10. Ceza Dairesi 2020/7265 E. 2025/5052 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2020/7265 E. 2025/5052 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2020/7265 Esas 2025/5052 Karar 30.04.2025
10. Ceza Dairesi 2020/7265 E.,  2025/5052 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/162 E., 2015/3 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.

Dosya kapsamına göre; dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ise de suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmediği, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin mümkün olmadığı, yine dosya içerisinde aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde alınmış sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir kararın da bulunmadığının anlaşıldığı,
Dosyada mevcut olan ve sanığın dava konusu 26.12.2013 ve 27.12.2013 tarihli eylemleri ile ilgili olarak tanzim edilen 10.03.2014 tarihli adres araştırma ve kimlik tespit tutanaklarına göre; salt gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan hukuka aykırı bir şekilde teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemi yapılarak elde edilen görüntü kayıtlarının sanığın daha önceki cezaevi kayıtlarıyla karşılaştırmak suretiyle kimlik tespitinin yapıldığı, devamında sanığa bu görüntüler gösterilerek tevil yollu ikrarının sağlandığı, bu şekilde elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın