10. Hukuk Dairesi 2024/8163 E. 2024/8741 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2024/8163 E. 2024/8741 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2024/8163 Esas 2024/8741 Karar 18.09.2024
10. Hukuk Dairesi 2024/8163 E.,  2024/8741 K.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/65 E., 2024/86 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki iş göremezliğin arttığı iddia edilerek sürekli iş göremezlik oranının ve borçlu bulunmadığının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.08.2004 tarihinde matkap ucunun sağ gözüne çarpması ile iş kazası geçirdiğini, maluliyet oranının %41 olarak tespit edildiğini ve davalı Kurumdan sürekli iş göremezlik geliri almaya başladığını, daha önce de resmi olarak kayıt olmasa da iş kazası sonucu sol el parmağında hasar olduğunu ayrıca meslek hastalığı olarak bel fıtığı olduğunu, dava tarihi itibari ile iyileşme olmadığını, bu sebeplerle maluliyet oranının artmış olduğu gerekçesi ile Kurumdan yeniden maluliyet oranı tespiti istendiğini, ancak yapılan inceleme sonucunda maluliyet oranının %17,2’ye düştüğünü, bunun kabulünün mümkün olmadığını, 16.01. 2015 tarihinde davacıya gönderilen Aylık/Gelir değişiklik kararı ile davacının maluliyet oranında %17,20 azalma olduğu kanaatine varıldığından bahisle 18.08.2013-17.01.2015 tarihleri arasında fazla ödendiği iddia edilen 10.942,00 TL'nin borç olarak tahakkuk ettirildiğinin bildirildiğini belirterek iş gücü kaybı oranının tespiti ile 10.942,00 TL borcun olmadığının tespiti ile borç kaydının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; maluliyet oranının azalması sebebiyle gelirin yeniden hesaplanması ve yersiz ödemenin talep edilmesinin yasa gereği olup Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

2. Dahili davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının geçirdiği iş kazası sebebiyle müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının mağdur edilmediğini, bu kapsamda davacı tarafça müvekkili şirketin ibra edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2016/457 Esas, 2017/277 Karar sayılı kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının yükseldiğinin belirterek Kuruma yaptığı başvuru üzerine davalı Kurum, Kocatepe Sağlık Kurulunun 07.01.2014 tarih ve 323 sayılı kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının azalma gösterdiği belirtilerek %17,2 olarak tespit edildiği, davacının itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 12.12.2014 tarih ve 15340 sayılı kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %17,2 olduğunun tespit edildiği, yapılan tespitler üzerine davacının sürekli iş göremezlik oranında azalma meydana geldiğinden 18.08.2013-17.01.2015 tarihleri arası 27.12.2014 onay tarihli Kurum kararı ile 10.942 TL borç kaydedildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli ve 2017/1817 Esas, 2018/1326 Karar sayılı kararıyla; davacıya maluliyetinin azalması nedeniyle 18.08.2013-17.01.2015 arası fazla ödenen 10.942,00 TL borç kaydedildiği, Mahkeme tarafından dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 10.03.2017 tarihli raporuyla davacının maluliyetinin %17,2 olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 17.02.2020 tarihli 2018/7379 Esas, 2020/1236 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece, sol el 1. parmak kopması ve bel şikayetlerinin iş kazası ve meslek hastalığı ile ilgileri tespit edilemediğinden 06.08.2004 tarihinde sağ gözünde meydana gelen görme kaybı nedeniyle de %17,2 oranında iş göremezlik oranı tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.

İşbu davada verilecek karar ile davacıya iş kazası sigortası hükümlerine göre bağlanan gelirin miktarında değişiklik yapılabileceği söz konusu olmakla, gelirin ilk peşin sermaye tutarından kusuru oranında işverenin sorumlu tutulması, dolayısıyla eldeki davada verilen kararın işverenin hak alanını da ilgilendirmesi nedeniyle, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, ilgili işverenlere usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, gösterecekleri bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı işyerinde 06.08.2004 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 09.03.2023-882 tarih karar sayılı raporu doğrultusunda 01.10.2021 tarihinden itibaren E Cetveline göre %24,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine, davacı aleyhine sürekli iş görmezlik derecesindeki azalma nedeniyle yersiz ödeme kapsamında davalı Kurum tarafından yapılan borç tahakkukuna ilişkin işlemin kısmen iptali ile davacının Kuruma olan borcunun 6.405,55 TL asıl alacak ve 2.222,32 TL işlemiş faiz olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik incelemeye dayanmasına rağmen bu rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, yine, Mahkemece yaptırılan Kurum alacağına ilişkin bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen ve hükme esas alına raporun da eksik incelemeye dayandığını, bilirkişi raporunda, davaya konu Kurum alacağı ile bu alacağa işlemiş faizi eksik olarak hesaplandığını, davaya konu Kurum alacakları ile ilgili müvekkil Kurumun ilgili servisleri tarafından yapılan hesaplamalarda bir hata bulunmadığını belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş göremezlik derecesinin tespiti ile Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranının azalması nedeniyle borç olarak tahakkuk etirilen miktarın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğuna ilişkin 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi mülga olup, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddesinde sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.

3. Somut olayda; davacıya 06.08.2004 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeni ile %41,2 oranında sürekli iş göremez hale geldiği kabul edilerek gelir bağlandığı, davacının 26.07.2013 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek zaman içerisinde ortaya çıkan arızaları sebebiyle arttığını iddia ettiği sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesini talep ettiği, yapılan muayene sonrası 323 sayı ve 07.01.2014 tarihli Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi kararı ile "Azalma" kaydıyla davacının sürekli iş göremezlik oranının 06.08.2013 tarihinden itibaren %17,2 olarak belirlendiği, davacının yapılan belirlemeye itirazı üzerine 12.12.2014 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporunda da davacının sürekli iş göremezlik oranının %17,2 olduğu belirlenerek, Kurumca gelir miktarı bu orana göre hesaplanarak 18.08.2013-17.01.2015 tarihleri arasında 10.942,00 TL yersiz ödeme borcu çıkarıldığı, 09.03.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulun raporunda ise davacının İhtisas Kurulu muayene tarihi olan 01.10.2021’den itibaren E cetveline (yaşına) göre %24,2(yüzdeyirmidörtvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 01.10.2021 tarihi öncesinde İlgili İhtisas Kurulunun 10.03.2017 tarih ve 4565 karar no.lu mütalaasının uygun olduğu sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı aleyhine sürekli iş görmezlik derecesindeki azalma nedeniyle yersiz ödeme kapsamında davalı Kurum tarafından yapılan borç tahakkukuna ilişkin işlemin kısmen iptali ile davacının Kuruma olan borcunun 6.405,55.TL asıl alacak ve 2.222,32.TL olarak belirlenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranı %17.2 olarak tespit edildiği, ödemelerin ise %41.2 maluliyet oranına göre yapıldığı dikkate alınarak yapılan hesaplamada %41.2 oranına göre yapılan ödeme, orantı yoluyla %17.2 derecesine uygulanmak ve her iki değer arasındaki fark da Kurum alacağı olarak hesaplanmak suretiyle davacının sorumlu olduğu yersiz ödeme borcunun tespit ediliği, oysa 06.08.2013 tarihinden sonra davacının sürekli iş göremezlik oranı %17,2'ye düşmüş olmakla bu tarihten sonra davacının iş göremezlik geliri davalı Kurumdan sorularak belirlenmesi gerekirken; bilirkişi tarafından oranlama yöntemiyle yersiz ödeme borcunun yanlış olarak hesaplandığı değerlendirilmiştir.

5. Bu kapsamda Mahkemece %17,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden davacıya 06.08.2013 tarihinden itibaren bağlanması gereken sürekli iş göremezlik geliri tutarı Kurumdan sorularak, Kurumca ödenen gelir miktarı ile aradaki tutarın Kurumca istirdat edilebileceği gözetilerek yapılacak hesaba göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın