1. Hukuk Dairesi 2023/3265 E. 2023/7198 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2023/3265 Esas 2023/7198 Karar 06.12.2023
1. Hukuk Dairesi 2023/3265 E., 2023/7198 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2545 E., 2022/2043 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl dava kabul - birleştirilen dava ret/Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/380 E., 2021/56 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, bedel, tenkis, ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.03.2023 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı - birleştirilen davada davalılar vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacılar (... ve ...); dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmazdaki 1 adet villanın 1/2'şer paylarla maliki iken Bakırköy 18. Noterliğinin 13.05.2003 tarihli 07279 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile babaları olan davalı ...'ı taşınmazla ilgili işlemleri yapması için vekil tayin ettiklerini, davalının 2008 yılında beyin ameliyatı olduğunu ve akli melekelerini belli oranda kaybettiğini, kendilerine de vekaletnamenin kaybolduğunu söylediğini, davalı ... için vesayet davasının bulunduğunu, 2009 yılının başlarında davalı ...'ın bir kadınla birlikte olmaya başladığını, paralarını harcadığını, kendisine ait taşınmazları sattığını, parası kalmayınca kredi çekmek istediğini, ancak yaşı nedeniyle kredi verilmediğini, bunun üzerine diğer davalı ... ile plan yapıp verdikleri vekaletname ile haberleri ve rızaları olmadan dava konusu taşınmazı 27.12.2010 tarihinde davalı ...'a satış göstermek suretiyle devrettiğini, devir sırasında doktor raporu alınmadığını, dava konusu taşınmaz halen arsa vasfında olduğundan kredi verilmediğini, bunun üzerine davalı ...'ın iyiniyet göstergesi olarak davalı ...'ın taşınmazı geri alması için Bursa 18. Noterliğinin 24.02.2011 tarihli ve 4478 yevmiye nolu vekaletnamesini verdiğini, ancak 30.03.2011 tarihinde vekillikten azlettiğini, davalı ...'ın daha sonra dava dışı 4951 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümünü davalı ...'a satış gösterip kredi çektiğini, sonuç olarak akli melekesi yerinde olmayan davalı ...'ın 8 yıl önce aldığı vekaletname ile rızaları dışında dava konusu taşınmazı diğer davalı ...'a muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
2. Birleştirilen davada davacı (...); mirasbırakan eşi ...'ın 07.12.2015 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın uzun yıllar Libya'da çalıştığını, kendisinin mirasbırakanın tek yasal mirasçısı olduğunu, diğer mirasçıların mirası reddettiklerini, mirasbırakanın elde ettiği kazançlarını ilk eşi davalı ...'ya verdiğini, tüm kazancı ile eşi ve çocuklarına mal varlığı kazandırdığını, taşınmazlar aldığını, eski eşine gönderdiği mektuplarında yaptığı kazanımları belirttiğini, dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmazdaki dubleks evi eşi ...'in yönlendirmeleriyle ...'in arkadaşı olan ... 'na satış göstermek suretiyle devrettiğini, taşınmazın daha sonra davalı kızları ... ve ...'a devredildiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu, ''aracı malik" kullanıldığını, kız çocuklara devredilen taşınmazın yine muvazaalı olarak davalı ...'a devredildiğini ileri sürerek mirasbırakanın kazanımları ile edinilen ve terekeye ait olması gereken malvarlığının tespiti ile terekeye iadesine, dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde rayiç bedelin ödenmesine, tenkise, mirasbırakanın malvarlığının yılllardır davalılar tarafından kullanılması nedeniyle elde edilen menfaatlerin de miras payı oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Asıl ve birleştirilen davada davalı ..., davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada diğer davalılar, iddiaların asılsız olduğunu, mirasbırakanın 1825 parsel sayılı taşınmazı ...'na sattığını, davalılardan ... ve ...'in bedelini ödeyerek geri aldığını, babaları ...'ın vekaletname alıp taşınmazı davalı ...'a sattığını, bunun için açılan ve devam eden dava bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden, davalı mirasbırakan Kenan'ın dava konusu temliki gerçek satış olarak yapmadığı, davacı kızlarının bu satıştan haberlerinin olmadığı, ...'ın kızlarına ait vekaletnameyi kullanmak suretiyle diğer davalı ...'a yaptığı satışın kendi aralarında muvazaalı (davalılar arasında) olduğu, davacılar yönünden bağlayıcılığının olmayacağı, davacıların babalarına verdiği vekaletname üzerine yapılan satışın vekaletnamenin kötüye kullanımı suretiyle cereyan ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; birleştirilen dava yönünden mirasbırakanın muvazaalı olarak mirasçılarından mal kaçırma iradesiyle hareket etmediği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, yine mirasbırakanın muvazaa kastının olmadığı ve davacı ikinci eşin malların diğer davalılar adına alımı tarihinde saklı paylı mirasçı olmadığı, davacının dava açma hakkının olduğu ancak mirasbırakanın tasarruflarında mirasçılardan mal kaçırma iradesinin tespit edilemediği gerekçesiyle birleştirilen davada tenkis talebinin ve şartları oluşmadığından ecrimisil talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrarlayıp kararın hukuka aykırı olduğunu, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden Mahkemenin kabul kararı verdiği, davalı ve dahili davalıların istinaf talebinde bulunmadıkları, bu haliyle birleştirilen dosya yönünden istinaf incelemesi yapılması gerektiği, ...'ın 27.12.2010 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirecek bir nedeninin olmadığı, bu yönde davacının bir ispatının olmadığı, ara malik ...'nun emanetçi konumunda olduğu düşünülse bile mirasbırakanın 1998 yılında yapılan devir nedeniyle bundan 14 yıl sonra evlendiği ikinci eşinden mal kaçırmasının mümkün olmayacağı, asıl davada davacıların davalı ...'a vekâletin kötüye kullanılması nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının lehlerine sonuçlandığı ve kesinleştiği, dava konusu 1825 parsel sayılı bakımından yapılan devrin muvazaalı gizli bağış niteliğinde olmadığı ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK kapsamında kalmadığı, tenkis istemi yönünden; dava konusu taşınmazlardan birinin 2013 yılında davalı ... adına tescil edildiği, birçoğunun evlilik birliği içinde 1980'lı yıllarda, bir kısmının ise ikinci eşle yapılan evlilikten çok önce edinildiği, taşınmazların bedellerinin mirasbırakan tarafından verildiğinin kabul edilmesi halinde bile mirasbırakanın eşi ve çocuklarına mal varlığından kazanımlarda bulunduğu, bunun gayet doğal olduğu, ikinci eşiyle evliliğini çok sonra yaptığı, ikinci eşin saklı payını etkisiz kılmasının söz konusu olmadığı, 2013 yılında edinilen taşınmaz için de bedelinin mirasbırakan tarafından ödendiği yönünde bir ispatın olmadığı, tenkis davalarının açıklayıcı olmayıp yenilik doğuran (inşai) nitelikte davalardan olduğu, bu nedenle davacıya tenkise konu taşınmazlar için ecrimisil talep etme hakkı vermeyeceği gerekçeleriyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı - birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, kararın eksik ve hatalı olduğunu, asıl davanın kabulü kararına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmediğini, istinaf başvurusunun asıl davayı ve birleştirilen davayı kapsadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel; birleştirilen dava, tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis, ayrıca ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl davanın davacıları ... ve ... tarafından; paydaşı oldukları dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmazın vekil tayin ettikleri babaları olan davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin olarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteği ile asıl davanın açıldığı, yargılama sırasında 07.12.2015 tarihinde davalı ...'ın öldüğü, bilahare asıl davada Kenan'ın ölümü nedeniyle davalı olarak taraf haline gelen ikinci eşi ... tarafından birleştirilen davanın açıldığı, davacı ...'ın ise asıl davada da dava konusu olan 1825 parsel sayılı taşınmaz ve başka taşınmazlara ilişkin birleştirilen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
2. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, bu karar asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden verilen karara karşı davalı ve dahili davalıların istinaf talebinde bulunmadıklarından bahisle birleştirilen dava yönünden istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, istinaf dilekçesinden anlaşıldığı üzere asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... tarafından hem asıl dava hem de birleştirilen dava yönünden istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince asıl davaya ilişkin istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmemiş olup, asıl davadaki istinaf nedenleri incelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
3. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dava yönünden de istinaf incelemesinin yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, asıl ve birleştirilen dava yönünden verilecek kararlar birbirini etkileyeceğinden, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren ve 28.03.2023 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen asıl davada davacılar - birleştirilen davada davalılardan alınmasına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.