8049
SINAİ MÜLKİYET KANUNUKanun Numarası : 6769Kabul Tarihi :
22/12/2016Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih :
10/1/2017 Sayı : 29944Yayımlandığı Düstur : Tertip
: 5 Cilt : 58 BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİAmaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak KişilerAmaç ve kapsam Madde 1- (1) Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model
ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik,
ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.
(2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel
ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların
ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.
Tanımlar Madde 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Amblem: Coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının
bu Kanun hükümlerine uygun olarak tescil edilmiş olduğunu gösteren ve Kurum tarafından
oluşturulan; tescil edildiği adla birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanılan
ya da niteliği gereği ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda
kolayca görülebilecek şekilde hak sahibi kullanıcılar tarafından uygulanan ve coğrafi
işaretler bakımından kullanılması zorunlu olan işareti,
b) Bitki çeşidi: Bir veya birden fazla genotipin ortaya çıkardığı bazı özellikleri
ile tanımlanan, aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliğiyle
ayrılan ve değişmeksizin çoğaltılmaya uygunluğu bakımından bir birim olarak kabul
edilen en küçük taksonomik kısım içerisinde yer alan bitki grubunu,
c) Biyolojik materyal: Genetik bilgi içeren ve kendi kendine üreyebilen ya
da bir biyolojik sistemde üretilebilen herhangi bir maddeyi,
ç) Bülten: Yayım ortamının türüne bakılmaksızın bu Kanunda belirtilen hususların
yayımlandığı ilgili yayını,
d) Çalışan: Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince,
başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir
işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü
olan kişiler ile kamu görevlilerini,
e) Kurum: Türk Patent ve Marka Kurumunu,
f) Kurul: Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde
yer alan Kurulu,
g) Marka vekili: Marka, tasarım ve coğrafi işaret ile geleneksel ürün adlarına
ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,
ğ) Paris Sözleşmesi: 8/8/1975 tarihli ve 7/10464 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile onaylanan Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas
Edilmesine Dair 20/3/1883 tarihli Sözleşmeyi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından usulüne
göre yürürlüğe konulmuş bu Sözleşme ile ilgili değişiklikleri,
h) Patent vekili: Patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda,
hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri,
ı) Sınai mülkiyet hakkı: Markayı, coğrafi işareti, tasarımı, patent ve faydalı
modeli,
i) Sicil: Sınai mülkiyet hakları ile geleneksel ürün adlarına ilişkin bilgilerin
yer aldığı kayıt ortamını,
j) Ücret: Bu Kanun kapsamında yer alan hizmetlere ilişkin olarak ilgili mevzuat
hükümlerine göre Kurum tarafından belirlenen varsa vergi ve harç dâhil ücreti,
ifade eder.
Korumadan yararlanacak kişilerMADDE 3- (1) Bu Kanunla sağlanan korumadan;
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da
ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler,
c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler,
ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere
sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler,
yararlanır.
BİRİNCİ KİTAPMarkaBİRİNCİ KISIMMarka Hakkı ve KapsamıMarka olabilecek işaretlerMadde 4- (1) Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin
mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan
korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde
gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler,
sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten
oluşabilir.
Marka tescilinde mutlak ret nedenleri Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi
kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren
veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları
münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş
ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek
kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek,
sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları
münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya
teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî
ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda
halkı yanıltacak işaretler.
g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan
ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş
diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları
veya adlandırmaları içeren işaretler.
h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren
işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya
hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın
tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun
tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması
hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Marka tescilinde nispi ret nedenleri MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte
başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin
aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu
yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma
ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı
bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin
kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka
veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret
sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış
markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal
veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir
markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,
markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği
hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma
hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde
yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,
fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde
hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin
sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla
aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,
önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden
itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya
benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı
üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarıMadde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine
aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin
önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren
mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı
mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle
halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma
ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına
bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık
düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına
zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir
işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde,
ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif
edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya
da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru
bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari
etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri
biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin
yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından
sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz
konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir.
Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından
önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan
akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına,
değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine
ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya
da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.
Markanın başvuru eserlerinde yer almasıMADDE 8- (1) Tescilli bir markanın, basılı olarak veya elektronik ortamda sunulan
sözlük, ansiklopedi ya da başka bir başvuru eserinde, tescilli olduğu belirtilmeden
jenerik ad izlenimi verecek şekilde yayımlanması durumunda, marka sahibinin talebine
bağlı olarak yayımcı, elektronik ortamda sunulan eserlerde derhâl, basılı eserlerde
ise yayımın talebi takip eden ilk baskısında markanın tescilli olduğunu belirtmek
suretiyle yanlışlığı düzeltir ya da markayı eserden kaldırır.
Markanın kullanılmasıMadde 9- (1) Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil
edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi
biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın
iptaline karar verilir.
(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında
markayı kullanma kabul edilir:
a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.
b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.
(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından
kullanım olarak kabul edilir.
Ticari vekil veya temsilci adına tescilli markaya ilişkin talepler
Madde 10- (1) Marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek
kadar benzerinin ticari vekil ya da temsilci adına tescilinin yapılması hâlinde,
ticari vekil veya temsilcinin haklı bir sebebi yoksa marka sahibi mahkemeden, markasının
kullanımının yasaklanmasını talep edebileceği gibi söz konusu tescilin kendisine
devredilmesini de talep edebilir.
İKİNCİ KISIMBaşvuru ve İtirazBİRİNCİ BÖLÜMBaşvuru, Rüçhan Hakkı ve İncelemeBaşvuru şartları, sınıflandırma ve bölünmeMadde 11- (1) Marka başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,
b) Marka örneğini,
c) Başvuruya konu mal veya hizmetlerin listesini,
ç) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
d) Başvuru, ortak marka veya garanti markası için yapılmışsa 32 nci madde
kapsamında düzenlenmiş teknik şartnameyi,
e) Rüçhan hakkı talebi varsa rüçhan hakkı talep ücretinin ödendiğini gösterir
bilgiyi,
f) Marka örneğinde Latin alfabesi dışında harf veya harfler kullanılmışsa
bunların Latin alfabesindeki karşılığını,
kapsar.
(2) Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep edilebilir.
(3) Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995 tarihli
ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Markaların
Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis
Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Kurum, başvuruda yer alan mal veya hizmetlerin
ait olduğu sınıflarda ve sınıf numaraları üzerinde gerekli düzeltmeleri yapabilir.
(4) Mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına,
farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez.
(5) Marka başvurusu, başvuru sahibinin talebi üzerine, tescil edilene kadar,
başvuru kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından iki ya da daha fazla başvuruya
bölünebilir.
(6) Marka başvurusunda yer alan içerikte, marka örneğinde veya mal ya da hizmet
listesinde değişiklikleri kapsamayan imla hataları ve açık maddi hatalar başvuru
sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
(7) Başvuru, sınıflandırma ve bölünmeye ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisiMADDE 12- (1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına
taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda
olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi
bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi
birinde yetkili mercilere markanın tescili için usulüne uygun olarak yaptıkları
başvuru tarihinden itibaren altı aylık süre içinde, Paris Sözleşmesi hükümleri kapsamında
aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan
hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan
hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından
rüçhan hakkı belgesi alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ya da bunların halefleri,
Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan herhangi
bir devlette yaptıkları usulüne uygun marka başvurusuna dayanarak birinci fıkrada
belirtilen esaslar çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanır.
(3) Başvuruya konu markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri Türkiye’de açılan
ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü
Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan uluslararası
sergilerde markayla birlikte teşhir eden ve markanın tasdikli örneğini ibraz eden
3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel kişiler, teşhir tarihinden itibaren
altı ay içinde Türkiye’de aynı markanın tescili için başvuru yapma konusunda rüçhan
hakkından yararlanır.
(4) Başvuruda belirtilen markanın kullanılacağı mal veya hizmetler, sergide
görünür şekilde, resmî açılış tarihinden önce markayla birlikte teşhir edilmişse
rüçhan hakkı süresi, malların sergiye konulduğu veya hizmetin teşhir edildiği tarihten
itibaren başlar.
(5) Herhangi bir sergide teşhir edilmiş mal veya hizmetler bakımından birden
çok başvuru yapılmışsa, bu mal veya hizmetleri ilk teşhir eden kişi, aynı zamanda
teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
(6) Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının
doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına konu
olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan ve aynı veya aynı
türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvurular reddedilir.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmü MADDE 13- (1) Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını başvuruyla
birlikte talep ücretini ödeyerek belirtir. Başvuru sahibi, rüçhan hakkı belgesini
başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği takdirde rüçhan hakkı talebi
yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 12 nci maddede belirtilen tarihler
itibarıyla doğar.
(3) Marka başvurusu için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda
rüçhan hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.
(4) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Madrid Protokolü kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları
Madde 14- (1) 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız
kararlaştırılan Markaların Uluslararası Tescili Konusundaki Madrid Sözleşmesi ile
İlgili Protokol kapsamında yapılan bir uluslararası başvuru, Kuruma doğrudan yapılan
bir başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Bu başvuru, uluslararası başvuru tarihinin
ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılır. Aynı tarihli birden çok uluslararası başvurunun
bulunması hâlinde uluslararası tescil numarası küçük olan başvuru önce yapılmış
sayılır.
(2) Uluslararası başvuru, başvuru veya varsa rüçhan tarihinden sonraki tarihte
yapılmış olan ancak kendisinden daha önceki tarihte Kuruma sunulmuş marka başvurusu
veya tescilli marka nedeniyle reddedilemez. Sonraki tarihli marka başvurusu, önceki
tarihli uluslararası marka başvurusu dikkate alınarak 16 ncı maddenin birinci fıkrası
hükmüne göre yeniden değerlendirilir.
(3) Madrid Protokolü kapsamında Kurum tarafından yapılan işlemler için alınan
ücretler tebliğle belirlenir.
Şeklî inceleme, şeklî eksikliklerin giderilmesi ve başvuru tarihiMADDE 15- (1) Kurum, başvurunun 3 üncü ve 11 inci maddelere uygunluğunu
şeklî bakımdan inceler. Şeklî eksiklik bulunmadığına karar verilmesi hâlinde başvuru,
başvurunun alındığı tarih, saat ve dakika itibarıyla kesinleşir. Şeklî eksiklik
bulunması hâlinde başvuru sahibine eksikliği gidermesi için iki ay süre verilir.
(2) 11 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerine ilişkin
eksiklik bulunması hâlinde başvuru tarihi eksikliğin giderildiği tarih, saat ve
dakika itibarıyla kesinleşir. 11 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f)
bentlerine ilişkin eksiklikler başvuru tarihinin kesinleşmesini etkilemez.
(3) Süresi içinde eksiklikleri giderilmeyen başvuru işlemden kaldırılır. Ancak
başvurunun birden fazla sınıfı kapsayan mal veya hizmetler için yapılmış olması
ve sınıflara ilişkin ücret eksikliğinin süresinde giderilmemesi hâlinde başvuru,
ödenen ücretin kapsadığı sınıf veya sınıflar açısından incelenir. 11 inci maddenin
birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca rüçhan hakkına ilişkin eksikliklerin giderilmemesi,
rüçhan hakkının kaybı sonucunu doğurur.
(4) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerin başvurusu
reddedilir.
Başvurunun mutlak ret nedenleri açısından incelenmesi ve yayımlanmasıMADDE 16- (1) Kurum, başvurunun şeklî yönden eksikliği bulunmadığına karar verirse
5 inci madde kapsamında başvuruyu inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru
kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği
sonucuna varılırsa başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir.
(2)Başvuru şartları eksiksiz şekilde yerine getirilmiş ve 15 inci
madde ile bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre reddedilmemiş başvuru Bültende
yayımlanır.
(3) Başvurunun, 15 inci madde ile bu maddenin birinci
fıkrası hükümlerine göre reddedilmesine yayımdan sonra karar verilmesi hâlinde bu
karar da Bültende ayrıca yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMÜçüncü Kişilerin Görüşleri, İtirazlar ve İtirazların İncelenmesiÜçüncü kişilerin görüşleriMADDE 17- (1) Marka başvurusunun yayımlanmasından sonra herkes, marka başvurusunun
5 inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hariç diğer bentleri kapsamında tescil
edilemeyeceğini belirten yazılı ve gerekçeli görüşlerini markanın tesciline kadar
Kuruma sunabilir. Ancak bu kişiler, Kurum nezdinde işlemlere taraf olamaz.
(2) Kurum, görüşleri değerlendirir ve görüşlerin yerinde olduğuna kanaat getirirse
marka başvurusunu kısmen veya tamamen reddeder.
Yayıma itirazMADDE 18- (1) Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci veya 6
ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler
tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.
(2) İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin
birinci fıkrada belirtilen süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde
ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur.
Yayıma itirazın incelenmesiMADDE 19- (1) Kurum, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi
içinde bildirmesini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve
belge sunmalarını isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin
süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında
değerlendirilir.
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz
gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de
en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz
sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık
süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler
bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair
haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından
bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın,
tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması
hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.
(3) İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin
bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu
mal veya hizmetler bakımından reddedilir. Aksi hâlde itirazın reddine karar verilir.
(4) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma
ile ilgili hususlarda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Kanunu hükümleri uygulanır.
(5) Yayıma itiraza ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Karara itirazMADDE 20- (1) Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar
gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
(2) İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli
olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde sunulmaması hâlinde
itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin
ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması
zorunludur. İtiraz süresinden sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler
eklenemez.
Karara itirazların incelenmesi Madde 21- (1) Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
(2) Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini
ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını
isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması
hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
(3) Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı
yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına
göre uzlaşmaya teşvik edebilir.
(4) Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun
nihai kararını verir.
ÜÇÜNCÜ KISIMTescil, Koruma Süresi ve YenilemeTescilMADDE 22- (1) Başvurusu eksiksiz
yapılmış veya eksiklikleri giderilmiş, 16 ncı madde uyarınca incelenmiş, yayımlanmış,
hakkında itiraz yapılmamış veya yapılan itirazların tümü nihai olarak reddedilmiş
ve tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de dâhil olmak üzere eksik evrakı,
süresi içinde Kuruma sunularak bütün aşamaları tamamlanmış bir başvuru tescil edilerek
sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Markanın tescil edilmesine ilişkin ücretin
ödenmemesi ve ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde
başvuru işlemden kaldırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen aşamalardan herhangi biri tamamlanmadan tescil
edilen marka, tescilli marka olarak kabul edilmez, başvuru işlemleri tamamlanmayan
aşamadan devam ettirilir ve bu durum Bültende yayımlanır. Bu başvuruların tekrar
tesciline karar verilirse daha önce ödenen tescil ücreti tekrar talep edilmez. Ancak
tescil tarihinden itibaren iki yıl geçmiş olması hâlinde, markanın tescil durumu
tamamlanmayan aşamadan etkilenmez.
(3) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği
verilir.
(4) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
Koruma süresi ve yenilemeMADDE 23- (1) Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır.
Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma
süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde
yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre
içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma
sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren
altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
(3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin
bir kısmı için de yenilenebilir.
(4) Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi
yeterlidir.
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren
hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIMLisansLisans MADDE 24- (1) Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı
için lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan
lisans sözleşmelerinde lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi üçüncü kişilere
de başka lisanslar verebilir. İnhisari lisans sözleşmelerinde lisans veren, başkasına
lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Lisans veren, lisans alan tarafından üretilecek malın veya sunulacak hizmetlerin
kalitesini garanti altına alacak önlemleri alır. Lisans alan, lisans sözleşmesinde
yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde marka sahibi, tescilli markadan
doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.
BEŞİNCİ KISIMHakkın Sona ErmesiBİRİNCİ BÖLÜMHükümsüzlük ve İptalHükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebiMadde 25- (1)5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin
mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları
markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı
kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında
Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine
aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya
hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa
hükümsüz kılınamaz.
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete
ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar
verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya
bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa,
sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi
olarak ileri süremez.
(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında
19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda
kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü
istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır
tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
İptal hâlleri ve iptal talebi Madde 26- (1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın
iptaline karar verilir:
a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.
b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak
markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.
c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım
sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi
veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.
ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.
(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.
(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı
kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.
(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu
tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış
olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir.
İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma
sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.
(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin
bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka
örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.
(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak
sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.
(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka
sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz
konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre
verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir.
Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını
verir.
Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi Madde 27- (1)25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar
verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya
bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu
karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep
üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının
bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.
(3) Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak
hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere,
hükümsüzlük ve ikinci fıkranın ikinci cümlesinde düzenlenmiş olan iptal kararının
geriye dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada
verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin,
hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.
(5) Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese
karşı hüküm doğurur.
(6) Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı Kuruma
resen gönderir.
(7) Hükümsüzlük veya iptal kararının kesinleşmesinden sonra marka sicilden
terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMDiğer Sona Erme Hâlleri ve SonuçlarıSona erme ve sonuçları Madde 28- (1) Aşağıdaki hâllerde marka hakkı sona erer:
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde yenilenmemesi.
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi.
(2) Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş olduğu andan
itibaren hüküm ifade eder.
(3) Marka sahibi, markanın tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin tamamından
veya bir kısmından vazgeçebilir. Vazgeçme yazılı olarak Kuruma bildirilir ve vazgeçme
nedeniyle marka hakkının sona erdiği Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt
tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Sicile kaydedilmiş hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça marka sahibi
marka hakkından vazgeçemez. Marka üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği
iddia edilmiş ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin
izni olmadıkça, markadan doğan haklardan vazgeçilemez.
(5) Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce, başvuru sahibi tarafından
geri çekilebilir. Marka hakkından vazgeçmeye ilişkin hükümler marka başvurusunun
geri çekilmesi hakkında da uygulanır.
ALTINCI KISIMMarka Hakkına TecavüzMarka hakkına tecavüz sayılan fiillerMadde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde
kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar
benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın
taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan
markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak,
ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu
ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek
veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında
def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin
belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler Madde 30- (1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle
tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya
da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi
olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli
para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans
veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis
ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın
Türkiye’de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır.
(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa
arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle
üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde
hakkında cezaya hükmolunmaz.
YEDİNCİ KISIMGaranti Markası ve Ortak MarkaGaranti markası ve ortak markaMADDE 31- (1) Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında birçok işletme
tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini
ve kalitesini garanti etmeye yarayan işarettir.
(2) Garanti markasının, marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden bağlı
olan işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.
(3) Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir
grup tarafından kullanılan işarettir.
(4) Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin
mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.
Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesiMadde 32- (1) Garanti markası veya ortak markanın tescili için markanın
kullanımına ilişkin usul ve esasları gösteren teknik şartnamenin başvuruyla birlikte
sunulması zorunludur.
(2) Garanti markası teknik şartnamesi; markanın garanti ettiği mal veya hizmetlerin
ortak özelliklerini, markanın kullanılma usullerini, markayı kullanım hakkının verilmesinden
sonra denetimlerin nasıl ve hangi sıklıkta yapılacağı ile teknik şartnameye aykırı
kullanma hâlinde uygulanacak müeyyideleri belirler.
(3) Ortak marka teknik şartnamesi; ortak markayı kullanmaya yetkili işletmeler
ile bu işletmelerin oluşturdukları topluluğa üyelik şartlarını, markanın kullanım
şartları ve varsa müeyyideleri belirler. Ortak markanın tescili ve ortak marka hakkından
vazgeçilmesi için gruba dâhil işletmelerin tümü birlikte hareket eder.
(4) Ortak markayı kullanmaya yetkili olan gruba dâhil işletmeler tek başına
dava açmaya yetkilidir.
(5) Teknik şartnamede yapılacak değişiklikler, Kurum tarafından onaylanmadıkça
uygulanamaz.
(6) Teknik şartname, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen şartları içermediği
ya da kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu takdirde, teknik şartnamede
gerekli değişikliklerin yapılması, Kurum tarafından marka sahibine bildirilir. Marka
sahibinin bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli değişiklikleri yapmaması
ve teknik şartnameyi düzeltmemesi hâlinde garanti markası veya ortak markanın tescil
talebi reddedilir.
(7) Marka sahibinin, garanti markası veya ortak markanın devamlılık arz eder
biçimde teknik şartnameye aykırı olarak kullanılmasını engellemek için gerekli önlemleri
almaması sebebiyle ilgili kişilerin, Cumhuriyet savcısının veya ilgili kamu kurum
ve kuruluşunun başvurusu üzerine tanınan süre içinde söz konusu aykırı kullanımın
düzeltilmemesi hâlinde, markanın iptaline karar verilir.
(8) Teknik şartnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İKİNCİ KİTAPCoğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün AdıBİRİNCİ KISIMCoğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı HakkıKoruma kapsamındaki ürünlerMADDE 33- (1) Doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden,
el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun
olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından
yararlanır.
Menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adıMADDE 34- (1) Coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri
bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren
işarettir. Coğrafi işaretler, aşağıda belirtilen özelliklerine göre menşe adı ya
da mahreç işareti olarak tescil edilir:
a) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda
ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve
beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi
alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adıdır.
b) Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan,
belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile
özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi
alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar mahreç işaretidir.
(2) Coğrafi bir yer adı içermese dahi birinci fıkrada yer alan şartları taşıyan
bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve
coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti olabilir.
(3) Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir
ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan
adlar, aşağıdaki şartlardan en az birini sağlaması hâlinde geleneksel ürün adı olarak
tanımlanır:
a) Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel
bileşimden kaynaklanması.
b) Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması.
Tescil edilmeyecek adlarMADDE 35- (1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret olarak tescil edilmez:
a) 34 üncü madde kapsamına girmeyen adlar.
b) Ürünlerin öz adı olmuş adlar.
c) Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve
çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar.
ç) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu
yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan
adlar.
e) Tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen
eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar.
(2) Aşağıda sayılanlar geleneksel ürün adı olarak tescil edilmez:
a) 34 üncü maddede yer alan geleneksel ürün adına ilişkin şartları taşımayan
adlar.
b) Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar.
c) Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar.
ç) Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar.
d) 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu
yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan
adlar.
İKİNCİ KISIMBaşvuru ve İtirazlarBİRİNCİ BÖLÜMCoğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı BaşvurusuBaşvuru hakkı MADDE 36- (1) Aşağıda sayılanlar coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil başvurusunda
bulunma hakkına sahiptir:
a) Üretici grupları.
b) Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları
ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.
c) Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını
korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler.
ç) Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili
üretici.
(2) Bu Kitap kapsamında üretici; tarım ürünlerini, gıda
maddelerini, madenleri, el sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya işleyen yahut
tedarik zincirinde yer alarak ürünün tescile konu özelliklerini etkileyen bir işlem
yapan kişiyi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna veya bileşimine bakılmaksızın
aynı ürünün üreticilerinden oluşan birliği ifade eder.
Başvuru şartlarıMADDE 37- (1) Coğrafi işaret başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına
sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri de içeren başvuru formu.
b) Başvuru yapan gerçek veya tüzel kişinin ürünün tek üreticisi olması hâlinde,
bu hususu ispatlayan bilgi ve belgeler.
c) Tescili istenen coğrafi işaretin adı, menşe adı veya mahreç işaretinden
hangisine uygun olduğuna ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile coğrafi işaret tanımına
uygunluğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.
ç) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.
d) Coğrafi alanın sınırlarını açıkça tanımlayan ve belirleyen bilgi ve belgeler.
e) Üretim metoduna ve varsa söz konusu ürüne özelliğini veren yerel üretim
teknikleri ile usul ve adetlere ilişkin bilgi ve belgeler.
f) Coğrafi işaret tanımı kapsamında coğrafi işaret tesciline konu olan ürünün
niteliğinin, ününün veya diğer özelliklerinin söz konusu coğrafi alan ile bağlantısını
kanıtlayan bilgi ve belgeler.
g) Ürünün söz konusu coğrafi alandaki tarihsel geçmişine ilişkin bilgi ve
belgeler.
ğ) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak
açıklayan bilgi ve belgeler.
h) Coğrafi işaretin kullanım biçimi ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini
açıklayan bilgiler.
ı) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(2) Geleneksel ürün adı başvurusu aşağıda belirtilen unsurları içerir:
a) Başvuru yapanın kimliğine ve 36 ncı maddede belirtilen başvuru hakkına
sahip olanlardan hangisine dâhil olduğuna ilişkin bilgileri içeren başvuru formu.
b) Tescili istenen geleneksel ürün adına ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile
34 üncü maddede yer alan tanıma uygun olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler.
c) Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal,
mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler.
ç) Ürün içeriğinde yer alan hammadde ve diğer bileşenlerin özellikleriyle
birlikte ürün karakteristiğine işaret eden ürün hazırlama tekniklerinin de açıklandığı
üretim metodu tanımı.
d) 49 uncu madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak
açıklayan bilgi ve belgeler.
e) Geleneksel ürün adının kullanım biçimini ve varsa etiketleme ve ambalajlama
usullerini açıklayan bilgi ve belgeler.
f) Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.
(3) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvurularına ilişkin diğer usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvurunun incelenmesi ve yayımıMADDE 38- (1) Kurum, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularını 33 ila 37
nci ve 39 uncu maddelere göre inceler.
(2) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin başvuru formunda bulunmaması
hâlinde başvuru yapılmamış sayılır. Başvurunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar
Kurumun nihai kararı olup, 40 ıncı madde kapsamında itiraza konu olamaz.
(3) Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç olmak üzere başvuruda
37 nci maddede yer alan şartların yerine getirilmediğinin tespit edilmesi hâlinde,
Kurum bu eksikliklerin giderilmesini ister. Eksik bilgi ve belgelerin süresi içinde
gönderilmemesi veya gönderilen bilgi ve belgelerin şartları karşılamaması hâlinde
başvuru reddedilir. Talep edilmesi hâlinde, eksikliklerin giderilmesi için iki defayı
geçmemek üzere ek süre verilir.
(4) Kurum, teknik bilgilerin değerlendirilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan
görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep
edilmesi hâlinde söz konusu ücret Kurum tarafından ödenir.
(5) Bu madde kapsamında incelenerek uygun bulunan başvurular Bültende yayımlanır.
(6) Başvurunun incelenmesi ve yayımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
Yabancı ülke kaynaklı başvurularMADDE 39- (1) Uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı
ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurularına bu Kanun hükümlerinin
uygulanması için 37 nci maddede belirtilen şartlara ek olarak aşağıdaki şartlar
ayrıca aranır:
a) Başvuruya konu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının kaynak ülke ya
da dâhil olduğu uluslararası topluluk tarafından korunuyor olması.
b) 49 uncu maddede belirtilen denetim şartlarının kaynak ülkede sağlanmış
olması.
c) Kaynak ülkenin, Türkiye’den yapılacak coğrafi işaret veya geleneksel ürün
adı tescil başvurularına eşit koruma sağlaması.
(2) Yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret veya geleneksel
ürün adı başvurusu Türkiye’de korunan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı ile
aynı ise inceleme, bölgesel ve geleneksel kullanım ile benzer adların tüketici tarafından
birbiriyle karıştırılması riski göz önüne alınarak yapılır. Bu gibi coğrafi işaretlerin
ve geleneksel ürün adlarının kullanımına, sadece üretildiği kaynak ülkenin açık
ve görülebilir şekilde etikette belirtilmesi hâlinde izin verilir.
İKİNCİ BÖLÜMİtiraz ve İtirazın İncelenmesiİtiraz ve itirazın incelenmesiMADDE 40- (1) Başvuru yapan, 38 inci madde çerçevesinde reddedilen başvuruyla
ilgili olarak kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı
olarak Kuruma itiraz edebilir.
(2) Tescil talebinin 33 ila 37 nci ve 39 uncu maddelere uygun olmadığı iddiasıyla
üçüncü kişiler veya 48 inci madde kapsamında önceki tarihli herhangi bir hak sahibi
tarafından, başvurunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekçeli
ve yazılı olarak itirazda bulunulabilir. Başvuru yapana itiraz yapıldığına ilişkin
bilgi verilerek görüşü istenir.
(3) İtiraza ilişkin ücretin, itiraz süresi içinde ödenmesi ve ödendiğine ilişkin
bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması zorunludur. Aksi takdirde itiraz yapılmamış
sayılır. Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan itirazlardan ücret alınmaz.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca yapılan itirazlar
yönetmelikle belirlenen esaslar çerçevesinde Kurul tarafından incelenir. Kurul itirazda
ileri sürülen hususların değerlendirilmesi için ilgili kurum veya kuruluşlardan
görüş talep edebilir. Görüş için ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından ücret talep
edilmesi hâlinde söz konusu ücret itiraz eden tarafından ödenir.
(5) Kurum gerekli görmesi hâlinde tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Uzlaşma
ile ilgili hususlarda 6325 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(6) İtirazın incelenmesi sonucunda başvurunun biçim veya kapsamında değişiklik
yapılması hâlinde başvurunun son hâli, değişikliğe uğrayan kısım ayrıca belirtilmek
suretiyle Bültende yayımlanır. Bu yayıma itiraz edilemez.
(7) İtiraz üzerine başvurunun reddedilmesi hâlinde karar Bültende yayımlanır.
ÜÇÜNCÜ KISIMTescil ve Değişiklik TalepleriTescilMADDE 41- (1) Bültende yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde hakkında
herhangi bir itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya
itirazların değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden
itibaren iki ay içinde tescil ücretinin ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin
aynı süre içinde Kuruma sunulması şartıyla tescil edilir, sicile kaydedilir ve Bültende
yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi hâlinde sicil örneği verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Değişiklik talepleri MADDE 42- (1) Tescil edilen coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
tescile konu özelliklerinde değişiklik olması hâlinde değişiklik talebi, ücretinin
ödenmesi şartıyla menfaati bulunanlar tarafından yapılabilir.
(2) Değişiklik talebi, 38 inci madde kapsamında incelenir ve uygun bulunan
değişiklikler Bültende yayımlanır. Değişikliğe, yayım tarihinden itibaren üç ay
içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edilebilir. Bu itirazlar, 40 ıncı maddeye
göre incelenir. İtiraz olmaması veya inceleme sonucunda itirazın reddedilmesi hâlinde
değişiklikler Bültende yayımlanır ve yayımı tarihi itibarıyla kesinleşir. Değişiklikler,
ilgililer tarafından yayım tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde uygulanır.
(3) Değişiklik taleplerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvuru yapan veya tescil ettirenlerde değişiklik MADDE 43- (1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapanların veya tescil
ettirenlerin, 36 ncı ve 49 uncu maddelerde belirtilen şartları sağlamadığına mahkeme
tarafından karar verilmesi veya bu durumun Kurum tarafından resen tespiti ya da
başvuru yapan veya tescil ettiren kişiler tarafından değişiklik beyanının Kuruma
yazılı olarak bildirilmesi hâlinde bu karar, tespit ya da beyan Bültende yayımlanır.
Yayım tarihinden itibaren üç ay içinde 36 ncı maddedeki şartları taşıyan ilgililer
tarafından başvuru veya tescil kayıtlarında değişiklik talebinde bulunulabilir.
Talep olmaması veya yapılan taleplerin uygun bulunmaması hâlinde coğrafi işaret
veya geleneksel ürün adı hakkı sona erer ve bu durum Bültende yayımlanır. Birden
çok talep olması hâlinde, Kurum, yönetmelikle belirlenen usule uygun olarak en uygun
talebi kabul eder.
(2) Başvuru yapan veya tescil ettiren ile 36 ncı ve 49 uncu maddelerde belirtilen
şartları sağlayanın anlaşması hâlinde kayıtlardaki değişiklik talebi, belgelerin
sunulması ve ücretinin ödenmesi şartıyla Kuruma yapılır. Talebin kabul edilmesi
hâlinde değişiklik Bültende yayımlanır.
(3) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı başvurusu yapan veya tescil ettiren
kişilerin isim, adres, unvan veya nev’inde meydana gelen değişiklikler sicile kaydedilerek
Bültende yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIMHakkın Kapsamı, Kullanım ve DenetimCoğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların
kapsamı MADDE 44- (1) Bir ürüne ilişkin coğrafi işaret koruması bu Kanun çerçevesinde tescil
yoluyla elde edilir.
(2) Coğrafi işareti tescil ettiren ile tescil edilmiş coğrafi işaretin kullanım
hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin;
a) Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün özelliklerini
taşımadığı hâlde coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil
kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle
ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen
amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı kullanımının,
b) Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten açıklamalar
yahut stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde
gibi terimler içerse veya başka bir dile tercüme edilmiş olsa dahi, tescilli coğrafi
işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini taşımayan ya da çağrışım yapacak şekilde
benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı kullanımının veya taklidinin,
c) Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında,
tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil
edilmiş doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış
veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesinin,
ç) Tescilli coğrafi işarete ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımının,
önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar, üçüncü
kişilere karşı tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder.
Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve coğrafi
işaret tescilinin yayımlanmış olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek
fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak, tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.
(4) Tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüşmüş olduğu kabul
edilmez.
(5) Coğrafi işaret korumasına konu adın bir kısmı, ürünün öz adından oluşsa
bile tescil ile sağlanan koruma bu öz adları kapsamaz.
(6) Ürünün öz adı, o ürünün ilk üretildiği veya pazarlandığı bölge veya yöreyle
ilgili olsa bile bir ürünün genel adı hâline gelmiş adıdır. Bir adın ürünün öz adına
dönüşüp dönüşmediğinin tespitinde, söz konusu ürünün tüketim alanında halkın bu
adı kullanımı ve ilgili diğer kanuni düzenlemeler göz önünde bulundurulur.
(7) Tescil edilen coğrafi işaret tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.
Geleneksel ürün adı korumasının elde edilmesi
ve tescilden doğan hakkın kapsamıMADDE 45- (1) Bir ürüne ilişkin geleneksel ürün adı koruması bu Kanun çerçevesinde
tescil yoluyla elde edilir.
(2) Geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş
geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler üçüncü kişilerin aşağıda sayılan
fiillerinin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı
hâlde tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin,
ürünün ününden yarar sağlayacak şekilde kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri
andıran ürünlerle ilgili olarak ticari amaçlı kullanımı.
b) Tescilli ürün adına ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı şekilde kullanımı.
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini
ve tescilli ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı
hâlde, ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili
herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin
yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.
(3) Geleneksel ürün adı tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı
tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvuru
yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve geleneksel ürün
adı tescilinin yayımlanmış olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller
nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine
ilişkin olarak tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.
(4) Tescil edilen geleneksel ürün adı tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.
(5) Bu Kanun kapsamında geleneksel ürün adlarına sağlanan koruma, başta coğrafi
işaretler ve markalar olmak üzere diğer sınai mülkiyet hakları kapsamında kazanılmış
haklara halel getirmez.
Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımıMADDE 46- (1) Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen
şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından
kullanılır. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına
yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur.
(2) Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkına
sahip olan kişiler, söz konusu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını, amblem
ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanır. Coğrafi işaretler bakımından
amblemin kullanılması zorunludur.
(3) Ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte coğrafi işaretin veya geleneksel
ürün adının ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda, amblem
ile tescilli işaret veya ad, kullanım hakkına sahip olanlar tarafından işletmede
kolayca görülecek şekilde bulundurulur.
(4) Geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
(5) Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı ile amblem
ve amblemin kullanımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İyiniyetli kullanım MADDE 47- (1) Gerçek kişi adının veya tüzel kişi unvanının, söz konusu kişiler veya
halefleri tarafından, ticaret sırasında halkı yanıltıcı mahiyette olmayan kullanımları,
44 üncü ve 45 inci maddelerde belirtilen hâllerin ihlali sayılmaz.
Markalarla ilişkiMADDE 48- (1) Coğrafi işaretin tescilinden sonra 44 üncü maddede belirtilen
biçimlerde veya tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak
üzere yapılan marka başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz
kılınabilir.
(2) Coğrafi işaretle aynı veya benzer bir marka, coğrafi işaretin korunmasından
önce iyiniyetle tescil edilmiş veya bu markanın kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmışsa,
coğrafi işaretin hak sahibine verdiği yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve
iyiniyetli kullanımına zarar vermez.
(3) Tescilli bir markanın sahip olduğu itibar, ün ve kullanım süresi de göz
önünde bulundurularak bu marka ile aynı veya benzer olması sebebiyle markanın varlığına
zarar verici veya gerçek kaynağı konusunda yanıltıcı olacak nitelikteki adların
coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı olarak tesciline, önceki tarihli hak sahibinin
itirazı üzerine izin verilmez.
Kullanımın denetimiMADDE 49- (1) Coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımının
denetimi; tescilli coğrafi işaretleri ve geleneksel ürün adlarını taşıyan ürünlerin
üretimi, piyasaya arzı veya dağıtımı aşamalarında veya ürün piyasada iken kullanımının
tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunun denetimine ilişkin her türlü faaliyeti
kapsar.
(2) Denetim, başvuruda belirtilen ve Kurum tarafından yeterliliği onaylanan
denetim mercii tarafından yerine getirilir. Sicilde yer alan denetim merciinde değişiklik,
Kurumun onayı ile yapılabilir.
(3) Denetim raporları, tescilin Bültende yayımlandığı tarihten itibaren yılda
bir Kuruma sunulur. Ancak şikâyet olması hâlinde, Kurum denetim raporlarının süresinden
önce sunulmasını talep edebilir.
(4) Denetim raporlarının incelenmesi sonucunda eksiklik varsa tescil ettirene
bildirilerek altı ay içinde eksikliğin giderilmesi istenir. Eksikliğin süresi içinde
giderilmemesi veya denetim faaliyetinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinin
tespit edilmesi hâlinde 43 üncü madde hükmü uygulanır.
(5) Tescil ettiren, denetime ilişkin masrafları denetlenenlerden talep edebilir.
(6) Denetime ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(7) Bu Kitapta belirtilen denetim, başvuru yapan tarafından oluşturulan denetim
merciinin yaptığı denetimleri kapsamakta olup, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı
Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile diğer kanunlarda yer
alan coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının denetimine ilişkin hükümler
saklıdır.
BEŞİNCİ KISIMHakkın Sona ErmesiBİRİNCİ BÖLÜMHükümsüzlükHükümsüzlük talebi ve hükümsüzlük hâlleriMADDE 50- (1) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü menfaati olanlar
tarafından mahkemeden istenebilir.
(2) Mahkeme;
a) Tescilin 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 37 nci veya 39 uncu maddelerde belirtilen
şartlardan herhangi birine uygun olmaması,
b) Tescilin 36 ncı madde uyarınca başvuru hakkına sahip
olanlar tarafından yapılmamış olması,
c) Denetim işlemlerinin, 49 uncu maddede belirtilen biçimde yerine getirilmemesi,
hâllerinde tescilli coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının hükümsüz sayılmasına
karar verir.
(3) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğüne ilişkin dava,
sicilde tescil ettiren olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Bu davalarda Kurum taraf
gösterilmez.
Hükümsüzlüğün etkisiMADDE 51- (1) Mahkeme tarafından coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının
hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, tescil edilen coğrafi işarete ve geleneksel
ürün adına bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkı sahiplerinin
kötüniyetli hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak
üzere, coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının hükümsüzlüğü kararının geriye
dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Karardan önce tescilin sağladığı haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş
ve uygulanmış kararlar.
b) Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendi kapsamındaki sözleşmeler uyarınca ödenmiş bedelin,
hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir.
(4) Kesinleşmiş mahkeme kararı mahkemece resen Kuruma bildirilir. Hükümsüz
kılınan coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı, sicilden terkin edilir ve terkine
ilişkin bilgi Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMHak ve Sorumluluktan VazgeçmeTescilin sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçmeMADDE 52- (1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını tescil ettiren,
tescilin sağladığı haklarından ve kullanımın denetimiyle ilgili sorumluluklarından
vazgeçebilir. Vazgeçme talebi Bültende yayımlanır.
(2) Bültendeki yayımı takip eden üç aylık süre içinde 36 ncı maddede belirtilen
şartları taşıyanlar tarafından tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde
bulunulması hâlinde, bu talep 43 üncü madde hükümleri çerçevesinde incelenir.
(3) Üç aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde
bulunulmaması hâlinde, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescili üç aylık
sürenin sonunda Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve terkine ilişkin bilgi
Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Vazgeçmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. ALTINCI KISIMHakka TecavüzCoğrafi işaret hakkına tecavüz sayılan fiillerMADDE 53- (1) Tescilli coğrafi işaretin aşağıda belirtilen biçimdeki kullanımları coğrafi
işaret hakkına tecavüz sayılır:
a) Coğrafi işaret tesciline konu ürünün özelliklerini
taşımadığı hâlde, coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil
kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle
ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen
amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı kullanımı.
b) Ürünün gerçek menşeini veya coğrafi işaretin tercümesini veya stilinde,
tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi açıklamaları
içerse bile coğrafi işaretin kötüye kullanımı, taklidi veya coğrafi işareti çağrıştıran
şekilde kullanımı.
c) Coğrafi işareti taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtımında ya
da ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil kapsamındaki nitelikleri
ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama ya da işarete
yer verilmesi.
ç) Coğrafi işarete ilişkin amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.
(2) Coğrafi işareti kullanma hakkına sahip olanlar, coğrafi işaretten doğan
haklara tecavüz sayılan fiilleri tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirerek dava
açılmasını talep edebilir. Tescil ettirenin talebi kabul etmemesi veya bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde dava açmaması hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar,
yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir. Açılan dava tescil ettirene ihbar
olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında, kullanma hakkına sahip olanlar,
süreyle bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
İhtiyati tedbire karar verilmesi durumunda dava açılabilmesi için belirtilen sürenin
dolması beklenmez.
(3) Coğrafi işaretin tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura
üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz. Ancak tescille ilgili
kayıt ve işaretler kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.
(4) Coğrafi işaret başvurusu yayımlandığı takdirde, başvuruyu yapan, coğrafi
işarete yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına
sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun
yayımlanmamış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından
hükmolunursa başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiillerMADDE 54- (1)Tescil edilmiş geleneksel ürün adının aşağıda belirtilen
biçimdeki kullanımları, geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılır:
a) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı
hâlde, 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile
birlikte kullanılması suretiyle, ürünün ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak
kullanımı veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli
ürün adına tahsis edilen amblemin ticari amaçlı kullanımı.
b) Amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı.
c) Geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini ve tescilli
ürün adı için 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı hâlde,
ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi
bir yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı
herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi.
(2) Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin bu adı kullanım hakkına
sahip olanlarca tespit edilmesi hâlinde, tecavüz bu kişilerce tescil ettirene noter
vasıtasıyla bildirilerek dava açması talep edilebilir. Tescil ettirenin talebi kabul
etmemesi veya bildirimi aldığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması
hâlinde, kullanma hakkına sahip olanlar, yapılan bildirimi de ekleyerek dava açabilir.
Açılan dava tescil ettirene ihbar olunur. Ancak ciddi bir zarar tehlikesi karşısında,
kullanma hakkına sahip olanlar, süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar
verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbire karar verilmesi hâlinde, dava açılabilmesi için belirtilen
sürenin dolması beklenmez.
(3) Geleneksel ürün adı başvurusu, yayımlandığı takdirde,
başvuruyu yapan, geleneksel ürün adına yönelik bu maddede sayılan tecavüzlerden
dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından
haberdar edilmiş ise başvurunun yayımlanmamış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin
kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa başvurunun yayımından önce
de tecavüzün varlığı kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ KİTAPTasarımBİRİNCİ KISIMTasarım Hakkı ve KapsamıTasarım ve ürünMADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki
süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden
kaynaklanan görünümüdür.
(2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya
elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan
parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını,
grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder.
(3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen
parçalardan oluşan üründür.
(4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli
tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım
olarak korunur.
Yenilik ve ayırt edicilik MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla
bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni
ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında
görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik
şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri
hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel
izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede
sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Kamuya sunmaMADDE 57- (1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme,
kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın
gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
(2)Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan
talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya
da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri
ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama
tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
Koruma kapsamı ve koruma dışı hâllerMADDE 58- (1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe
sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir.
(2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede
sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
(3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846
sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu
Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
(4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik
olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi
zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık
alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve
kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği
işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren
tasarımlar.
(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden
oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak
çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır.
Tasarım hakkının kapsamı ve sınırlarıMADDE 59- (1) Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler,
tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı
ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz
veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı
ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.
(2) Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen
fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim
itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir.
Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi
mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma
kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.
(3) Aşağıda sayılan fiiller tasarım hakkının kapsamı dışındadır:
a) Özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller.
b) Deneme amaçlı fiiller.
c) Ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal
kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile
eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar.
ç) Yabancı ülkede kayıtlı olup geçici olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde bulunan deniz veya hava taşıt araçlarındaki ekipman, bu araçların onarımı
için kullanılmak üzere ithal edilen yedek parça ve aksesuarlar ile bu araçların
onarım fiilleri.
(4) Birleşik ürünün görünümüne bağımlı olan parçaların, birleşik ürüne orijinal
görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarım amacıyla ve bu parçaların kaynağı konusunda
yanıltıcı olmamak şartıyla tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten üç yıl sonra
kullanılması tasarım hakkının ihlali sayılmaz.
(5) Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yayımlanan eşdeğer parçaların
dördüncü fıkra kapsamında ve tasarımın piyasaya ilk sürüldüğü tarihten itibaren
üç yıl içinde kullanımı tasarım hakkının ihlali sayılmaz.
(6) Yayım erteleme talebinde bulunulan tasarımlar için, tasarımlara ait görsel
anlatımların Bültende yayımlanmasına kadar ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Önceki kullanımdan doğan hakMADDE 60- (1) Başvuru tarihinden önce, tescilli tasarımın koruma kapsamına giren ve
tescilli tasarımdan bağımsız olarak yapılan tasarımı iyiniyetli olarak ticari amaçla
ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler almış
kişilere karşı önceki kullanımından dolayı, bu hazırlıklarla sınırlı olmak üzere
işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde tasarımı kullanma hakkı verilir.
Önceki kullanımdan doğan hak, sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.
(2) Önceki kullanımdan doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez
ve devredilemez. Bu hakkın devri işletmenin devriyle mümkündür.
İKİNCİ KISIMBaşvuru, İnceleme ve TescilBİRİNCİ BÖLÜMTasarım Başvurusu, Rüçhan Hakkı ve İncelemeBaşvuru şartları, sınıflandırma ve çoklu başvuruMADDE 61- (1) Tasarım başvurusu;
a) Başvuru sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri içeren başvuru formunu,
b) Tasarımın görünümünü yansıtan ve yayım yoluyla çoğaltılmaya elverişli görsel
anlatımını,
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün adını,
ç) Tasarımcının veya tasarımcı grubundaki tasarımcıların adlarını,
d) Tescil isteme hakkının tasarımcı veya tasarımcılardan ne şekilde elde edildiğine
ilişkin bilgiyi,
e) Varsa yayım erteleme talebini,
f) Vekil tayin edilmişse vekile ilişkin bilgiyi,
kapsar.
(2) Başvuru konusunun iki boyutlu bir tasarım olması ve 66 ncı maddeye göre
yayım erteleme talebinde bulunulması hâlinde birinci fıkranın (b) bendinde istenen
görsel anlatım yerine tasarımın örneği verilebilir.
(3) Başvuruda ayrıca; tasarımın görsel anlatımını veya
örneğini açıklayan tarifname verilebilir, tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı
ürünlerin sınıfı belirtilebilir. Bu madde kapsamında yer alan ürün adı, sınıfı ve
tarifnamede verilen bilgiler koruma kapsamını etkilemez.
(4) Başvuru işlemlerine ilişkin ücretlerin ödenmemesi ve süresi içinde ödemeye
ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.
(5) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünlerin sınıflandırılmasında,
5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan
Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Locarno Anlaşması
hükümleri uygulanır.
(6) Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen, tasarımın görsel anlatımı üzerinde
yer alan yazılı ibareler, ifade ettikleri kavramlar üzerinde inhisari hak sağlamaz.
(7) Birden çok tasarımın tescil talebi, ek başvuru ücretinin ödenmesi şartıyla
çoklu başvuru altında yapılabilir. Çoklu başvurularda, süslemeler hariç olmak üzere,
tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı her bir ürünün, aynı sınıfa dâhil olması
gerekir.
(8) Çoklu başvuru veya çoklu tescili oluşturan tasarımlar bu Kanunun uygulanmasında
ayrı ayrı değerlendirilir.
(9) Çoklu başvuruda, yedinci fıkrada belirtilen şartlara
uymayan tasarımlar için tescil talebinde bulunulmuş veya tasarım sayısı belirlenen
sayıyı aşmışsa Kurum bu tasarımlar için bölünmüş başvuru yapılmasını ister. Bölünmüş
her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvuru tarihidir. İlk başvuruda rüçhan hakkı
talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da tanınır.
(10) Tasarımcı, isminin başvuruda belirtilmemesi hâlinde, tasarımcı olarak
belirtilmesini isteme hakkına sahiptir. Ancak, tasarımcı isminin gizli tutulmasını
da talep edebilir. Başvuru sahibi tasarımcı değilse veya tasarımcılardan sadece
biri veya birkaçıysa, başvuru sahibinin tasarımcı veya tasarımcılardan tasarım başvurusu
yapma hakkını ne şekilde elde ettiği başvuruda açıklanır.
(11) Tasarım başvurusunda yer alan imla hataları ve açık maddi hatalar, tasarım
örneğini değişikliğe uğratmaması şartıyla başvuru sahibinin talebi üzerine düzeltilir.
(12) Çoklu başvuruda yer alabilecek tasarım sayısı ve başvuruya ilişkin diğer
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisiMADDE 62- (1) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına
taraf devletlerden birinin uyruğunda olan ya da bu devletlerden birinin uyruğunda
olmamakla birlikte bunlardan birinde yerleşim yeri veya işler durumda ticari müessesesi
bulunan gerçek ya da tüzel kişiler veya bunların halefleri, bu devletlerin herhangi
birinde yetkili mercilere tasarım veya faydalı model tescili için usulüne uygun
olarak yaptıkları başvuru tarihinden itibaren altı ay süreyle, Paris Sözleşmesi
hükümleri kapsamında aynı tasarım için Türkiye’de başvuru yapma konusunda rüçhan
hakkından yararlanır. Bu süre içinde kullanılmayan rüçhan hakları düşer. Rüçhan
hakkından yararlanılabilmesi için ilk başvuru yapılan devletin yetkili makamından
rüçhan hakkı belgesi alınması şarttır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen gerçek veya tüzel kişiler ile bunların halefleri,
Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf olmayan bir
devlette usulüne uygun tasarım başvurusu yapmışsa, birinci fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanır.
(3) Aynı devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile aynı konudaki sonraki
bir başvuru; sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvurunun kamunun incelemesine
açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması
veya reddedilmesi ve rüçhan hakkı talebine temel oluşturmaması şartıyla, rüçhan
hakkının belirlenmesinde ilk başvuru olarak kabul edilir. Önceki başvuru, rüçhan
hakkı talebi için dayanak oluşturmaz.
(4) 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen gerçek veya
tüzel kişiler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
(5) Başvurusu yapılan tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünü Türkiye’de
açılan ulusal ya da uluslararası sergilerde ya da Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret
Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf devletlerde açılan resmî ya da resmî olarak tanınan
uluslararası sergilerde teşhir eden 3 üncü maddede belirtilen gerçek veya tüzel
kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’de başvuru
yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
(6) Başvurusu yapılan tasarım veya tasarımın uygulandığı ürün, sergide görünür
şekilde resmî açılış tarihinden önce teşhir edilmişse rüçhan hakkı süresi ürünün
sergiye konulduğu tarihten itibaren başlar.
(7) Bir sergide teşhir edilmiş ürünle aynı veya benzeri bir ürün hakkında
birden fazla tasarım başvurusu yapılması hâlinde, bu ürünü sergiye ilk koyan kişi,
ürünün sergiye aynı zamanda konularak teşhir edilmesi hâlinde ise ilk başvuruda
bulunan kişi rüçhan hakkından yararlanır.
(8) Birinci ve beşinci fıkralarda belirtilen süreler içinde rüçhan hakkına
dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten itibaren
üçüncü kişiler tarafından yapılan rüçhan hakkına konu tasarım başvurusunun kapsamına
giren başvurular ile bunlar adına yapılan tasarım tescilleri hüküm ifade etmez.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmüMADDE 63- (1)Rüçhan hakkı talebi başvuruyla birlikte yapılır. Bu
talebe ilişkin belgeler, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma sunulur.
