10. Hukuk Dairesi 2021/8799 E. 2023/1496 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2021/8799 E. 2023/1496 K. — Yargıtay Kararı

10. Hukuk Dairesi 2021/8799 Esas 2023/1496 Karar 21.02.2023
10. Hukuk Dairesi 2021/8799 E.,  2023/1496 K.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1033 E., 2021/1087 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/381 E., 2019/107 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 14.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle, “Müvekkilesinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı borçlanması yaparak, ... tahsis numarasıyla 01.08.2017 başlangıç tarihi itibariyle emekli olduğunu, davalı Kurumca müvekkilesine bağlanan yaşlılık aylığının 1106,85 TL olup, emsallerine göre oldukça düşük kaldığını, bu konuda yaşlılık aylığının tekrar hesaplanıp düzeltilmesi için davalı Kuruma başvurulmuşsa da; Kurumca “aylık hesabında dikkate alınan prime esas kazanç ve prim ödeme gün sayılarında bir hatanın olmadığı” belirtilerek, başvurunun reddedildiğini, oysa davalı Kurumun işbu işleminin hesaplama hataları ve hukuka aykırılık içerdiğinden müvekkilesinin mağduriyetine neden olduğunu” iddia ile, “Müvekkilesine eksik hesaplanan yaşlılık aylıklarının tespiti ile doğacak fark aylıklarının bağlandığı 01.08.2017 tarihinden bu yana tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...bilirkişi raporu gözetilerek, davacıya 01.08.2017 tarihinde 805,78 TL olarak bağlanan yaşlılık aylığının 806,01 TL olarak tespit edilmesi gerektiği ve bu aylık tutarına istinaden davacıya ödenmesi gereken aylık ile ödenen aylık tutarları arasındaki 01.08.2017 ile dava tarihi olan 14.08.2018 tarihleri arasındaki eksik tutarların ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulüne, davacıya 01.08.2017 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının tutarının 806,01 TL olması gerektiğinin tespitine, davacıya 01.08.2017 tarihinden dava tarihi olan 14.08.2018 tarihine kadar eksik bağlanan aylıklara ilişkin fark aylık tutarlarının ödenmesi gerektiği tarihlerden itibaren ödenmelerine,

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davalı SGK vekili, aylığın davacının yaptığı borçlanma ve prime esas kazanç tutarlarından, alt sınır ödemelerine dayalı olduğunu, davacıya eksik ödenen aylık olmadığını, mahkemenin davacının talebini aşar şekilde karar verdiğini, belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlara uygun olduğu,mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurumun istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, kurum işlemlerinde hata olmadığını, buna göre davacı hakkında bağlanan aylığın da eksik ödenmediğini, davanın reddi yerine, kabulüne dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile davacının bu nedenle fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı, 297 nci ve (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanunun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Eldeki davada ise, davacı hakkında kurumca bağlanan taban aylığın (01.08.2017 tarihi itibari ile ) 1.106,85 TL olarak belirlenmesine rağmen, 21 günlük kıst aylık belirlemesi yapılmaksızın davacı hakkında taban aylık miktarının davacının talebinden de aşağı olduğu anlamına gelebilecek şekilde ve infazda tereddüt oluşturacak surette "davacıya 01.08.2017 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının tutarının 806,01 TL olması gerektiğinin tespitine," dair karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2.Kabule göre, de mahkemece esas alınan raporda, Kurum verileri ve hesaplama yöntemi ile karşılaştırma yapılmadığı gibi, davacı hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 65 inci ve geçici 67 nci maddeleri gereğince davacının hesaplanan aylığının artırılıp arttırılmadığı hususunda bir belirlemenin bulunmayışı ve davalı Kurumca davacının yaptığı borçlanmaların uygun şekilde mal edildikleri ve dönem ve prime esas kazançlarının da yasaya uygun belirlendiği anlaşılmakta iken, mal edilme dönemlerinin değiştirilmesi sureti ile yapılan hesaplama hatalı olup, hükme esas alınamaz.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın