1. Ceza Dairesi 2025/7078 E. 2025/7425 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2025/7078 E. 2025/7425 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2025/7078 Esas 2025/7425 Karar 27.10.2025
1. Ceza Dairesi 2025/7078 E.,  2025/7425 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/314 E., 2024/196 K.
SUÇ : Terk, kötü muamale, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün
ihlali
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İskenderun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2020/314 Esas, 2024/196 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında;
1. Terk suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 97/1, 62, 53. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 232/1, 62, 53. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
3. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 233/1, 62, 53. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, istinaf başvurusunun süre yönünden reddiyle 08.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 2025/20046 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB - 2025/114864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2025 tarihli ve KYB - 2025/114864 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; sanığa yüklenen suçlar sebebiyle öngürülen cezanın suç tarihi dikkate alındığında miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereğince asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu;
Suç tarihinin 22.05.2012 olduğu, iddianamenin 06.10.2020 tarihinde düzenlendiği, bu haliyle olağan zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 22.05.2012 tarihinden iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/3. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66/6. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerine göre; "(6) Zamanaşımı, ...çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar." şeklinde düzenlenmekle hükümlünün inceleme konusu eylemleri gerçekleştirdiği oğlu mağdur ...'un 21.10.2007, kızı mağdur ...'ın ise 17.02.2010 doğumlu olup ...'un 21.10.2025 tarihinde 18 yaşını ikmal ettiği, ...ın ise 17.02.2028 itibariyle 18 yaşını ikmal edeceği belirlenmekle zamanaşımı gerçekleşmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın