1. Ceza Dairesi 2024/718 E. 2024/5641 K. — Yargıtay Kararı
1. Ceza Dairesi 2024/718 Esas 2024/5641 Karar 17.09.2024
1. Ceza Dairesi 2024/718 E., 2024/5641 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1366 E., 2023/2420 K. MAKTUL : ... KATILANLAR: ..., ... SUÇ : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2017/443 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik "kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a maddesi delaletiyle 87/4-2. maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2020/1318 Esas, 2023/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden eleştiri yapılarak esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, suç vasfına, sanığın eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Maktul ... ile sanık ...'nin baba-oğul oldukları, olay tarihinde maktul ...'in, oğlu sanık ...'yi aracıyla aldıktan ve onunla birlikte çay içtikten sonra araçla çarşı merkezine doğru seyir halinde iken sanığın, maktulden adına kayıtlı araziyi satmasını istediği, maktulün satmayacağını söylediği, bu sebeple aralarında yaşanan tartışma sırasında sanığın, maktule, ele geçirilemeyen silah ile ateş etmesi üzerine maktulün sağ uyluk bölgesine isabet eden mermiyle hayati tehlike geçirmeyecek ve vücudunda ağır (6.) derecede kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandığı, maktulün hastanede tedavi görürken 06.03.2016 tarihinde hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 12.05.2017 tarihli raporuna göre: maktulün ölümünün "ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı femur kırığı ve kronik obstrüktif akciğer hastalığının müşterek etkisi sonucu meydana gelmiş olduğu, ölüm ile olay arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu ancak kişinin ölüm olayı ile kendisinde mevcut olan kronik obstrüktif akciğer hastalığının da etkisi ve katkısı bulunduğu" nun anlaşıldığı olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli ve illiyet bağını ortaya koyan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/1366 Esas, 2023/2420 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2024 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.