10. Ceza Dairesi 2020/7288 E. 2025/2881 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2020/7288 E. 2025/2881 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2020/7288 Esas 2025/2881 Karar 13.03.2025
10. Ceza Dairesi 2020/7288 E.,  2025/2881 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu ithal etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın başlık kısmında, suç tarihinin "11.06.2014" yerine, "09.06.2014" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
11.06.2014 tarihinde ... Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince sanık adına yurt dışından gelen gönderilerde yapılan incelemede toplamda net 460 gram kannabinoid içeren madde ele geçirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, olay günü ... İş ... No:10 D:119 Konak/... adresine ... adına yurtdışından gönderilen ..., ... ve ... barkod numaralı gönderilerin alıcısı olan sanığın söz konusu 3 adet gönderiyi almak amacıyla müracaatta bulunduğu, ancak görevlilerin gönderilerin uyuşturucu madde olmasından şüphelenmeleri üzerine gönderileri sanığa teslim etmeyerek durumu ... Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğüne bildirdikleri ve görevlilerce sanık adına yurt dışından gönderilen paketlerin açılarak uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, dolayısıyla sanığın işlediği kabul edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (.../...’ten aktaran: ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, ..., Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrüğe tabi işlemlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin ..., “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (..., Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, ..., Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. ... … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (... - Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, ..., Ankara 1999, s. 3609-3610).

Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu
madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, ... teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu açıklamalar ışığında, kargo ile yurt dışından istenilen uyuşturucu maddeler bakımından da uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanması için suça konu maddelerin ülkeye sokulması yeterli olmayıp, gümrük incelemesini müteakiben sanığın fiili hakimiyetine geçmesi gereklidir. Somut olayda, ... Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü görevlilerince sanık adına yurt dışından gönderilen paketler sanığa teslim edilmeden açılarak uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokularak sanığın fiili hakimiyetine geçmesine engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, hükmün onanması yönündeki çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 13.03.2025

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın