1. Hukuk Dairesi 2025/5600 E. 2025/5737 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2025/5600 Esas 2025/5737 Karar 08.12.2025
1. Hukuk Dairesi 2025/5600 E., 2025/5737 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/599 E., 2023/623 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar; mirasbırakan ...'ın 190, 542, 550, 7 24... parsel sayılı taşınmazlardaki 2/8 payını satış göstermek suretiyle davalı kızına devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP Davalı, süresinde davaya cevap vermemiş; aşamada, iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, murisin diğer çocuklarına yaptığı kazandırmaların da incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.11.2013 tarihli ve 2011/241 Esas, 2013/467 Karar sayılı kararıyla; temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 26.11.2013 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 02.04.2015 tarihli ve 2014/5276 Esas, 2015/4683 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma yapıldığı, davacılardan ... ve ... tarafından mirasçılardan ... aleyhine aynı hukuksal nedenlerle açılan Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/565 Esas ve 2014/185 Karar sayılı dava dosyasının birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemenin 12.06.2019 tarihli ve 2015/439 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı ile; temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 12.06.2019 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 22.12.2021 tarihli ve 2021/7562 Esas, 2021/8159 Karar sayılı kararı ile; yargılama aşamasında davacılardan ...’nun Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/668 Esas ve 2013/96 Karar sayılı kararı ile kısıtlandığı ve vasinin TMK'nın 462/8 hükmü uyarınca vesayet makamından husumete izin kararı alıp dosyaya sunmadığı, öncelikle vasi ... tarafından eldeki davada kısıtlı ...’yu temsil etmek üzere vesayet makamından alınacak husumete izin kararının temin edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; 2011/565 Esas sayılı davada davacıların ... ve ..., davalının ... olduğu, muvazaa iddiasının sübut bulmadığı; 2015/550 Esas sayılı davada eldeki davanın davacılarının davacı olduğu, davalıların ... ve ...olduğu, muris muvazaasının varlığının tespit edildiği; bozma ilamı sonrasında açılan 2019/79 Esas sayılı davada davacının ..., davalıların ... ve ...olduğu, davalıların davayı kabulü neticesinde davacıların davasının kabulüne dair karar verildiği, 2019/79 Esas sayılı ve 2015/550 Esas sayılı davalar ile benzer doğrultuda ve içerikte olan eldeki dava bakımından da, Yargıtay denetiminden geçerek muris muvazaası tespit edilen karar da göz önünde bulundurulmakla davanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; varsayımla hüküm kurulduğunu, emsal gösterilen dosyaların farklı özellikte olduğunu, müvekkilinin taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını, tespit edilen değerin yüksek olduğunu, ödediği bedelin temlik tarihinde taşınmazların durumu dikkate alındığında düşük olmadığını, murisin hak dengesini gözeterek tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yaptığını, Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/565 Esas sayılı dosyasının dikkate alınmadığını, bozma ilamına uymasına rağmen denkleştirme iddia ve savunmaları üzerinde gerektiği gibi araştırma yapmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki, temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle temliklerin muvazaalı olduğunun tespiti ile davanın kabul edilmesinin doğru olduğu gözetilerek davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2 maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'unun 22/a maddesine göre yenileme çalışması sonucu yeni parsel numarası almış olmalarına rağmen eski parsel numaraları üzerinden hüküm kurulmuş olması ve kabul hükmü kurulurken davacıların paylarının adlarına tescili ile kalan payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken murisin devrettiği 2/8'er payların tapu kayıtlarının tamamı iptal edildikten sonra kalan payın davalı adına tesciline şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi davacı ...’nin aşamada ölmesine rağmen ölü kişi adına tescile karar verilmiş olması da doğru değildir.
Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmının düzeltilmesi gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; hükmün 2. bendinde yer alan “190, 542, 550, 724, 725” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “2 40... (eski 190), 1 25... (eski 542), 1 25... (eski 550), 1 30... (eski 724), 2 14... (eski 725)” ifadesinin yazılması, hükmün 2. bendinde yer alan “... adına” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “.... Noterliğinin 27.02.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi uyarınca ... mirasçıları adına tesciline” ifadesinin yazılması, hükmün 2. bendinde yer alan “...” ifadesinden sonra gelen “adına tesciline” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “uhdesinde bırakılmasına” ifadesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.