1. Hukuk Dairesi 2023/3768 E. 2024/6794 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2023/3768 Esas 2024/6794 Karar 12.12.2024
1. Hukuk Dairesi 2023/3768 E., 2024/6794 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/111 E., 2023/36 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Afyon ili, .... ilçesi, .... köyünde bulunan 104 ada 59 parsel sayılı taşınmazın 20 yıldan fazla süre ile önce davacının babası sonra da davacı tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinde zirai faaliyet yapıldığını belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili; açılan davanın mesnetsiz olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili davacı adına tapu ve vergi kaydı bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın 1970 yılından beri Hazinenin mülkiyetinde olduğunu, taşınmaz üzerinde davacının zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.11.2014 tarihli ve 2011/351 Esas, 2014/471 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.565,70 metrekarelik bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarihli ve 2015/12960 Esas, 2017/7259 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davalı Hazine vekilinin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde ise taşınmaz bölümü ile ilgili usulünce mera araştırması yapılmadığı, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinildiği, uyuşmazlığın çözümünde hava ve uydu fotoğrafları ile memleket haritalarından usulünce yararlanılmadığı açıklanmış, Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek, komşu parsel tutanak ve dayanakları ile hava ve uydu fotoğraflarından da yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak sureti ile taşınmazla ilgili mera ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.565,70 metrekarelik bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ifraz ve iptali ile davacı adına yeni parsel numarası ile tesciline, kalan kısmın Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın etrafının mera ile çevrili olduğunu, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14., 17. ve 18. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi.
3. Değerlendirme 1.Kadastro sonucu, Afyon ili, .... ilçesi, ..... köyünde bulunan 104 ada 59 parsel sayılı 9.901,12 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ....oğlu ...’ün 20 yılı aşkın bir zamandan beri zilyetliğinde iken zilyetliğini 1970 yılında terk ettiği açıklanmak sureti ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı yan, çekişmeli taşınmazda irsen intikal yoluyla zilyet olduğu iddiasıyla dava açmış, çekişmeli taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmazın niteliği, öncesinde mera vasfında olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olup olmadığı kesin olarak saptanmamış, taşınmazla ilgili usulünce mera araştırması yapılmamış, Mahkemece yapılan keşifte komşu köyden mahalli bilirkişiler dinlenmemiş, yetersiz hava fotoğrafı uygulaması ve taşınmazın (A) bölümü dışında kalan bölümünün mera olduğu açıklanmasına rağmen (A) bölümünün neden mera niteliğinde olmadığını detaylı şekilde açıklamayan yetersiz ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz araştırma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tüm hava fotoğrafları ile en eski ve yeni tarihli yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları getirtilerek mahallinde komşu köylerden ve aynı köyden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşif sırasında taşınmazın öncesinin zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının tespitine çalışılmalı ve bu kapsamda bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera gibi özel mülkiyete konu olamayacak umuma tahsis edilmiş yerlerden olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulup açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları olan belgelerle denetlenmeli, bilirkişi ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazı değişik yönlerden gösteren fotoğraflar da eklenmek suretiyle taşınmazın niteliğini, toprak yapısını, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğini şeklini ve süresini, imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, taşınmazın, istifadesi umuma ait olan mera olup olmadığı ve taşınmazın mera parselinden doğal yahut yapay ayırıcı sınırlarla ayrılıp ayrılmadığı, tasarruf sınırlarının belirgin olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, genişleme imkanının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasında ki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın, önceki ve şimdiki niteliği ile sınırlarını gösteren, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde, imar-ihya edilip edilmediği, imar-ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor hazırlattırılmalı, bundan sonra Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlamalar da gözetilmek sureti ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.