10. Hukuk Dairesi 2024/8162 E. 2024/11416 K. — Yargıtay Kararı
10. Hukuk Dairesi 2024/8162 Esas 2024/11416 Karar 20.11.2024
10. Hukuk Dairesi 2024/8162 E., 2024/11416 K.
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1884 E., 2023/1638 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/55 E., 2020/131 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca gönderilen 21.04.2017 tarihinde iptal edildiğini, ödenmiş olan emeklilik maaşlarının faiziyle birlikte iadesine ilişkin tebligat geldiğini, ancak emekliliğin neden iptal edildiğine ilişkin bir ibarenin yer almadığını, daha sonra davacının hizmet dökümü incelendiğinde 1046619 numaralı iş yerinde 2012/3-2012/11 ve 2013/4- 2013/6 dönemine ilişkin sigortalı hizmetlerinin iptal edildiğini öğrendiklerini, davacının ... ... adlı iş yerinde fiili olarak temizlik işlerinde çalıştığını, buna mesai arkadaşları ve muhasebeci ...'in de tanık olduğunu, maaşların ödenmesinde yetkili kişinin ... olduğunu, iptal edilen dönemde ... ... adlı iş yerinde peyzaj, bahçe düzenleme gibi işlerde çalıştığını, düzenli olarak primleri ödenmesine rağmen, davalı Kurumun haksız bir şekilde hem sigortalılığı iptal ettiğini, hem emekliliğini iptal ettiğini, hem de 27.739,56 TL borçlandırıldığını belirterek davalı kurumun emekli maaşının kesilme işleminin iptali, maaşının durdurulma tarihinden itibaren tekrar bağlanması, iptal nedeniyle ödenmeyen emekli maşının yasal faizi ile birlikte ödenmesi, davacıya gönderilen borca ilişkin ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 10.04.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve 01.05.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen rapora istinaden 1046619.03 sicil nolu işveren ... ...'e ait işyerinde geçen hizmetlerinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile iptal edildiği, bu nedenle davacıya 01.05.2015 - 25.04.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen 25.612,04 TL'nin borç kaydedildiğini, ... ...'e ait gayrimenkul danışmanlık ve gıda pazarlama iş yerinden bildirimi yapılan kişilerin çalışmalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının denetim konusu yapıldığını, bu iş yerinin 02.02.2012 tarihi itibariyle tescil edildiğini, en son 31.05.2014 tarihi itibariyle sigortalı bildirildiğini, bu tarihten sonra gayri faal olduğunun tespit edildiğini, iş verenin iş yeri adresi ile ikamet adresinin aynı olduğunun tespit edildiğini, davacının Kurum denetimine verdiği ifadesinde "işçi bulma kurumuna giderden yolda karşılaştığı birisinin ... İş Merkezinde bulunan bir büroda ... Bey'in işçi aradığını söylediğini bunun üzerine bu adrese giderek denetime konu işi bulduğunu" söylediğini, fakat Kadınana Caddesi ... İş Merkezi adresinde 17.02.2017 tarihinde yapılan yerel denetimde söz konusu adreste ... ... unvanlı bir iş yerinin bulunmadığının tespit edildiğini, ...'in ise iş merkezinde 4 yıldır muhasebecilik yapıldığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıkları, davacı ile birlikte çalıştıklarını işverenlerinin ... olduğunu, davacı ile birlikte park bahçe işlerinde çalıştıklarını, ... ... isimli şahsı tanımadıklarını, maaşlarını elden ...'den aldıklarını, kendilerinin de sigortalı hizmetlerinin aynı nedenle iptal edildiğini ve İş Mahkemesinde dava açtıklarını beyan ettikleri, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğinde dahi, davacının ... ... isimli işverene ait işyerinde hiç çalışmadığı, davacı ile ... ... arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı, gerçekten inşaat temizlik, park bahçe temizlik işlerinde çalışılsa dahi, ... ile aralarında bir hizmet ilişkisinin varlığından söz edilebileceği, ancak ...'in serbest muhasebeci ve mali müşavir olması, 3568 sayılı Kanun gereğince aynı anda hem mail müşavirlik hem de ticari faaliyette bulunmasının yasak olduğu, bu durumda ... ...'e ait işyerinden 07.03.2012-30.11.2012 ve 26.04.2013-12.06.2013 dönemlerinde bildirilen 342 gün günlük hizmetin fiili olamayacağı, davacı taraf, ...’in yanında çalıştığını iddia ettiğine göre, anrlan dönemde ...’in yanında çalıştığına ilişkin iddiası ile ilgili olarak bu kişiye husumet yönelterek bir hizmet tespit davası açmasının gerektiği, bizzat davacı tanıklarının mahkemede verdikleri ifade ve Afyonkarahisar l. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, ... ...’e ait işyerinden sigortalı bildirilen diğer kişilerin beyanları, ... ... isimli işverenin mahkemedeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacının ... ...'e ait işyerinden bildirimlerinin fiili bir çalışmaya dayalı olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin söz konusu iş yerinde fiili olarak çalıştığını, çalışma süresince emir ve talimatları ... ...'in muhasebecisi olan ...'den aldığını, müvekkilinin çalışmalarının SGK'ya ... tarafından bildirildiğini, ...'in işveren vekili olduğunu, yerel mahkemece ...'e bir hizmet tespit davası açması gerektiği kanaatine varılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında işçi özlük dosyası bulunan müvekkilinin sigorta primlerinin sayılmamasından dolayı hizmet süresinin silinerek emekliliğinin iptaline karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sigorta primlerinin yatırılmamasından dolayı müvekkilinin mağdur olmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının dava dışı ... ... unvanlı işyerinde 07.03.2012-30.11.2012 ve 26.04.2013-12.06.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı, davacıya gönderilen ödeme emrinin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.