün olması halinde yargılamanın birlikte yapılması aksi halde diğer dosyanın getirtilerek incelenmesi yönünde bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2016 tarihli ve 2013/232 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 42.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

5. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/186 Esas, 2017/21558 Karar sayılı kararı ile aynı eylemlerde kullanılan sahte çeklere ilişkin tefrik edilerek Malkara Asliye Ceza Mahkemesince yargılaması yapılan resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili suça konu çeklerin sanık tarafından keşide edilmesine çek hesap sahibi olan babasının zımni rıza göstermesi nedeniyle suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verildiği, inceleme konusu dosyada bu çeklerin nitelikli dolandırıcılık suçlarında kullanılmış olması nedeniyle hile unsuru bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/363 Esas, 2018/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
7. Tebliğnamede anılan kararların onanması yönünde görüş serdedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyizi; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûm olması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sahte olduğu öne sürülen çeklerle kuyumculuk yapan iki ayrı katılandan altın aldığı, sahtecilik fiili yönünden evrakın tefrik edildiği, diğer dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanığın suça konu çekleri babasının rızasıyla tanzim etmesi nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi yönünde 2015 yılında Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozulduğu, bozmaya uyularak resmi belgede sahtecilik suçundan Mahkemesince beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın babası adına düzenlediği çeklerle iki ayrı katılandan altın alması eylemleri sebebiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin de Hukuki Süreç bölümünde 5 numaralı paragrafında belirtildiği üzere sanığın beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu belirlenmiştir.
3. Tefrik edilen diğer dosya kapsamı, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dolandırıcılık suçunda hilenin sadece suça konu çeklerin sanık tarafından babası adına keşide edilmesinden ibaret bulunması, sanığın babasının 2002 yılında Malkara ilçesinde ayakkabı imalatı işi ile ilgili sanığın çek karnesi alması ve paraya ilişkin işlemleri yapması için yazılı belge vermesi, sanığın yaşlı babasının adına hem çek karnesi alması hem de babasının açık veya örtülü muvafakati ile yıllardır çekler keşide etmesi, bu şekilde 37 adet çek keşide ederek müşterilere vermesi ve 25 adetinin ödenmesi, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle bir kısım çeklerin ödenememesi, katılanların da iş yeri komşusu olmaları nedeniyle sanığın babası adına çek keşide ettiğini bilmeleri karşısında; Mahkemece bozmaya uyularak sanığın beraatine hükmolunmuştur.

IV. GEREKÇE
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın