10. Hukuk Dairesi 2024/8175 E. 2024/11054 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2024/8175 Esas 2024/11054 Karar 14.11.2024
10. Hukuk Dairesi 2024/8175 E., 2024/11054 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/262 E., 2024/105 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazançların tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairece ikinci kez yapılan inceleme sonucunda karar tekrar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ve 12.11.2008 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin Ekim 1999 Ağustos/2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aralıksız ve sürekli olarak sigortasız ve iş makinesi tamir ustası olarak çalıştığı Haziran 2005 tarihinde davacının tekrar iş başı yapmasını istediğini, yasal hakları ödenmediği için Eylül/2005 tarihinde davacının haklı nedenle işten ayrıldığını ikinci kez Ekim 2005 yılında işe girdiğini, Ekim 2006 yılında işten çıktığını davacının son maaşının 1.300 TL olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarının tahsili ile hizmet tespiti talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını davacının çalıştığını iddia ettiği 2000 yılında 81031202,2003 yılında ... SGK sicil no.lu işyerinde Kurum kaydının olduğunu, davacının 2005 yılında da davalı şirkette çalışmadığını ileri sürmüş ve açılan davanın reddini talep edilmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 10.03.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun Kapsamına alındığını, davacının çalıştığının ve süreklilik arz ettiğinin delillerle ispat edilmesi gerektiğin, ücretin yazılı belge ile ispatlanmasını, Kurum kayıtlarının incelenmesini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak açılan davanın reddini talep etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.05.2013 tarihli ve 2008/294 Esas -2013/441 Karar sayılı kararıyla; davacının 01.01.2001-31.07.2003 tarihleri arasında 963 gün asgari ücretle çalıştığının, 15.10.2005-13.04.2006 tarihleri arasında 178 gün 1.815,91 TL maaşla çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince 02.12.2014 tarih ve 2014/15403 Esas - 2014/26018 Karar sayılı ilamı ile " Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 28.12.1999-11.10.2005 tarihleri arasında dava dışı 3 farklı şirketten bildirilmiş kısmi hizmetlerinin bulunduğu, bildirilen çalışmalara göre tanık beyanlarının çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; 28.12.1999-11.10.2005 tarihleri arasında dava dışı 3 farklı şirketten bildirilmiş kısmi hizmetleri araştırılmadan ve tanık beyanları ile bildirilen hizmetler arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, davacının 28.12.1999-11.10.2005 tarihleri arasında dava dışı 3 farklı şirketten bildirilmiş kısmi hizmetleri araştırılarak, davalı işyerine ait dava konusu dönemi kapsar dönem bordro tanıklarını ayrıntılı şekilde dinlemek ve gerektiğinde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına da başvurmak suretiyle davacının çalışmalarının yer ve zaman olarak somut olgular çerçevesinde açıklığa kavuşturularak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 16.09.2020 tarih ve 2015/80 Esas - 2020/394 Karar sayılı kararı ile Davacının 01.10.1999- 27.12.1999 tarihleri arasında 89 gün ve ücretin çalıştığı dönemdeki asgari ücretle çalıştığının, Davacının 14.03.2000- 31.07.2003 tarihleri arasında 1232 gün ve ücretin çalıştığı dönemdeki asgari ücretle çalıştığının, Davacının 12.10.2005- 13.04.2006 tarihleri arasında 185 gün hizmeti ve ücretin brüt 1.818,41 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairesinin 01.03.2021 tarih ve 2020/11047 Esas - 2021/2343 Karar sayılı ilamı ile "..Bozma sonrasında yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.Davacının tespitini talep ettiği dönem içersinde davalı işverenlik yanında 2003/3 döneminde 1 günlük hizmetinin bildirildiği, dava dışı farklı ve kesintili iş yerlerinde çalışmasının bulunduğu, öncelikle davacıdan dava dışı bildirim yapılan işyerlerindeki bildirimler ile ilgili beyanın alınması, bu dava dışı işyerlerinde yapılan bildirimlerin gerçek olup olmadığı sorulmalı, gerçek olmadığı iddia ediliyor ise bu işyerlerinden verilen dönem bordroları celp edilerek bordro tanığı dinlenmeli, bildirimler gerçek ise hak düşürücü sürenin bu bildirimlere göre değerlendirilmesi, bildirimler gerçek değilse iptali talep edilmiş bildirim yapılan işverenlerin ise hak alanını ilgilendirdiğinden bu işverenlerin davaya dahil edilerek deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu hususların araştırılmaması usul ve kanuna aykırıdır. " denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrası toplanan deliller,1-Davacının 01.10.1999- 27.12.1999 tarihleri arasında 89 gün ve ücretin çalıştığı dönemdeki asgari ücretle çalıştığının, 2-Davacının 14.03.2000- 31.07.2003 tarihleri arasında 1232 gün ve ücretin çalıştığı dönemdeki asgari ücretle çalıştığının, 3-Davacının 12.10.2005- 13.04.2006 tarihleri arasında 185 gün hizmeti ve ücretin brüt 1.818,41 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz başvuru dilekçelerinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu ve bozulması gerektiğini belirtilmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.(09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) 2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK) 3.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 4.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 5.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79. maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanun'un 6. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan, söz konusu onuncu fıkrada, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca belirlenmeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile ispatlayabildikleri takdirde, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Anılan Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak söz konusu yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak işbu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur.
3. Değerlendirme 1.Önceki bozma ilamında; "... Bozma sonrasında yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacının tespitini talep ettiği dönem içersinde davalı işverenlik yanında 2003/3 döneminde 1 günlük hizmetinin bildirildiği, dava dışı farklı ve kesintili iş yerlerinde çalışmasının bulunduğu, öncelikle davacıdan dava dışı bildirim yapılan işyerlerindeki bildirimler ile ilgili beyanın alınması bu dava dışı işyerlerinde yapılan bildirimlerin gerçek olup olmadığı sorulmalı, gerçek olmadığı iddia ediliyor ise bu işyerlerinden verilen dönem bordroları celp edilerek bordro tanığı dinlenmeli, bildirimler gerçek ise hak düşürücü sürenin bu bildirimlere göre değerlendirilmesi, bildirimler gerçek değilse iptali talep edilmiş bildirim yapılan işverenlerin ise hak alanını ilgilendirdiğinden bu işverenlerin davaya dahil edilerek deliller toplandıktan sonra karar verilmesi. ..." gereğine işaret edilmiş olup eldeki davada verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu ve bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3.İnceleme konusu davada; davacının 1999/10.ay ile 2003/8. ay arasında ve 2005/10.ay ile 2006/10.ay arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti ile son ücretinin 1300 TL olduğunun tespitini talep ettiği, Mahkemece ilk kararda davanın kısmen kabulüne, davacının 01.01.2001-31.07.2003 tarihleri arasında 963 gün asgari ücretle çalıştığının, 15.10.2005-13.04.2006 tarihleri arasında 178 gün 1.815,91 TL maaşla çalıştığının tespitine karar verildiği, söz konusu hükmün bozulduğu, ancak davacı tarafından temyiz edilmediği halde son kararda 01.01.2001 öncesi döneme ilişkin kabul kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4.Ayrıca 01.01.2001 - 31.07.2003 arası dönem ise eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup; Mahkemece tanıkların hizmet cetvelleri davalı Kurumdan celbedilmeli, davalı işveren nezdindeki çalışma süreleri belirlenmeli, tanıkların davacının çalışma süresine ilişkin beyanları hizmet cetvelleri ile karşılaştırılarak sorgulanmalı, davacının fiilen çalıştığı tarihler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.