Aksi takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
(2) Rüçhan hakkının hüküm ve sonuçları, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca
rüçhan hakkının talep edildiği başvurunun tarihi veya 62 nci maddenin beşinci ve
altıncı fıkralarında belirtilen tarihler itibarıyla doğar.
(3) Bir tasarım için birden fazla rüçhan hakkı talep edilmesi durumunda rüçhan
hakkı, geçerli olan ilk rüçhan tarihi itibarıyla başlar.
(4) Sergilerdeki teşhirden doğan rüçhan hakkı, 62 nci maddenin birinci fıkrasına
göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İncelemeMADDE 64- (1) Kurum, başvurunun 61 ila 63 üncü maddelerde belirtilen şartlara uygunluğunu
inceler. İnceleme sonucunda 61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen şartlar bakımından herhangi bir eksikliğin olmadığına karar verilmesi
hâlinde başvuru tarihi, başvurunun Kurum tarafından alındığı tarih itibarıyla kesinleşir.
(2) 61 ila 63 üncü maddeler uyarınca yapılan incelemede tespit edilen eksikliklerin
süresi içinde giderilmesi hâlinde başvuru tarihi, başvurunun ilk yapıldığı tarih
olarak kesinleşir. Ancak 61 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde
yer alan bilgi ve belgelerle ilgili eksikliklerin süresi içinde giderilmesi hâlinde
başvuru tarihi, bu eksikliklerin giderildiği tarih olarak kesinleşir.
(3) Tasarım koruması başvuru tarihinin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
(4) Eksikliklerin süresi içinde giderilmemesi hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin eksikliklerin giderilmemesi sadece rüçhan
hakkının kaybına neden olur.
(6) Kurum;
a) Tasarım veya ürün tanımına uygun olmayan,
b) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı,
c) 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel kişilerce yapılan,
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık
alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve
kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği
işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren,
d) Yeni olmadığı tespit edilen,
tasarım tescil taleplerini reddeder.
(7) Altıncı fıkranın (b) ve (ç) bentleri kapsamında verilen ret kararının
tasarımın sadece bir bölümüne ilişkin bulunması hâlinde, sadece o bölümle ilgili
kısmi ret kararı verilir. Kısmi ret sonucunda tescilin devamı için kalan kısmın
koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır.
İKİNCİ BÖLÜMTescil ve YayımTescil ve yayım MADDE 65- (1) Kesinleşen ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş başvuru,
tescilli tasarım olarak sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(2) Sicil alenidir. Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla sicil örneği
verilir.
(3) Sicile kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
Yayımın ertelenmesiMADDE 66- (1) Başvuruyla birlikte başvuru sahibi, başvuru veya varsa rüçhan
tarihinden başlamak üzere otuz ay süreyle yayım erteleme talebinde bulunabilir.
(2) Yayım erteleme talebi bulunan ve 64 üncü madde hükmüne göre reddedilmemiş
başvuru, tescil edilerek sicile kaydedilir. Ancak, tasarımın görsel anlatımı ve
başvuru dosyasına ilişkin bilgi ve belgeler üçüncü kişilerin incelemesine kapalı
tutulur.
(3) Sicile kaydedilmiş tasarıma ilişkin yayım erteleme talebi Bültende yayımlanır.
(4) Kurum, yayım erteleme süresinin sona erdiği tarihte veya hak sahibinin
isteği üzerine daha önceki bir tarihte, başvuruyla ilgili bütün kayıt ve belgeleri
üçüncü kişilerin incelemesine açar ve yayımlar. Ancak, yayımdan önce yayım ücretinin
ödenmesi zorunludur. Başvuru sırasında sadece tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı
ürünün örneği verilmiş ise tasarımın yayıma uygun görsel anlatımının da verilmesi
gerekir. Bu şartların süresi içinde yerine getirilmemesi durumunda sicile kaydedilmiş
tasarıma başvuru tarihinden itibaren bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(5) Tecavüz davasının, yayım erteleme süresi içinde açılabilmesi için sicil
kaydında ve başvuru dosyasındaki bilgilerin davalı tarafa bildirilmiş olması şarttır.
(6) Yayım ertelemesi bulunan tasarımın yayım tarihi, görsel anlatımlarının
yayımlandığı tarihtir.
(7) Bu madde hükümleri, çoklu başvurudaki tasarımların bir kısmı hakkında
da uygulanabilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMİtiraz ve İtirazın İncelenmesiKarara ve tescile itirazMADDE 67- (1) Başvuru sahipleri, 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı, kararın
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak itiraz edebilir.
(2) Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde
ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer
alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı,
58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi
kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının
yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine
yazılı olarak itiraz edebilir.
(3) İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraza ilişkin ücretin ödenmemesi veya
ödemeye ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış
sayılır.
İtirazın incelenmesi MADDE 68- (1) 67 nci maddeye göre yapılacak itirazlar, Kurul tarafından
incelenir.
(2) 64 üncü madde uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi
aşamasında ve gerekli görülen hâllerde başvuru sahibinin görüşü alınır.
(3) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazlar, görüşlerini
açıklayabilmesi için başvuru sahibine bildirilir. İtiraz sahibinden, bildirim tarihinden
itibaren bir ay içinde sunulmak üzere ek bilgi ve belge istenebilir. Bu süre içinde
istenilen ek bilgi ve belgelerin sunulmaması hâlinde itiraz mevcut bilgi ve belgeler
kapsamında değerlendirilir.
(4) İtiraz süresi boyunca veya itirazın incelenmesi aşamasında 64 üncü madde
ve yönetmelik hükümleri kapsamında başvuruda eksiklik olduğunun tespit edilmesi
hâlinde, işlemlere tamamlanmayan aşamadan devam edilir ve gerekli görülen hâllerde
alınan kararlar Bültende yayımlanır.
(5) 67 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yapılan itirazın kabul edilmesi
hâlinde, tasarımın tescili hükümsüz kılınır. 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının
(b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle
tasarımın bir kısmına yapılan itirazın kabul edilmesi hâlinde ise sadece o kısmın
tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan
kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır.
Çoklu bir başvuruya yapılan itirazın incelenmesi aşamasında, itiraza konu edilmeyen
ancak itirazın eki belgelerden hükümsüz kılınması gerektiği anlaşılan tasarım tescilleri
üçüncü fıkrada belirtilen usule uygun olarak resen hükümsüz kılınır.
(6) Bu madde uyarınca tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, 79
uncu maddede belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende
yayımlanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMKoruma Süresi ve YenilemeTasarımın koruma süresi ve yenilemeMADDE 69- (1) Tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır.
Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla
kadar uzatılabilir.
(2) Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya
ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
(3) Tasarım tescili, tasarım sahibinin talep etmesi ve yenileme ücretinin
ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde Kuruma sunulması şartıyla yenilenir.
(4) Yenileme talebinin tasarım sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği
tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin
ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması
veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde,
yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre
içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren
hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.
(6) Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı, koruma süresinin bittiği
tarihte sona erer.
ÜÇÜNCÜ KISIMHak Sahipliği ve GaspHak sahipliği MADDE 70- (1) Tasarım hakkı, tasarımcıya veya onun haleflerine ait olup
devri mümkündür.
(2) Tasarım başvurusu veya tasarım birden çok kişiye aitse hak üzerindeki
ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere
göre belirlenir. Her hak sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri
kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur.
b) Diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı kullanabilir.
c) Tasarımdan doğan hakların herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde
üçüncü kişilere karşı hukuk davası açabilir. Bu durumda davaya katılabilmeleri için
dava açan tarafından bir ay içinde diğer hak sahiplerine bildirim yapılır.
(3) Tasarımın kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi için
hak sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme konusunda oybirliği sağlanamaması
hâlinde mahkeme, lisans verme yetkisini hakkaniyet gereğince hak sahiplerinden birine
veya birkaçına verebilir.
(4) Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa dahi tasarım
başvurusu veya tasarımın devri ya da üzerlerinde hak tesisi için bölünebilmeleri
mümkün değildir.
Tasarımın gaspıMADDE 71- (1) Tasarım başvurusu gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından yapılmış
veya tasarım bu kişi adına tescil edilmişse veya tescilsiz tasarım gerçek hak sahibi
olmayan bir kişi tarafından kamuya sunulmuşsa, gerçek hak sahibi olduğunu iddia
eden kişi, tasarım hakkından doğan diğer hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla,
tasarım sahipliğinin kendisine devredilmesini veya tasarım sahibi olarak tanınmayı
mahkemeden talep edebilir.
(2) Tasarım üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi hâlinde, birinci fıkra
uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması talep edilebilir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen talepler, tescilli tasarımın yayımlandığı
tarihten veya tescilsiz tasarımın kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıl içinde
ileri sürülmemesi hâlinde düşer. Ancak gerçek hak sahibi olmayan kişinin kötüniyetli
olması hâlinde hak düşürücü süre uygulanmaz.
(4) Bu madde hükmüne göre açılan dava ve davada ileri sürülen talepler, dava
sonunda verilen kesin hüküm veya davayı herhangi bir şekilde sona erdiren bütün
diğer hâller talep üzerine sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve sicile kaydedildiği
tarih itibarıyla iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurur.
(5) Dava devam ederken başvurunun tescil edilmesi durumunda başvurunun gaspı
davası, tasarımın gaspı davasına dönüşür.
Gaspın sona erdirilmesinin sonuçlarıMADDE 72- (1) Tasarım sahipliğinin
71 inci madde hükmüne göre değişmesi halinde, bu değişikliğin sicile kaydedilmesiyle
üçüncü kişilerin o tasarımla ilgili tüm hakları sona erer.
(2) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiyle lisans
sözleşmesi yapan kişi, gerçek hak sahibinin sicile kaydedildiği tarihten önce tasarımı
kullanmaya başlamışsa ya da kullanım için ciddi hazırlıklar yapmışsa, gerçek hak
sahibinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini iki ay içinde talep edebilir.
Bu süre, gerçek tasarım sahibinin sicile kaydedildiğinin Kurum tarafından ilgililere
bildirildiği tarihten itibaren başlar.
(3) Gerçek hak sahibi olmadığı sonradan anlaşılan kişi veya bu kişiden lisans
alan, kullanıma başladığı ya da kullanım için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetli
ise ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
DÖRDÜNCÜ KISIMÇalışanların TasarımlarıHizmet ilişkisi ile diğer iş görme ilişkilerindeki hak sahipliğiMADDE 73- (1)Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden
aksi anlaşılmadıkça çalışanların bir işletmede yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği
ya da büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında
yaptığı tasarımların hak sahibi, işverenleridir.
(2) Çalışanların bulunduğu işyerindeki genel faaliyet konusu bilgi ve araçlardan
faydalanmak suretiyle birinci fıkra kapsamı dışında yaptığı tasarımların hak sahibi,
talep edilmesi hâlinde işverenleridir.
(3) Çalışanların tasarımlarına ilişkin hükümler öğrenciler ve ücretsiz olarak
belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerlerin tasarımları ile 4/11/1981
tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(l) bendinde belirtilen öğretim elemanlarının bilimsel çalışmalar veya araştırmalar
sonucunda gerçekleştirdiği tasarımlar hakkında da uygulanır.
(4) Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme sözleşmeleri
çerçevesinde yapılan tasarımlarda hak sahibi, taraflar arasında akdedilen sözleşme
hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Çalışanlar tarafından yapılan tasarımlara ilişkin hak talebinde
bedelMADDE 74- (1) Çalışanın, 73
üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamında yapmış olduğu tasarımın önemi dikkate alınarak
tespit edilecek bir bedel isteme hakkı vardır. Taraflar bu bedel konusunda anlaşamadıkları
takdirde söz konusu bedel mahkeme tarafından tespit edilir.
(2) 73 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında öğretim elemanlarınca gerçekleştirilen
tasarımlardan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve tasarımcı arasındaki paylaşımı
tasarımcıya gelirin en az yarısı verilecek şekilde ilgili yükseköğretim kurumunun
yönetim kurulunca belirlenir.
BEŞİNCİ KISIMLisansLisans MADDE 75- (1) Tasarım hakkı, lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan
lisans sözleşmelerinde, lisans veren tasarımı kendi kullanabileceği gibi üçüncü
kişilere de başka lisanslar verebilir. İnhisari lisans sözleşmelerinde, lisans veren
başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de tasarımı
kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi, lisans
süresince tasarımın kullanılmasına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabilir. Lisans
alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara uymak zorundadır. Aksi takdirde tasarım
sahibi, tasarımdan doğan haklarını lisans alana karşı ileri sürebilir.
Hakkın devrinden veya lisans vermekten doğan sorumlulukMADDE 76- (1) Başvuru veya tescilden doğan tasarım hakkını devreden ya da
lisans veren kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması
hâlinde söz konusu kişi, bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
(2) Tasarım başvurusunun geri çekilmesi, reddedilmesi,
tasarım tescilinin iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması hâllerinde
tarafların, hakkı devreden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu
sözleşmeyle öngörmemiş olmaları hâlinde 79 uncu madde hükümleri uygulanır. Bu madde
hükmünden doğan tazminatı talep etme süresi, sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme
kararının kesinleşme tarihinde başlar.
ALTINCI KISIMHakkın Sona ErmesiBİRİNCİ BÖLÜMHükümsüzlükHükümsüzlük hâlleriMADDE 77- (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından
karar verilir:
a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun
olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin
dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu,
başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını
içerdiği ispat edilmişse.
b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse.
c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru
tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise.
(2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet
haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük
talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük
sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım
kimliğini muhafaza etmesi şarttır.
Hükümsüzlük talebiMADDE 78- (1) Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında
menfaati olanlar tarafından istenebilir.
(2) Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine
göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü maddelere göre ise ancak tasarım
hakkına sahip kişiler tarafından ileri sürülebilir.
(3) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma süresince veya tasarım
hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir.
(4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı
kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen kişilerin
davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca bu kişilere bildirim yapılır.
(5) Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak sahibi olduğunu iddia eden
kişiye karşı açılır.
Hükümsüzlüğün etkisiMADDE 79- (1) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma
bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareket etmesinden zarar
görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi
aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tasarımın sağladığı haklara tecavüz
nedeniyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin
hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.
(4) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm
doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme bu kararı Kuruma resen
gönderir. Hükümsüz kılınan tasarım, Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve Bültende
yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMDiğer Sona Erme Hâlleri ve SonuçlarıSona erme ve sonuçları MADDE 80- (1) Tasarım hakkı;
a) Koruma süresinin dolması veya tescilin yenilenmemesi,
b) Hak sahibinin hakkından vazgeçmesi,
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Başvuru veya tescil sahibi, tasarım hakkından tamamen veya kısmen vazgeçebilir.
(3) Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile
kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur ve Bültende yayımlanır.
(4) Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, tasarım sahibi
bu hakkından vazgeçemez.
(5) Tasarım üzerinde, üçüncü bir kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş
ve bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça,
tasarımdan doğan haklardan vazgeçilemez.
YEDİNCİ KISIMTasarım Hakkına TecavüzTasarım hakkına tecavüz sayılan fiillerMADDE 81- (1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki
bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla
ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak
için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka
bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek
veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek.
(2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil
sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk
davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse
başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme
tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.
(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj
veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına
tecavüz olmaktan çıkarmaz.
(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu
takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.
DÖRDÜNCÜ KİTAPPatent ve Faydalı ModelBİRİNCİ KISIMPatent HakkıBİRİNCİ BÖLÜMPatentlenebilirlik ŞartlarıPatentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnalarıMADDE 82- (1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi
ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.
(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya
patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece
bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve
yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim
eserleri.
d) Bilginin sunumu.
(3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç
olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine
yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler
dâhil tüm tedavi yöntemleri.
ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen
dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin
sadece keşfi.
d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme
işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya
da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek
genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
(4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece
mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı
olduğu anlamına gelmez.
(5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen
mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir materyalle
gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan herhangi bir işlemi;
esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan
oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade eder.
(6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan yöntemlerin
herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmaz.
Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilir olmaMADDE 83- (1) Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir.
(2) Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir
yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka
herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar.
(3) Başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olan ve başvuru tarihinden
önceki tarihli ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin
bilinen durumu olarak dikkate alınır. Bu hüküm,
a) 5/1/1996 tarihli ve 96/7772 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşbirliği Antlaşması uyarınca yapılan
uluslararası patent başvurularından, Patent İşbirliği Antlaşmasının 22 nci ve 39
uncu maddelerine göre yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak ulusal aşamaya
giriş yapan patent ve faydalı model başvurularını,
b) 7/6/2000 tarihli ve 2000/842 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili
Avrupa Patent Sözleşmesinin 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki gereklilikleri
sağlayan, uluslararası başvuruya dayanan Avrupa patent başvurularını ve Avrupa Patent
Sözleşmesinin 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye’nin belirlendiği
ve ilgili belirleme ücretinin ödendiği Avrupa patent başvurularını,
da kapsar.
(4) Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki
uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.
(5) Üçüncü fıkra uyarınca tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınan başvuruların
ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz.
(6) Buluş, tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir
nitelikteyse, sanayiye uygulanabilir olduğu kabul edilir.
Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemeyen açıklamalarMADDE 84- (1) Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte
olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep
edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda
açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez:
a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.
b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması
ve bu merci tarafından açıklanan bilginin;
1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun
ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması.
2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni
olmadan yapılan başvuruda yer alması.
c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi
elde eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.
(2) Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent veya faydalı
model isteme hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.
(3) Birinci fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar, süreyle sınırlı değildir
ve her zaman ileri sürülebilir.
(4) Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf, şartların
gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür.
İKİNCİ BÖLÜMPatent Hakkının KapsamıPatent hakkının kapsamı ve sınırlarıMADDE 85- (1) Patent sahibi,
buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı
konusunda herhangi bir ayrım yapmaksızın patent hakkından yararlanır.
(2) Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde aşağıda belirtilen
fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi
veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması.
b) Patent konusu olan bir usulün kullanılması.
c) Kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin
kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi.
ç) Patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması,
kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi
bir nedenle elde bulundurulması.
(3) Aşağıda sayılan fiiller patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır:
a) Sınai veya ticari bir amaç taşımayan ve özel maksatla sınırlı kalan fiiller.
b) Patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
c) İlaçların ruhsatlandırılması ve bunun için gerekli test ve deneyler de
dâhil olmak üzere, patent konusu buluşu içeren deneme amaçlı fiiller.
ç) Sadece bir reçetenin oluşturulması için eczanelerde yapılan ilaçların seri
üretim olmadan hazırlanarak kullanılması ve bu şekilde hazırlanan ilaçlara ilişkin
fiiller.
d) Patent konusu buluşun Paris Sözleşmesine taraf devletlerin gemi, uzay aracı,
uçak veya kara nakil araçlarının yapımında veya çalıştırılmasında veya bu araçların
ihtiyaçlarının karşılanmasında, söz konusu araçların geçici veya tesadüfi olarak
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunması şartıyla kullanılması.
e) 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan Milletlerarası Sivil
Havacılık Anlaşmasının 27 nci maddesinde öngörülen ve bu madde hükümlerinin uygulandığı
bir devletin hava aracı ile ilgili fiiller.
(4) 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının
Korunmasına İlişkin Kanunda tanımlanan küçük çiftçinin kendi işlediği arazisinde,
patent sahibi tarafından ya da onun izniyle satılan ya da başka bir ticari yolla
sağlanan patentli bir ürün ile yaptığı üretim sonucunda ortaya çıkan üründen elde
edeceği çoğaltım materyalini, yine kendi işlediği arazisinde yapacağı yeni üretimler
için kullanabilme hakkı vardır. Bu kullanım hakkı, 5042 sayılı Kanun hükümlerine
tabidir.
(5) Çiftçinin, patent sahibi tarafından veya onun izniyle satılan ya da başka
bir ticari yolla sağlanan patentli damızlık veya diğer hayvan üreme materyalini,
tarım amaçlı kullanma hakkı vardır. Bu hak, çiftçinin kendi tarım etkinliğini sürdürme
amacıyla hayvan ya da diğer hayvan üreme materyalinin kullanılmasını kapsar. Bu
hakkın kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(6) Patentin konusu kanunlara, genel ahlaka, kamu düzenine veya genel sağlığa
zarar verecek şekilde kullanılamaz. Bu kullanım, mevcut veya gelecekte kabul edilecek
belirli veya belirsiz süreli kanuni yasaklamalara ve sınırlamalara da bağlıdır.Buluşun dolaylı kullanımının önlenmesiMADDE 86- (1) Patent sahibinin, patent konusu buluşun uygulanmasını mümkün kılan ve
buluşun esasını teşkil eden bir kısmı ile ilgili unsurların veya araçların üçüncü
kişiler tarafından, patent konusu buluşu kullanmaya yetkili olmayan kişilere verilmesini
önleme hakkı vardır. Bu hükmün uygulanabilmesi için söz konusu üçüncü kişilerin,
bu unsurların veya araçların buluşu uygulamaya yeterli olduğunu bilmeleri ve bu
amaçla kullanılacağını bilmeleri veya bu durumun yeterince açık olması gerekir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen unsurlar veya araçlar piyasada her zaman bulunabilen
ürünlerse üçüncü kişiler söz konusu yetkili olmayan kişileri belirtilen fiilleri
yapmaya teşvik etmediği takdirde birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(3) 85 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen
fiilleri yapanlar, birinci fıkra hükmüne göre patenti kullanmaya yetkili olmayan
kişilerden sayılmaz.
Önceki kullanımdan doğan hak MADDE 87- (1) Başvuru tarihinde veya bu tarihten önce buluşu iyiniyetli
olarak ülke içinde kullanmakta olan veya kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler
almış kişilere karşı, patent konusu buluşu aynı şekilde kullanmaya devam etmelerini
veya alınmış tedbirlere uygun olarak kullanmaya başlamalarını, patent başvurusu
veya patent sahibinin önleme hakkı yoktur. Ancak söz konusu kişilerin patent konusu
buluşu kullanmaya devam etmeleri veya alınmış tedbirlere uygun kullanımları, sahip
oldukları işletmenin makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde olabilir. Önceki kullanımdan
doğan hak, lisans verilmesi suretiyle genişletilemez ve bu hak, ancak işletme ile
birlikte devredilebilir.
(2) Birinci fıkrada sözü edilen kişilerce satışa sunulmuş olan ürünlerle ilgili
fiiller, patentin sağladığı hakkın kapsamı dışındadır.
Kanuni tekelMADDE 88- (1) Sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal
ve hizmetleri, kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü
bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler konusunda tekel hakkına sahip
olan kamu iktisadi teşebbüslerinin faaliyet alanına giren konularla ilgili bir buluş
için patent verildiğinde, tekel sahibinin buluşu kullanabilmesi patent sahibinin
iznine bağlıdır. Tekel sahibi iştigal ettiği sanayi alanında büyük ölçüde ekonomik
yarar ve önemli bir teknik ilerleme sağlayabilecek buluşları, kullanım hakkını elde
ederek uygulamakla yükümlüdür.
(2) Tekel sahibi patent konusu buluşun kullanımını elde etmek için, patent
sahibinden izin vermesini talep etme hakkına sahiptir. Tekel sahibi böyle bir talepte
bulunduğunda patent sahibi ondan patenti devralmasını isteyebilir. Patent konusu
buluşun kullanılması karşılığında veya patentin tekel sahibince devralınması hâlinde
ödenecek bedel taraflarca belirlenir. Tarafların anlaşamamaları hâlinde, söz konusu
bedel mahkemece tespit edilir.
(3) İkinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla tekel, patentin verilmesinden
sonra oluşmuşsa patent sahibi tekel sahibinden buluşun kullanılmakta olduğu işletme
veya tesisatı da devralmasını talep etme hakkına sahiptir. Tarafların anlaşamamaları
hâlinde, söz konusu bedel mahkemece tespit edilir.
(4) Mevcut bir kanuni tekel yüzünden patent konusu buluş kullanılamıyorsa,
söz konusu patent için yıllık ücret ödenmez.
Korumanın kapsamıMADDE 89- (1) Patent başvurusu
veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. Bununla birlikte
istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.
(2) İstemler, kullanılan kelimelerin verdiği anlamla sınırlı olarak yorumlanamaz.
Ancak istemler, koruma kapsamının tespitinde, buluşu yapan tarafından düşünülen
fakat istemlerde talep edilmeyen, buna karşılık ilgili teknik alanda uzman bir kişi
tarafından tarifname ve resimlerin yorumlanması ile ortaya çıkacak özellikleri kapsayacak
şekilde genişletilemez.
(3) İstemler, başvuru veya patent sahibine hakkı olan korumayı sağlayacak
ve üçüncü kişilere de korumanın kapsamı açısından makul bir düzeyde kesinlik ifade
edecek şekilde yorumlanır.
(4) Patent başvurusunun sağladığı korumanın kapsamı, patentin verilmesine
kadar geçen süre için başvurunun yayımlanmış olan istemleri ile belirlenir. Ancak
patentin verildiği hâli veya itiraz veya hükümsüzlük işlemleri sonucunda değiştirilmiş
hâli, koruma alanının genişletilmemiş olması şartıyla başvurunun sağladığı korumayı
geçmişe dönük olarak belirler.
(5) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı koruma kapsamının belirlenmesinde,
tecavüzün varlığının ileri sürüldüğü tarihte istemlerde belirtilmiş unsurlara eşdeğer
nitelikte olan unsurlar da dikkate alınır. Bir unsur, esas itibarıyla istemlerde
talep edilen unsur ile aynı işlevi görüyor, bu işlevi aynı şekilde gerçekleştiriyor
ve aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, genel olarak istemlerde talep edilen unsurun
eşdeğeri olarak kabul edilir.
(6) İstemlerin kapsamını belirlemek için patentin verilmesi ile ilgili işlemler
sırasında veya patentin geçerliliği süresince, koruma kapsamının belirlenmesinde
patent başvurusu veya patent sahibinin beyanları dikkate alınır.
(7) Patent, buluşla ilgili örnekler içeriyorsa istemler bu örneklerle sınırlı
olarak yorumlanamaz. Özellikle ürün veya usulün sahip olduğu ilave özelliklerin
patentte açıklanan örneklerde bulunmaması, bu örneklerde bulunan özellikleri kapsamaması
veya bu örneklerde belirtilen her amaç veya özelliği gerçekleştirememesi hâllerinde,
ürün veya usul istemlerle sağlanan koruma kapsamının dışında tutulmaz.
İKİNCİ KISIMBaşvuru, Patentin Verilmesi ve İtirazBİRİNCİ BÖLÜMBaşvuru ve Rüçhan HakkıPatent başvurusu için gerekli belgeler ve başvuru tarihinin kesinleşmesiMADDE 90- (1) Patent başvurusu;
a) Başvuru formunu,
b) Buluş konusunu açıklayan tarifnameyi,
c) İstemleri,
ç) Tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimleri,
d) Özeti,
e) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir bilgiyi,
kapsar.
(2) Tarifname, istemler, özet ve varsa resimler başvuru sırasında Paris Sözleşmesi
veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf veya karşılıklılık ilkesini
uygulayan devletlerin resmî dillerinden birinde verilebilir.
(3) Aşağıdaki unsurların tamamının Kuruma verildiği tarih itibarıyla patent
başvuru tarihi kesinleşir ve başvuru işleme alınır:
a) Patent verilmesi talebi.
b) Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.
c) Türkçe veya ikinci fıkrada belirtilen yabancı dillerden biri ile yazılmış
tarifname veya önceki bir başvuruya yapılan atıf.
(4) Buluş, genetik kaynağa veya genetik kaynakla bağlantılı geleneksel bilgiye
dayanıyorsa bu kaynağın nereden alındığına ilişkin açıklamaya, patent başvurusunda
yer verilir.
(5) Buluşu yapan, başvuruda belirtilir. Ancak buluşu yapan, isminin gizli
tutulmasını isteyebilir. Başvuru sahibinin buluşu yapan olmaması veya buluşu yapanlardan
sadece biri veya birkaçı olması hâlinde bu kişiler, patent başvuru hakkını ne şekilde
elde ettiklerini başvuruda açıklamak zorundadır.
(6) Buluşu yapanın başvuru veya patent sahibinden buluşu yapan olarak tanınmasını
ve adının belirtilmesini isteme hakkı vardır.
(7) Başvuruya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Buluş bütünlüğü ve bölünmüş başvuruMADDE 91- (1) Patent veya faydalı model başvurusu, tek bir buluşu veya tek bir genel
buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içerir. Bu hükme
uygun olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Kurumun bildirimi üzerine
bölünmüş başvurulara ayrılır.
(2) Buluş bütünlüğüne bakılmaksızın başvuru sahibinin talebi üzerine her başvuru
için bölünmüş başvuru yapılabilir.
(3) Bölünmüş başvuru, işlemleri devam eden başvuru ile ilgili olarak bu başvuru
konusunun kapsamını aşmayacak şekilde yapılır. Bölünmüş başvuruyla birlikte geçmiş
yıllara ait yıllık ücretler de ödenir.
(4) Bölünmüş her başvuru için başvuru tarihi, ilk başvurunun tarihidir. İlk
başvuruda rüçhan hakkı talep edilmişse bu hak bölünmüş her başvuruya da tanınır.
(5) Bölünmüş başvurulara ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(6) Bu maddeye uygun olarak yapılmayan bölünmüş başvurular işleme alınmaz.
Buluşun açıklanması, tarifname, istemler ve özetMADDE 92- (1) Buluş, buluş
konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini
sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak patent başvurusunda, tarifname,
istemler ve tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimlerle açıklanır.
(2) Buluş, toplum tarafından erişilemeyen ve patent başvurusunda ilgili teknik
alandaki uzman tarafından buluşun uygulanmasına yeterli olacak şekilde tanımlanamayan
bir biyolojik materyalle ilgiliyse veya bu materyalin kullanımını içeriyorsa bu
materyalin tevdi edilmesi hâlinde, buluşun birinci fıkraya uygun olarak açıklandığı
kabul edilir.
(3) İkinci fıkraya göre tevdi edilen biyolojik materyal, tevdi kuruluşunda
erişilebilir olmaktan çıkarsa; bu materyalin 5/8/1997 tarihli ve 97/9731 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Patent İşlemleri Amacıyla
Mikroorganizmaların Tevdi Edilmesinin Uluslararası Kabulü Konusunda Budapeşte Anlaşmasına
uygun şekilde yeniden tevdi edilmesi ve materyalin alındığına ilişkin tevdi kuruluşu
tarafından verilen belgenin suretinin tevdi tarihinden itibaren dört ay içinde patent
başvurusunun veya belgesinin numarası belirtilerek Kuruma gönderilmesi hâlinde,
bu erişimin kesintiye uğramadığı kabul edilir.
(4) İstemlerin dayanağı tarifname olup, istemler korunması talep edilen konuyu
tanımlamalı, açık ve öz olmalı ve tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aşmamalıdır.
(5) Özet, sadece teknik bilgi verme amacını taşır. Başka amaçlar için özellikle
koruma kapsamının belirlenmesinde veya 83 üncü maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında
kullanılmaz.
(6) Biyolojik materyalin tevdi edilmesine ilişkin şartlar yönetmelikle belirlenir.
Rüçhan hakkı ve etkisiMADDE 93- (1) Türkiye de dâhil olmak üzere Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü
Kuruluş Anlaşmasına taraf herhangi bir devlette patent veya faydalı model için usulüne
uygun bir başvuruda bulunmuş herhangi bir kişi veya halefi, aynı buluş için Türkiye’de
başvuru yapmak amacıyla, ilk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren on iki aylık
süre içinde, rüçhan hakkından yararlanır.
(2) Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf herhangi
bir devletin ulusal mevzuatına göre veya yine bu devletlerin oluşturduğu ikili veya
çok taraflı anlaşmalara ya da bu Kanuna göre, usulüne uygun yapılmış ulusal başvuruya
eşdeğer her başvurunun rüçhan hakkı doğuracağı kabul edilir.
(3) Usulüne uygun yapılmış ulusal başvuru, başvurunun yapıldığı tarihi, başvurunun
sonucu ne olursa olsun, başvuru tarihi olarak almaya yeterli bir başvurudur.
(4) Aynı devlete yapılmış olan ve önceki ilk başvuru ile aynı konudaki sonraki
bir başvuru sonraki başvurunun yapıldığı tarihte, önceki başvurunun kamunun incelemesine
açılmadan ve geride herhangi bir hak bırakmadan geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması
veya reddedilmesi ve bir rüçhan hakkı talebine temel oluşturmaması şartıyla rüçhanın
belirlenmesinde ilk başvuru olarak kabul edilir. Bu durumda önceki başvuru rüçhan
hakkı talebi için dayanak oluşturmaz.
(5) İlk başvuru, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına
taraf olmayan bir devletin sınai mülkiyet makamına yapılmışsa bu makamın, Paris
Sözleşmesinde belirtilenlerle eşdeğer etkiler ve şartlar altında, Türkiye’ye yapılan
bir ilk başvurunun rüçhan hakkı doğurduğunu kabul etmesi durumunda, karşılıklılık
ilkesi uyarınca bu başvuru hakkında birinci ila dördüncü fıkra hükümleri uygulanır.
(6) Türkiye’de açılan ulusal veya uluslararası sergiler ile Paris Sözleşmesine
taraf ülkelerde açılan resmî veya resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde,
patent veya faydalı model konusunu kapsayan ürününü teşhir eden gerçek veya tüzel
kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren on iki ay içinde Türkiye’de patent
veya faydalı model almak için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanır.
(7) Rüçhan tarihi, 83 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 109 uncu
maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasında başvuru tarihi etkisine sahip olur.
Rüçhan hakkının talep edilmesi ve hükmüMADDE 94- (1) Rüçhan hakkı
talebi, ücreti ödenerek başvuruyla birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki
ay içinde yapılır ve bu talebe ilişkin belgeler, başvuru tarihinden itibaren üç
ay içinde Kuruma sunulur. Aksi takdirde rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılır.
(2) Başvuruda, farklı ülkelerden kaynaklanmış olmasına bakılmaksızın birden
çok rüçhan hakkı talep edilebilir. Uygun durumda, her bir istem için birden çok
rüçhan hakkı talep edilebilir. Birden çok rüçhan hakkı talep edildiği durumda, rüçhan
tarihinden itibaren işleyen süreler, rüçhanın en erken tarihli olanından başlar.
(3) Bir veya birden çok rüçhan hakkı talebinde bulunulmuşsa rüçhan hakkı sadece
rüçhan hakkının doğduğu başvuru veya başvuruların içerdiği unsurları kapsar.
(4) Rüçhan hakkı talep edilen buluşun belirli unsurları, rüçhan hakkının doğduğu
patent başvurusunun istemlerinde yer almamış olsa dahi, rüçhan hakkının doğduğu
patent başvurusunun bir bütün olarak bu unsurları açıkça belirtmesi şartıyla rüçhan
hakkı bu unsurlar için de kabul edilir.
(5) Rüçhan hakkı talebine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜMPatentin VerilmesiBaşvurunun şeklî şartlara uygunluk açısından incelenmesiMADDE 95- (1) 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan
herhangi birinin eksik olması hâlinde başvuru işleme alınmaz.
(2) İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen
unsurlardan en az birinin eksik olması veya 90 ıncı maddenin ikinci fıkrası gereğince
unsurların yabancı dilde verilmesi hâlinde, bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden
itibaren iki ay içinde eksiklikler giderilir veya Türkçe çeviriler verilir. Aksi
takdirde, başvuru geri çekilmiş sayılır.
(3) Kurum, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen unsurları tam olan
veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları tamamlanan başvuruyu, 90 ıncı maddenin
dördüncü ve beşinci fıkraları ile yönetmelikle belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk
bakımından inceler.
(4) Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı anlaşılırsa, başvuru sahibinden
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde eksikliği gidermesi istenir. Eksikliğin
bu süre içinde giderilmemesi hâlinde başvuru reddedilir.
(5) Başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından eksikliğinin
olmadığı anlaşılırsa veya eksiklikler süresi içinde giderilirse 96 ncı madde hükmü
uyarınca araştırma raporu düzenlenir.
Araştırma talebi, araştırma raporunun düzenlenmesi ve yayımlanmasıMADDE 96- (1) Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya bildirime gerek olmaksızın başvuru
tarihinden itibaren on iki ay içinde ücretini ödemek kaydıyla araştırma talebinde
bulunur. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.
(2) Başvuru sahibinin birinci fıkra hükmüne uygun olarak araştırma talebinde
bulunması durumunda, başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından eksikliğinin
olmadığı anlaşılırsa veya eksiklikler süresi içinde giderilirse araştırma raporu
düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır. Araştırma raporu,
başvurunun 97 nci madde uyarınca yayımlanmış olması hâlinde ayrı olarak, yayımlanmamış
olması hâlinde ise başvuru ile birlikte Bültende yayımlanır.
(3) Başvuru konusunun 82 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamına
girdiği sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin yeterince açık
olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmez.
Başvuru sahibinden bu konudaki itirazlarını veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması
veya itirazın ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde
başvuru reddedilir. İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde
araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(4) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada belirtilen on iki aylık araştırma talebi
süresini yarısına kadar indirmeye yetkilidir.[1]
(5) Araştırma talebinin yapılması ve araştırma raporunun düzenlenmesine ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Başvurunun yayımlanması ve etkileriMADDE 97- (1) Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin
dolması veya bu süre dolmadan başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine, patent
veya faydalı model başvurusu Bültende yayımlanır.
(2) Patent başvurusunun yayımlandığı tarihten itibaren üçüncü kişiler, patent
başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşlerini sunabilir.
Ancak bu kişiler, bu aşamada Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamaz.
(3) Birinci fıkrada belirtilen on sekiz aylık süre dolmadan önce patent verilmesi
kararı verilmişse patent başvurusu ve patent birlikte yayımlanır.
(4) Bu Kanun hükümlerine göre patente sağlanan koruma, patent başvurusunun
Bültende yayımlandığı tarihten itibaren, başvuru sahibine geçici olarak tanınır.
(5) Patent başvurusu sahibinin izni olmadan başvuru konusu buluşu kullanan
kişi, patent başvurusu ve kapsamından haberdar edilmişse dördüncü fıkrada belirtilen
koruma, başvurunun yayımlandığı tarihten önce de söz konusu olur.
(6) Patent başvurusuna konu olan buluş, mikroorganizmalarla ilgiliyse koruma
mikroorganizmanın erişilebilir hâle gelmesinden itibaren başlar.
(7) Patent başvurusunun geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi
hâlinde yukarıdaki fıkralarda belirtilen sonuçlar doğmamış sayılır.
(8) Başvurunun yayımlanması ve üçüncü kişi görüşlerinin sunulmasına ilişkin
usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
İnceleme talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi ve patentin verilmesiMADDE 98- (1) Başvuru sahibi, araştırma raporunun bildirim tarihinden itibaren üç ay
içinde ücretini ödeyerek incelemenin yapılmasını talep eder. Aksi takdirde başvuru
geri çekilmiş sayılır.
(2) Kurum, başvuru sahibinin inceleme talebi üzerine başvurunun ve buna ilişkin
buluşun, bu Kanun hükümlerine uygunluğunu inceler.
(3) Başvurunun veya buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olmadığı
tespit edilirse başvuru sahibine, görüşlerini sunması ve başvurunun kapsamını aşmaması
şartıyla değişiklikler yapması konusunda bildirim yapılır ve gerekli görüldükçe
bu tür bildirimler tekrarlanır. Ancak bu kapsamda yapılacak bildirimlerin sayısı
üçten fazla olamaz.
(4) Başvuru sahibine üçüncü fıkrada belirtilen bildirimlere görüş sunması
veya değişiklik yapabilmesi için bildirim tarihinden itibaren üç aylık süre tanınır.
Bu süre içinde görüş bildirilmediği veya değişiklik yapılmadığı takdirde başvuru
geri çekilmiş sayılır.
(5) Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen inceleme raporunda başvuru ve buna
ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olduğunun belirtilmiş olması hâlinde
patentin verilmesine karar verilir, başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent
Bültende yayımlanır.
(6) İnceleme raporuna göre patentin verilebilmesi için değişiklik yapılmasının
gerekli olduğu durumda bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin
yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine
karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende
yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından
kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine
bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(7) Patentin verilmesine ilişkin yayımdan sonra talep edilmesi ve belge düzenleme
ücretinin ödenmesi hâlinde, düzenlenen belge patent sahibine verilir.
(8) İnceleme raporunda, başvurunun ve buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine
uygun olmadığı belirtilmişse başvuru Kurum tarafından reddedilir, bu karar başvuru
sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(9) Patentin verilmiş olması, onun geçerliliği ve yararlılığı konusunda Kurum
tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz, Kurumun sorumluluğunu da doğurmaz.
(10) İnceleme talebi, inceleme raporunun düzenlenmesi ve patentin verilmesine
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMİtiraz ve İtirazın İncelenmesiİtiraz ve itirazın incelenmesiMADDE 99- (1) Üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından
itibaren altı ay içinde ücretini ödeyerek söz konusu patente;
a) Patent konusunun, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik
şartlarını taşımadığı,
b) Buluşun, 92 nci maddenin birinci ila üçüncü fıkraları
uyarınca yeterince açıklanmadığı,
c) Patent konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı veya patentin,
91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü
fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki
başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı,
gerekçelerinden en az birini ileri sürerek itiraz edebilir.
(2) İtiraza ilişkin ücretin birinci fıkrada belirtilen süre içinde ödenmemesi
veya itirazın yönetmelikle belirlenen şartlara uygun olarak yapılmaması hâlinde
itiraz yapılmamış sayılır.
(3) İtiraz yapılmaması veya itirazın yapılmamış sayılması durumunda, patentin
verilmesi hakkındaki karar kesinleşir ve nihai karar Bültende yayımlanır.
(4) Kurum, yapılan itirazı patent sahibine bildirir. Patent sahibi bu bildirim
tarihinden itibaren üç ay içinde görüşlerini sunabilir veya patentte değişiklikler
yapabilir. İtiraz, patent sahibinin görüşleri ve patentte değişiklik talepleri de
dikkate alınarak, Kurul tarafından incelenir.
(5) Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu Kanuna uygun olduğu görüşündeyse
patentin ya da varsa değiştirilmiş hâlinin devamına, uygun olmadığı görüşündeyse
patentin hükümsüzlüğüne karar verir ve bu durumda 139 uncu maddede belirtilen hükümsüzlük
sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.
(6) Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu Kanuna kısmen uygun olduğu
görüşündeyse patentin bu kısım itibarıyla devamına karar vererek patent sahibinden
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekli değişiklikleri yapmasını ister.
Söz konusu değişikliğin yapılmaması veya yapılan değişikliğin kabul edilmemesi hâlinde
patentin hükümsüzlüğüne karar verilir ve bu durumda 139 uncu maddede belirtilen
hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.
(7) İtiraz sonucunda verilen nihai karar Bültende yayımlanır. Beşinci ve altıncı
fıkra uyarınca patentin değiştirilmiş hâliyle devamına karar verilmesi durumunda,
patentin değiştirilmiş hâli Bültende yayımlanır.
(8) İtiraz ve itirazın incelenmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle
belirlenir.
Kurum kararlarına itiraz MADDE 100- (1) 99 uncu madde hükümleri saklı kalmak üzere, Kurumun almış
olduğu kararlara patent başvurusu sahibi, patent sahibi veya ilgili üçüncü kişiler
tarafından kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir.
Bu madde kapsamında yapılan itirazlar Kurul tarafından incelenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMKoruma Süresi ve Yıllık ÜcretlerKoruma süresi ve yıllık ücretlerMADDE 101- (1) Başvuru tarihinden başlamak üzere, patentin koruma süresi
yirmi yıl, faydalı modelin koruma süresi on yıldır. Bu süreler uzatılamaz.
(2) Patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretler,
patentin koruma süresi boyunca, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği
tarihte ve devam eden her yıl vadesinde ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül
eden ay ve gündür.
(3) Yıllık ücretler, ikinci fıkrada belirtilen vadede ödenmemesi hâlinde,
ek ücretle birlikte vadeyi takip eden altı ay içinde de ödenebilir.
(4) Yıllık ücretlerin üçüncü fıkrada belirtilen sürede de ödenmemesi hâlinde,
patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer, patent hakkının sona erdiğine
ilişkin bildirim yapılır ve bu durum Bültende yayımlanır. Patent hakkının sona erdiğine
ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde telafi ücretinin ödenmesi hâlinde
patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanır ve Bültende
yayımlanır. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim en geç patent hakkının
sona erdiği vade tarihinden başlayan bir yıllık sürenin bitimine kadar yapılır.
(5) Patentin yeniden geçerlilik kazanması, patent hakkının sona ermesi sonucunda
hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemez. Üçüncü kişilerin hakları
ve bunların kapsamı, mahkeme tarafından belirlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIMPatent Sürecine İlişkin İşlemlerPatent başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce incelenmesiMADDE 102- (1) Henüz yayımlanmamış patent başvuruları, başvuru sahibinin
yazılı izni olmadan üçüncü kişiler tarafından incelenemez.
(2) Başvuru sahibinin, başvurunun sağladığı haklarını kendilerine karşı ileri
sürmek istediğini ispat edebilen üçüncü kişiler, başvuru sahibinin izni olmaksızın,
henüz yayımlanmamış patent başvurusunu inceleyebilir.
(3) 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş başvurunun
veya 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan yeni patent başvurusunun
yayımlanmış olması hâlinde, önceki patent başvurusu, başvuru sahibinin izni olmaksızın,
başvurunun yayımlanmasından önce üçüncü kişiler tarafından incelenebilir.
(4) Patent başvurusu ve patentin üçüncü kişilerce incelenmesine ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunda ve patentte yapılacak değişikliklerve düzeltmelerMADDE 103- (1) Patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince
başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilir.
(2) Patente itiraz edilmişse Kurum tarafından itiraza ilişkin nihai karar
verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını aşmamak şartıyla patent,
patent sahibi tarafından değiştirilebilir.
(3) Patent başvurusu veya patent dokümanlarında yer alan imla hataları ve
açık maddi hatalar talep üzerine düzeltilir.
(4) Patent başvurusunda ve patentte yapılacak değişiklikler ve düzeltmelere
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ve faydalı model
başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesiMADDE 104- (1) Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden başvurusunun
faydalı model başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle bir talep yapılması
hâlinde Kurum, bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli belgeleri vermesi
ve araştırma ücretini de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini başvuru
sahibine bildirir. Bu süre içinde gerekli şartların yerine getirilmemesi hâlinde,
dönüştürme talebi yapılmamış sayılır ve başvuru, patent başvurusu olarak işlem görmeye
devam eder. Bu süre içinde gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde, başvuru
hakkında 143 üncü maddenin altıncı ila onbirinci fıkralarında yer alan hükümler
uygulanır.
(2) Faydalı model başvuru sahibi, en geç araştırma raporunun bildirim tarihini
takip eden üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı model başvurusunun patent başvurusuna
dönüştürülmesini talep edebilir. Böyle bir talepte bulunulması hâlinde, Kurum, bildirim
tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli belgeleri vermesi ve araştırma ücretini
de ödeyerek araştırma talebinde bulunması gerektiğini başvuru sahibine bildirir.
Bu süre içinde gerekli şartların yerine getirilmemesi hâlinde, dönüştürme talebi
yapılmamış sayılır ve başvuru, faydalı model başvurusu olarak işlem görmeye devam
eder. Bu süre içinde gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde, bu Kanunun patent
verilmesi ile ilgili hükümleri uygulanır.
(3) Başvurunun yayımlanmış olması hâlinde, patent başvurusunun faydalı model
başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesinin
kabulü konusundaki Kurum kararı Bültende yayımlanır.
(4) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun
patent başvurusuna dönüştürülmesi hâlinde, dönüşen başvuru için rüçhan hakkı talep
edilmişse aynı rüçhan hakkı dönüşmüş başvuru için de tanınır.
(5) Patent başvurusundan faydalı model başvurusuna veya
faydalı model başvurusundan patent başvurusuna dönüştürülmüş başvurular için yapılan
yeniden dönüştürme talepleri işleme alınmaz.
(6) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ve faydalı model başvurusunun
patent başvurusuna dönüştürülmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Patent başvurusunun geri çekilmesi MADDE 105- (1) Patent başvurusu, patentin verildiğinin ilan edildiği tarihten
önce başvuru sahibi tarafından her zaman geri çekilebilir. Yayımlanmış bir patent
başvurusunun geri çekildiği Bültende yayımlanır. Başvurunun geri çekildiği Bültende
yayımlandıktan sonra bu talepten vazgeçilemez.
(2) Başvuru, sicilde patent başvurusu üzerinde hak tesis etmiş üçüncü kişilerin
rızası olmaksızın geri çekilemez.
(3) Henüz yayımlanmamış bir patent başvurusu geri çekildiği, geri çekilmiş
sayıldığı veya reddedildiği takdirde aynı buluş konusu için yeni bir patent başvurusu
yapılabilir.
(4) Yayımlanmış başvuru geri çekilirse aynı buluş konusunda yeniden başvuru
yapılamaz.
Sicile kayıt ve hükümleriMadde 106- (1) Patent başvuruları ve patent, sicile kaydedilir. Sicil alenidir.
Talep edilmesi ve ücretinin ödenmesi şartıyla patentin onaylı sureti verilir. Sicile
kayıt, yayım ve tescil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(2) 111 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, patent başvuruları
veya patentlere ilişkin devirler ve lisanslar ile patent başvurularını ya da patentleri
etkileyen iradi veya mecburi tasarruflar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile
kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurur.
(3) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı haklar, usulüne uygun bir
şekilde sicile kaydedilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
(4) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları ileri süren kişi,
patent başvurusu veya patentin numarasını, haklarını ileri sürdüğü kişilerebildirmek
zorundadır.
(5) Bir ürün ile bunun etiketleri ve ambalajları ile her türlü ilan, reklam
veya basılı evrakı üzerinde, patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın
mevcut olduğu izlenimini veren beyanların bulunması hâlinde, beyanları koyan kişi,
patent başvurusu veya patentin numarasını da belirtmek zorundadır.
İşlemlerin devam ettirilmesi ve hakların yeniden tesisiMADDE 107- (1) Patent başvurusuna
ilişkin işlemlere dair sürelere uymaması hâlinde başvuru sahibi, süreye uyulmamanın
sonucunun bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde, ücretini ödeyerek işlemlere
devam edilmesini talep edebilir. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul
edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.
(2) Patent başvurusu veya patent sahibi tarafından, patent
başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine
rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun reddine,
geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca patentin hükümsüz kılınmasına
veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi
talep edilebilir. Bu talep, uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı
geçmemek üzere, süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay
içinde ücreti ödenerek yapılır. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul
edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.
(3) Hakların yeniden tesis edilmesi hâlinde bu durum Bültende yayımlanır.
Hakların kaybından başlamak üzere bu hakların yeniden tesisine ilişkin kararın yayımına
kadar geçen sürede patent konusu buluşu iyiniyetli olarak Türkiye’de kullanan veya
kullanım için ciddi ve gerçek tedbirler alan kişiler, sahip oldukları işletmenin
makul ihtiyaçlarını giderecek ölçüde buluşu ücretsiz olarak kullanmaya devam edebilir.
(4) 101 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen
telafi ücretinin ödenmesi için verilen süre ile 93 üncü maddenin birinci fıkrasında
belirtilen süre ve yönetmelikle belirlenen işlemlere ilişkin süreler açısından birinci
fıkra uyarınca işlemlere devam ettirilmesi talep edilemez.
(5) Bu madde hükümleri, işlemlere devam ettirilmesi veya hakların yeniden
tesisi ile ilgili süreler açısından uygulanmaz.
(6) İşlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden tesisine ilişkin usul
ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Hatalı işlemlerMADDE 108- (1) 138 inci ve 144 üncü maddelerde belirtilen hükümsüzlük nedenleri
hariç olmak üzere, patent veya faydalı model başvurusunun ya da belgesinin bu Kanunda
belirtilen şartları karşılamamasına rağmen hatalı olarak başvurunun veya belgenin
işlemlerine devam edilmesi ve bu durumun itiraz üzerine ya da resen tespit edilmesi
hâlinde, hatalı işlem ile devamındaki işlemler iptal edilerek işlemlere hatanın
yapıldığı aşamadan devam edilir.
DÖRDÜNCÜ KISIMHak Sahipliği ve GaspPatent isteme hakkı MADDE 109- (1) Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine
ait olup bu hakkın başkalarına devri mümkündür.
(2) Buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme
hakkı, taraflar başka türlü kararlaştırmamışsa bunların tamamına aittir.
(3) Aynı buluş, birbirinden bağımsız olarak birden çok
kişi tarafından gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, önceki tarihli başvurunun
yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuru yapana aittir.
(4) Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar, patent
isteme hakkının sahibidir.
Patent başvurularında hak sahipliğine ilişkin işlemler MADDE 110- (1) Patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Kurum
nezdinde iddia edilemez. Aksi ispat edilene kadar başvuru sahibinin, patent isteme
hakkının sahibi olduğu kabul edilir.
(2) Patentin verilmesi işlemleri sırasında, patent isteme hakkının gerçek
sahibi olduğunu 109 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca iddia eden kişi, başvuru
sahibine karşı dava açabilir ve bu davayı Kuruma bildirir. Davaya ilişkin kararın
kesinleşme tarihine kadar patentin verilmesi işlemleri mahkeme tarafından durdurulabilir.
(3) Hak sahipliğine ilişkin dava sonucunda verilecek kararın davacı lehine
kesinleşmesi hâlinde, dava açan hak sahibi, geçerliliği devam eden başvuru için
kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde;
a) Patent başvurusunun kendi başvurusu olarak kabul edilmesini ve yürütülmesini,
Kurumdan isteyebilir.
b) Varsa aynı rüçhan hakkından yararlanarak aynı buluş için yeni bir patent
başvurusu yapabilir.
c) Başvurunun reddedilmesini Kurumdan talep edebilir.
(4) Üçüncü fıkranın (b) bendi uyarınca yapılan başvuru, ilk başvurunun tarihi
itibarıyla işlem görür ve bu durumda ilk başvuru geçersiz sayılır.
(5) Dava açan hak sahibi, kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde
herhangi bir talepte bulunmazsa, dava konusu başvuru geri çekilmiş sayılır.
(6) Buluşu başvuru sahibi ile birlikte gerçekleştirdiğini öne sürerek kısmi
bir hakkı bulunduğunu iddia eden kişi de ortak hak sahipliği tanınması talebi ile
ikinci fıkra hükmüne göre dava açabilir.
(7) Üçüncü fıkra hükmü, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş başvurular hakkında
da uygulanır.
(8) İkinci fıkraya göre patent isteme hakkını belirlemek için açılan dava
sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar başvuru, davacının rızası olmadan
geri çekilemez.
(9) Dava devam ederken başvuruya patent verilirse başvurunun gaspı davası,
patentin gaspı davasına dönüşür.
Patentin gaspı ve gaspın sona erdirilmesinin sonuçlarıMADDE 111- (1) Patent, gerçek hak sahibinden başkasına verilmişse gerçek
hak sahibi olduğunu 109 uncu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre iddia eden kişi,
patentin sağladığı diğer hak ve talepleri saklı kalmak şartıyla, patentin kendisine
devredilmesini mahkemeden talep edebilir.
(2) Patent üzerinde kısmi bir hakkın iddia edilmesi hâlinde, birinci fıkra
uyarınca ve paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliği tanınması talep edilebilir.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen haklar patentin verildiğine ilişkin
yayım tarihinden itibaren iki yıl içinde, kötüniyet hâlinde ise patentin koruma
süresinin bitimine kadar kullanılır.
(4) Bu maddeye göre açılan dava ile bu dava sonucunda verilen ve kesinleşen
hüküm sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır ve sicile kaydedildiği tarih itibarıyla
iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurur.
(5) Bu maddeye göre patente ilişkin hak sahipliğinin değişmesi hâlinde, bu
değişikliğin sicile kaydedilmesi ile birlikte, üçüncü kişilerin o patentle ilgili
lisans ve tanınan diğer hakları sona erer.
(6) Beşinci fıkraya göre gerçek patent sahibinin sicile kayıt tarihinden önce;
sonradan gerçek patent sahibi olmadığı anlaşılan kişi veya onunla davadan önce dava
konusu patentle ilgili lisans anlaşması yapan, eğer buluşu kullanmaya başlamışsa
veya kullanım için ciddi hazırlıklara başlamış bulunuyorsa, gerçek patent sahibi
veya sahiplerinden inhisari olmayan bir lisans verilmesini talep edebilir.
(7) Bu talebin yapılması için öngörülen süre, önceden sicilde patent sahibi
olarak görünen kişi için iki ve lisans alan için dört aydır. Bu süreler gerçek patent
sahibinin sicile kaydedildiğinin Kurum tarafından ilgililere tebliğ edildiği tarihten
itibaren başlar.
(8) Altıncı fıkraya göre verilecek lisans, makul süre ve şartlar ile verilir.
Bu süre ve şartların belirlenmesinde, zorunlu lisansın verilmesine ilişkin hükümler
kıyasen uygulanır.
(9) Patent sahibi veya lisans alan patenti kullanıma başladığı veya kullanım
için ciddi hazırlıklar yaptığı sırada kötüniyetliyse altıncı ve yedinci fıkra hükümleri
uygulanmaz.
Ortaklık ilişkisi ve patentin bölünmezliği Madde 112- (1)Patent başvurusu veya patent birden çok kişiye aitse
hak üzerindeki ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa
4721 sayılı Kanundaki paylı mülkiyete ilişkin hükümlere göre belirlenir. Her hak
sahibi diğerlerinden bağımsız olarak aşağıdaki işlemleri kendi adına yapabilir:
a) Kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunur.
b) Diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabilir.
c) Patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli önlemleri alabilir.
ç) Birlikte yapılan patent başvurusu veya alınan patentin sağladığı hakların
herhangi bir şekilde tecavüze uğraması hâlinde üçüncü kişilere karşı hukuk davası
açabilir. Diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için, durum, davayı açan
tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde kendilerine bildirilir.
(2) Buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi için hak
sahiplerinin oybirliği şarttır. Ancak lisans verme konusunda oybirliği sağlanamaması
hâlinde mahkeme, mevcut şartları göz önünde tutarak hakkaniyet gereğince bu yetkiyi
hak sahiplerinden birine veya birkaçına verebilir.
(3) Üzerinde birden çok kişinin hak sahipliği söz konusu olsa dahi patent
başvurusu veya patentin devri ya da üzerlerinde hak tesisi için bölünebilmeleri
mümkün değildir.
BEŞİNCİ KISIMÇalışanların BuluşlarıHizmet buluşu ve serbest buluşMADDE 113- (1) Çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu
faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin
deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş, hizmet
buluşudur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen hizmet buluşunun dışında kalan buluş, serbest
buluş olarak kabul edilir.
(3) Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet
gören stajyerler hakkında çalışanlara ilişkin hükümler uygulanır.
(4) Çalışan buluşu için uygulanan hükümler, diğer kanuni düzenlemeler ve taraflar
arasında yapılan sözleşme hükümleri saklı kalmak şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında
çalışanların buluşları hakkında da uygulanır.
(5) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara buluşları için ödenecek bedel,
buluştan elde edilen gelirin üçte birinden az olamaz. Ancak buluş konusunun kamu
kurum veya kuruluşunun kendisi tarafından kullanılması hâlinde ödenecek bedel, bir
defaya mahsus olmak üzere, bedelin ödendiği ay için çalışana ödenen net ücretin
on katından fazla olamaz.
(6) 3/7/2014 tarihli ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine
Dair Kanun kapsamında yeterlik alan araştırma altyapılarında gerçekleşen buluşlar
hakkında 6550 sayılı Kanunda yer alan hükümler uygulanır. 6550 sayılı Kanunda hüküm
bulunmayan hâllerde bu Kanunun 121 inci maddesi hükmü kıyasen uygulanır.
Hizmet buluşuna dair bildirim yükümlülüğüMADDE 114- (1) Çalışan, bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı
olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden çok çalışan
tarafından gerçekleştirilmişse, bu bildirim birlikte yapılabilir. İşveren, bildirimin
kendisine ulaştığı tarihi, bildirimde bulunan kişi veya kişilere gecikmeksizin ve
yazılı olarak bildirir.
(2) Çalışan, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirmiş
olduğunu, bildiriminde açıklamak zorundadır. Buluşun daha iyi açıklanması bakımından
varsa resmini de işverene verir.
(3) Çalışan, yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa diğer
çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini, yaptığı işle ilgili olarak aldığı
talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendisinin katkı payını da belirtir.
(4) İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde,
bildirimin hangi hususlarda düzeltilmesi gerektiğini çalışana bildirir. Talepte
bulunulmaması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen bildirim geçerli sayılır.
(5) Çalışanın bu Kanunda öngörülen şekilde bildirimde bulunabilmesi için,
işveren gereken yardımı göstermek zorundadır.
(6) Çalışan, hizmet buluşunu, serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli
tutmakla yükümlüdür.
İşverenin buluşa ilişkin hakkı ve hak talebinde bedelMADDE 115- (1) İşveren, hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak
talep edebilir. İşveren bu talebi, çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten
itibaren dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Çalışana böyle
bir bildirimin süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair bildirim
yapılması hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.
(2) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin tam hak talebinde bulunması hâlinde
bununla ilgili bildirimin çalışana ulaşması ile buluş üzerindeki tüm haklar işverene
geçmiş olur.
(3) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep etmesi hâlinde, hizmet
buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Ancak bu durumda işveren, kısmi hakka dayanarak
buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde
güçleştiriyorsa çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi
hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini işverenden isteyebilir. İşveren,
çalışanın bu isteğine ilişkin bildirimine tebellüğ tarihinden itibaren iki ay içinde
cevap vermezse, işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer.
(4) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın
buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde,
işverene karşı geçersiz sayılır.
(5) İşveren, tam hak talep etmediği takdirde, kendisine bildirimi yapılan
buluşa ilişkin bilgileri, çalışanın haklı menfaatlerinin devamı süresince gizli
tutmakla yükümlüdür.
(6) İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse, çalışan makul bir
bedelin kendisine ödenmesini işverenden isteyebilir. İşveren hizmet buluşu üzerinde
kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu kullanması hâlinde, çalışanın makul bir
bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğar.
(7) Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik
olarak değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun
gerçekleştirilmesindeki payı da dikkate alınır.
(8) İşveren, hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunduktan sonra, buluşun korunmaya
değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınamaz. Ancak buluşun korunabilir
olmadığı konusunda açılan dava sonucunda mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi
hâlinde çalışan, bedel talebinde bulunamaz.
(9) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam hak talebinde bulunmasını
takiben bedel ve ödeme şeklî, işveren ile çalışan arasında imzalanan sözleşme veya
benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince belirlenir.
(10) Hizmet buluşu birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmişse, bedel
ve ödeme şekli her biri için, dokuzuncu fıkraya uygun olarak ayrı ayrı belirlenir.
(11) Çalışan buluşları ile ilgili bedel tarifesi ve uyuşmazlık hâlinde izlenecek
tahkim usulü yönetmelikle belirlenir.
(12) Çalışan, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu konusunda 119
uncu madde hükümlerine tabi olmaksızın dilediği şekilde tasarrufta bulunabilir.
Hizmet buluşu için patent başvurusu yapılmasıMADDE 116- (1) İşveren, kendisine
bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa patent verilmesi
amacıyla ilk başvuruyu Kuruma yapmakla yükümlüdür. Ancak işveren, işletme menfaatleri
gerektiriyorsa, patent başvurusu yapmaktan kaçınabilir. İkinci fıkra hükmü saklı
kalmak kaydıyla, başvuru yapmaktan kaçınılması durumunda, buluş için işverenin ödemesi
gereken bedelin hesaplanmasında, patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine
muhtemel ekonomik kayıplar göz önünde tutulur.
(2) İşverenin hizmet buluşu için Kuruma ilk başvuru yükümlülüğü;
a) Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,
b) Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,
c) İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı gerektirmesi,
hâllerinden en az birinin gerçekleşmesiyle ortadan kalkar.
(3) Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, çalışan bizzat başvuru
yapma hakkına sahiptir.
(4) İşveren, tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet buluşu için başvuruda
bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu yapmazsa, buluş serbest
buluş niteliği kazanır.
(5) İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa, söz konusu buluşun
yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda bulunabilir.
(6) İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler
için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde çalışana patent almak için talepte
bulunma imkânını sağlamakla yükümlüdür. Buluşun serbest bırakılması, rüçhan hakkı
süresinin geçirilmemesi açısından, makul bir süre içinde yapılır.
(7) İşveren, çalışanın yabancı ülkelerde patent alabilmesi amacıyla buluşu
serbest bırakırken, bu ülkelerde uygun bir ücret karşılığında buluşu kullanabilmek
için inhisari olmayan nitelikte bir kullanım hakkını saklı tutma ve saklı tuttuğu
bu hakkından doğan menfaatlerine zarar verilmemesini talep etme hakkına sahiptir.
Çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerin emredici niteliği ve hakkaniyete
uygunluk şartıMADDE 117- (1) İşverenler tarafından, bu Kitabın çalışan buluşlarına ilişkin
hükümlerine aykırı olacak şekilde çalışanların aleyhine düzenleme ve uygulama yapılamaz.
Tarafların çalışan buluşlarına ilişkin sözleşme yapma serbestliği, hizmet buluşlarında
patent verilmesi için yapılacak başvurudan; serbest buluşlarda ise çalışanın işverene
yapacağı bildirim yükümlülüğünden sonra başlar.
(2) Hizmet buluşları ile serbest buluşlar konusunda işveren ile çalışan arasında
yapılan sözleşmeler, çalışan buluşlarıyla ilgili emredici hükümlere aykırı olmasa
dahi, önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmıyorsa geçersiz sayılır. Aynı kural belirlenen
bedel için de geçerlidir.
(3) Sözleşmenin veya belirlenmiş olan bedelin hakkaniyete aykırı olduğu hakkındaki
itirazlar, iş sözleşmesinin bitiminden itibaren en geç altı ay içinde yazılı olarak
ileri sürülebilir.
Tarafların patent başvurusu ile ilgili hak ve yükümlülükleriMADDE 118- (1) Çalışan, patent alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene
vermek ve gerekli yardımı yapmakla yükümlüdür. İşveren de hizmet buluşuna patent
verilmesi için yaptığı başvuru ve eklerinin suretlerini çalışana vermek ve çalışanın
talebi üzerine başvuru işlemleri sırasındaki gelişmeleri ona bildirmekle yükümlüdür.
(2) İşveren, çalışanın hizmet buluşu sebebiyle talep ettiği bedeli ödemeden
önce, patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek isterse durumu çalışana
bildirmekle yükümlüdür. Çalışanın talebi üzerine işveren, masrafları çalışana ait
olmak üzere patent hakkını veya patent alınması için gerekli olan belgeleri çalışana
devretmek zorundadır. Çalışan, bu konuda kendisine yapılan bildirime, bildirim tarihinden
itibaren üç ay içinde cevap vermezse, işveren patent başvurusu veya patentin sağladığı
haklardan vazgeçebilir.
(3) İşveren, ikinci fıkrada belirtilen bildirimle birlikte hizmet buluşundan
inhisari olmayan yararlanma hakkını, makul bir bedel karşılığında saklı tutabilir.
(4) Çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükler, iş sözleşmesinin sona ermiş
olmasından etkilenmez. Serbest buluş, bildirim yükümlülüğü ve teklifte bulunma yükümlülüğüMADDE 119- (1) Çalışan, iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş
yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde,
buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek suretiyle,
buluşun gerçek bir serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda işverenin bir kanaate
varabilmesi sağlanır.
(2) İşveren, buluşun serbest bir buluş olmadığına ilişkin itirazını, kendisine
yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı bir bildirimle ileri sürebilir.
(3) Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı
açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur.
(4) Serbest buluş, işletmenin faaliyet alanına girmekteyse veya işletme söz
konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse;
çalışan, serbest buluşunu iş ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde
değerlendirmeye başlamadan önce, tam hak tanımaksızın uygun şartlar altında buluşundan
yararlanma imkânı vermek için işverene teklifte bulunmakla yükümlüdür. İşveren,
teklifin kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki
öncelik hakkını kaybeder. İşveren, kendisine yapılan teklifi kabul eder, ancak öngörülmüş
şartları uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkeme tarafından tespit
edilir.
Çalışanın önalım hakkıMADDE 120- (1) İşverenin iflas etmesi ve iflas idaresinin de buluşu işletmeden
ayrı olarak devretmek istemesi hâlinde çalışanın, yapmış olduğu ve işverenin de
tam hak talebinde bulunduğu buluşa ilişkin olarak önalım hakkı vardır.
(2) Çalışan buluşundan doğan bedel alacağı, imtiyazlı alacaklardandır. İflas
idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını, alacaklılar arasında alacakları
oranında dağıtır. Çalışan, bedel alacağı yerine buluşunun serbest buluşa dönüşmesini
talep edebilir.
Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlarMADDE 121- (1) 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendinde tanımlanan yükseköğretim kurumları ile Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri
Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar
sonucunda gerçekleştirilen buluşlar için, özel kanun hükümleri ve bu madde kapsamındaki
düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, çalışanların buluşlarına ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar
veya araştırmalar sonucunda bir buluş gerçekleştiğinde buluşu yapan, buluşunu yazılı
olarak ve geciktirmeksizin yükseköğretim kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Patent
başvurusu yapılmışsa yükseköğretim kurumuna başvuru yapıldığına dair bildirim yapılır.
(3) Yükseköğretim kurumu, buluş üzerinde hak sahipliği talebinde bulunması
durumunda, patent başvurusu yapmakla yükümlüdür. Aksi takdirde buluş, serbest buluş
niteliği kazanır.
(4) Yükseköğretim kurumunun hak sahipliği talebine karşı buluşu yapan, buluşunun
serbest buluş olduğunu ileri sürerek itiraz edebilir. Yapılan itiraz, yükseköğretim
kurumu tarafından yazılı gerekçeler de belirtilerek karara bağlanır. Aksi takdirde
buluş, serbest buluş niteliği kazanır.
(5) Yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşlar hakkında 115 inci,
116 ncı, 118 inci maddeler ile 119 uncu maddenin dördüncü fıkrası hükümleri uygulanmaz.
(6) Yükseköğretim kurumu başvurudan veya patent hakkından vazgeçmek isterse
veya buluş, patent başvurusu yapıldıktan sonra serbest buluş niteliği kazanırsa,
yükseköğretim kurumu öncelikle buluşu yapana başvuru veya patent hakkını devralmasını
teklif eder. Buluşu yapanın teklifi kabul etmesi durumunda haklar devredilir. Bu
durumda yükseköğretim kurumu, buluşu yapana patent alınması ve korunması için gerekli
olan belgeleri verir. Yükseköğretim kurumu, başvuru veya patent hakkını buluşu yapana
devretmesi durumunda inhisari nitelikte olmayan kullanım hakkını uygun bir bedel
karşılığında saklı tutabilir. Buluşu yapanın teklifi kabul etmemesi durumunda patent
başvurusu veya patent üzerindeki tasarruf yetkisi yükseköğretim kurumuna ait olur.
(7) Yükseköğretim kurumu, kusuru nedeniyle başvuru işlemlerinin
veya patent hakkının sona ermesine sebep olursa buluşu yapanın uğradığı zararı tazmin
etmekle yükümlüdür.
(8) Buluştan elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu ve buluşu yapan arasındaki
paylaşımı, buluşu yapana gelirin en az üçte biri verilecek şekilde belirlenir. Buluştan
elde edilen gelirin yükseköğretim kurumu hissesi ilgili yükseköğretim kurumu bütçesine
özgelir olarak kaydedilir ve başta bilimsel araştırmalar olmak üzere yükseköğretim
kurumunun ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılır.
(9) 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde
tanımlanan öğretim elemanları ile stajyerlerin ve öğrencilerin diğer kamu kurumları
veya özel kuruluşlarla belirli bir sözleşme kapsamında yapmış oldukları çalışmalar
sonucunda ortaya çıkan buluşlar üzerindeki hak sahipliğinin belirlenmesinde, diğer
kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla sözleşme hükümleri esas alınır.
(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Kamu destekli projelerde ortaya çıkan buluşlarMADDE 122- (1) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde
ortaya çıkan buluşların, destek sağlayan kamu kurumuna yönetmeliğe uygun olarak
bildirilmesi zorunludur. Bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde
proje desteğinden faydalanan kişi, buluş konusu üzerinde hak sahipliği talep edip
etmediği konusundaki tercihini kamu kurumuna yazılı olarak bildirir. Proje desteğinden
faydalanan kişi bu süre içinde hak sahipliği talep etmezse veya hak sahipliğine
ilişkin tercihini yazılı olarak yapmazsa destek sağlayan kamu kurumu veya kuruluşu
buluş için hak sahipliğini alabilir. Proje desteğinden faydalanan kişi, hak sahipliğine
ilişkin süreç tamamlanana kadar, buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek
nitelikte açıklamalarda bulunamaz.
(2) Proje desteğinden faydalanan kişi, buluşa ilişkin olarak hak sahipliği
talebinde bulunması durumunda, buluş için patent başvurusu yapmakla yükümlüdür.
Başvuruda destek sağlayan kamu kurum veya kuruluşu belirtilir.
(3) Kamu kurum veya kuruluşunun, proje desteğinden faydalanan kişiden patent
konusu buluşun kullanımına veya kullanım için giriştiği çabalarına ilişkin düzenli
aralıklarla bilgi isteme hakkı vardır. Kamu kurum veya kuruluşu tarafından istenen
ticari ve finansal mahiyetteki bu bilgiler gizli tutulur. Buluşun kullanımından
elde edilen gelirin paylaşımı sözleşme ile belirlenir.
(4) Proje desteğinden faydalanan kişinin buluş üzerinde hak sahipliği talep
etmesi hâlinde kamu kurum veya kuruluşu, buluşun kendi ihtiyaçları için kullanımına
ilişkin bedelsiz bir lisans hakkına sahip olur. Bu haktan feragat, sözleşmede belirtilmesi
şartıyla mümkündür. Aşağıda sayılan durumlarda kamu kurum veya kuruluşu, patent
konusu buluşu kullanma veya kullanılması için makul şartlarda üçüncü kişilere lisans
verilmesini isteme hakkına sahip olur:
a) Proje desteğinden faydalanan kişinin 130 uncu madde hükmüne göre patent
konusu buluşu kullanmaması veya kullanım için girişimde bulunmaması.
b) Proje desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan tarafından üretilen
patent konusu ürünün, kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle ortaya çıkan
ihtiyacı karşılayamaması,
c) Proje desteğinden faydalanan kişi veya lisans alan tarafından üretilen
patent konusu ürünün, kamu kurum veya kuruluşunun ihtiyacını karşılayamaması.
(5) Dördüncü fıkra kapsamındaki lisans uygulaması zorunlu lisansa ilişkin
hükümlerin uygulanmasını etkilemez.
(6) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin
Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurulan Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde
veya 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında
kurulan teknoloji geliştirme bölgelerinde, kamu kurum ve kuruşları desteğiyle bir
sözleşme çerçevesinde yürütülmeyen çalışmalarda veya proje bazlı olmayan kamu desteklerinde
ortaya çıkan buluşlar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
ALTINCI KISIMEk ve Gizli PatentEk patent MADDE 123- (1) Patent başvurusu
sahibi, patent konusu buluşu mükemmelleştiren veya geliştiren ve 91 inci maddenin
birinci fıkrası kapsamında asıl patentin konusu ile bütünlük içinde bulunan buluşların
korunması için işlemleri devam eden asıl patent başvurusuna ek patent başvurusunda
bulunabilir.
(2) Ek patent başvurusu, asıl patent başvurusuna belge verilmesi kararının
yayımına kadar yapılabilir. Ek patent başvurusunun başvuru tarihi, 90 ıncı madde
uyarınca ek patent başvurusunun Kuruma verildiği tarihtir.
(3) Ek patent başvurusunun araştırma raporu, asıl patent başvurusunun araştırma
raporu ile birlikte ya da daha sonra düzenlenir. Ek patent başvurusu için 83 üncü
maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen buluş basamağının değerlendirilmesinde,
asıl patent başvurusu tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınmaz.
(4) Asıl patent başvurusuna patent verilmesi kararından önce, ek patent başvurusu
için patent verilemez.
(5) Ek patentin süresi, ek patentin başvuru tarihinden itibaren başlar ve
asıl patentin süresinin bitimine kadardır.
(6) Ek patent başvuruları ve ek patent için yıllık ücret ödenmez.
(7) Ek patent başvurusu, başvuru işlemleri sırasında başvuru sahibinin talebi
üzerine her zaman bağımsız bir patent başvurusuna dönüştürülebilir. Kurum tarafından
ek patent başvurusunun asıl patent başvurusuyla gerekli bağının olmadığının tespit
edilmesi durumunda bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde ek patent başvurusu
bağımsız patent başvurusuna dönüştürülür.
(8) Asıl patentin hükümsüz kılınması veya asıl patent sahibinin patent hakkından
vazgeçmesi ya da yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle asıl patent hakkının sona
ermesi durumunda ek patent, bağımsız patente dönüştürülür.
(9) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak
ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak 99 uncu madde uyarınca
verilen hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde, ek patentlerin
bağımsız patentlere dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa, patentin hükümsüzlüğü
ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
(10) Asıl patent başvurusunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması
ya da reddedilmesi veya yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz sayılması
durumunda ek patent başvurusu, bağımsız patent başvurusuna dönüştürülür.
(11) Asıl patent başvurusuna birden fazla ek patent başvurusu yapılmışsa,
ilk yapılan ek patent başvurusu ya da ek patent yedinci, sekizinci ve dokuzuncu
fıkralara göre bağımsız patente ya da bağımsız patent başvurusuna dönüştürülebilir.
Diğer ek patent başvuruları, dönüşen bağımsız patentin veya başvurunun ekleri sayılır.
(12) Ek patent başvurusu veya ek patent, bağımsız bir patent başvurusuna veya
bağımsız bir patente dönüşmesi hâlinde dönüştürme tarihinden itibaren yıllık ücret
ödemelerine tabi olup, koruma süresi de beşinci fıkrada belirtilen süredir.
(13) Aksi açıkça öngörülmediği ve ek patentin niteliğine aykırı düşmediği
takdirde,
bu Kanunun patente ilişkin hükümleri, ek patent hakkında da uygulanır.
(14) Faydalı model başvurusu için ek başvuru yapılamaz.
Gizli patentMADDE 124- (1) Kurum, başvuru konusu buluşun millî güvenlik açısından önem
taşıdığı kanısına varırsa başvurunun bir suretini görüş almak üzere Millî Savunma
Bakanlığına iletir ve durumu başvuru sahibine bildirir.
(2) Millî Savunma Bakanlığı, başvuru işlemlerinin gizli yürütülmesine karar
verirse bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde kararını Kuruma bildirir. Gizlilik
kararı verilmemesi veya söz konusu süre içinde Kuruma bildirimde bulunulmaması hâlinde
Kurum, başvuru ile ilgili işlemleri başlatır.
(3) Patent başvurusunun gizliliğe tabi olması hâlinde Kurum, durumu başvuru
sahibine bildirir ve başvuru ile ilgili başka bir işlem yapmadan başvuruyu gizli
patent başvurusu olarak sicile kaydeder.
(4) Patent başvurusu sahibi, gizli patent başvuru konusu buluşu, yetkisi olmayan
kişilere açıklayamaz.
(5) Patent başvurusu sahibinin talebi üzerine, patent başvuru konusu buluşun
kısmen veya tamamen kullanılmasına, Millî Savunma Bakanlığınca izin verilebilir.
(6) Patent başvurusu sahibi, patent başvurusunun gizli tutulduğu süre için,
Devletten tazminat isteyebilir. Ödenecek tazminat miktarı konusunda anlaşma sağlanamazsa
tazminat miktarı mahkeme tarafından belirlenir. Tazminat, buluşun önemi ve patent
başvurusu sahibinin onu serbestçe kullanabilmesi hâlinde elde edeceği muhtemel gelirin
miktarı göz önünde tutularak hesaplanır. Patent başvurusu sahibinin kusuruyla gizli
patent başvuru konusu olan buluş açıklanmışsa tazminat isteme hakkı ortadan kalkar.
(7) Gizli patent başvuruları için gizli kaldığı süre boyunca, Kuruma yıllık
ücret ödenmez.
(8) Kurum, Millî Savunma Bakanlığının talebi üzerine, patent başvurusu için
öngörülmüş gizliliği kaldırabilir. Gizliliği kaldırılmış bir patent başvurusu, gizliliği
kaldırıldığı tarihten itibaren patent başvurusu olarak işlem görür.
(9) Türkiye’de gerçekleştirilen bir buluş millî güvenlik açısından önem taşıyorsa
söz konusu buluş için başka bir ülkede patent başvurusunda bulunulamaz. Türkiye’de
gerçekleştirilen bir buluş için Kuruma yapılan bir patent başvurusu birinci ila
sekizinci fıkra hükümlerine tabiyse Millî Savunma Bakanlığının izni olmadan, söz
konusu buluş için başka bir ülkede patent başvurusu yapılamaz.
(10) Buluşu yapanın yerleşim yeri Türkiye’deyse aksi ispat edilinceye kadar,
buluşun Türkiye’de yapılmış olduğu kabul edilir.
YEDİNCİ KISIMLisansBİRİNCİ BÖLÜMSözleşmeye Dayalı LisansSözleşmeye dayalı lisans MADDE 125- (1) Patent başvurusu veya patent, lisans sözleşmesine konu olabilir.
(2) Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans şeklinde verilebilir.
Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans, inhisari değildir. İnhisari olmayan
lisans sözleşmelerinde lisans veren patent konusu buluşu kendi kullanabileceği gibi,
üçüncü kişilere aynı buluşa ilişkin başka lisanslar da verebilir. İnhisari lisans
söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça
saklı tutmadıkça, kendisi de patent konusu buluşu kullanamaz.
(3) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan doğan
haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez.
(4) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeye dayalı olarak lisans alan
kişi, patentin koruma süresi boyunca patent konusu buluşun kullanılmasına ilişkin
her türlü tasarrufta bulunabilir. Lisans alan, lisans sözleşmesinde yer alan şartlara
uymak zorundadır. Aksi takdirde patent sahibi, patentten doğan haklarını lisans
alana karşı ileri sürebilir.
Bilgi verme yükümlülüğüMADDE 126- (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa patent başvurusunu veya
patenti devreden veya lisansını veren, devralan veya lisans alana patent konusu
buluşun normal bir kullanımı için zorunlu olan teknik bilgileri vermekle yükümlüdür.
(2) Devralan veya lisans alan kişi, kendisine verilen gizli bilgilerin açıklanmasını
önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Hakkın devrinden ve lisans vermeden doğan sorumluluk MADDE 127- (1) Patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları devreden
veya lisans veren kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa
söz konusu kişi bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur.
(2) Patent başvurusunun geri alınması veya başvurunun reddedilmesi ya da patent
hakkının hükümsüzlüğüne mahkemece karar verilmiş olması hâllerinde, tarafların hakkı
devreden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı bir sorumluluğu sözleşme ile
öngörmemiş olmaları hâlinde, 139 uncu madde hükümleri uygulanır.
(3) Devreden veya lisans verenin kötüniyetle hareket etmesi hâlinde bu kişiler,
fiillerinden her zaman sorumludur. Devreden veya lisans veren, üzerinde tasarruf
edilen patent başvurusu veya patente konu olan buluşun, patentle korunabilirliği
konusunda Türkçe veya yabancı dildeki rapor ve kararları veya bu konuda bildiklerini
karşı tarafa bildirmemiş ve bunlara ilişkin beyanları içeren belgelere sözleşmede
yer vermemişse kötüniyetin varlığı kabul edilir.
(4) Bu madde hükümlerinden doğan tazminatı talep süresi, sorumluluk davasına
dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.
Lisans verme teklifiMADDE 128- (1) Patent başvurusu veya patent sahibi, Kuruma yapacağı yazılı
taleple, patent konusu buluşu kullanmak isteyen herkese lisans vereceğini bildirebilir.
Lisans verme teklifi Bültende yayımlanır.
(2) Sicilde kayıtlı inhisari lisans varsa patent başvurusu veya patent sahibi
başkalarına lisans verme teklifinde bulunamaz.
(3) Patent başvurusu veya patent sahibi, lisans verme teklifini her zaman
geri alabilir. Teklifin geri alınması Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMZorunlu LisansZorunlu lisansMADDE 129- (1) Zorunlu lisans, aşağıda belirtilen şartlardan en az birinin
bulunması hâlinde verilebilir:
a) 130 uncu madde hükmüne göre patent konusu buluşun kullanılmaması.
b) 131 inci maddede belirtilen patent konularının bağımlılığının söz konusu
olması.
c) 132 nci maddede belirtilen kamu yararının söz konusu olması.
ç) 30/4/2013 tarihli ve 6471 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan Ticaretle
Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşmasını Değiştiren Protokolde belirtilen şartların
sağlanması hâlinde başka ülkelerdeki kamu sağlığı sorunları sebebiyle eczacılık
ürünlerinin ihracatının söz konusu olması.
d) Islahçının, önceki bir patente tecavüz etmeden yeni bir bitki çeşidi geliştirememesi.
e) Patent sahibinin, patent kullanılırken rekabeti engelleyici, bozucu veya
kısıtlayıcı faaliyetlerde bulunması.
(2) Birinci fıkranın (a), (b) ve (ç) bentleri kapsamında verilecek zorunlu
lisans mahkemeden; (e) bendi kapsamında verilecek zorunlu lisans Rekabet Kurumundan
talep edilir. Birinci fıkranın (ç) bendi uyarınca yapılan zorunlu lisans taleplerinde
acil durumlar ve birinci fıkranın (e) bendi hariç olmak üzere, zorunlu lisans talep
edenin, patent sahibinden makul ticari şartlar altında sözleşmeye dayalı lisans
istemesine rağmen makul bir süre içinde alamadığına dair kanıt talebe eklenir. Mahkeme,
zorunlu lisans talebinin bir sureti ile ekli belgelerin birer suretini patent sahibine
gecikmeksizin gönderir. Patent sahibine, bunlara karşı delilleriyle birlikte görüşlerini
sunması için bildirim tarihinden itibaren bir ay süre verilir.
(3) Mahkeme, varsa patent sahibinin görüşlerini zorunlu lisans talep edene
tebliğ eder ve bir ay içinde talebin reddine veya zorunlu lisansın verilmesine karar
verir. Bu süre uzatılamaz. Patent sahibi, zorunlu lisans talebine itiraz etmemişse,
mahkeme gecikmeksizin zorunlu lisansa karar verir.
(4) Zorunlu lisansın verildiği kararda; lisansın kapsamı, bedeli, süresi,
lisans alan tarafından gösterilen teminat, kullanıma başlama zamanı ile patentin
ciddi ve etkin kullanımını sağlayan önlemler belirtilir.
(5) Mahkeme kararına karşı kanun yollarına başvurulduğunda, patent sahibi
tarafından zorunlu lisans uygulamasının durdurulması için sunulan deliller mahkemece
yeterli görülürse, buluşun kullanımı, lisansa ilişkin kararın kesinleşmesine kadar
ertelenir.
(6) Patent sahibinin, önceki bir bitki çeşidine ait ıslahçı hakkına tecavüz
etmeden patent hakkını kullanamaması durumu zorunlu lisansa konu olabilir. Bu durumda,
5042 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(7) Birinci fıkranın (d) bendine göre lisans verilmesi durumunda patent sahibi,
korunan bitki çeşidinin kullanımı için kendisine; altıncı fıkraya göre lisans verilmesi
durumunda da yeni bitki çeşidine ait ıslahçı hakkı sahibi, korunan buluşun kullanımı
için kendisine makul şartlarda karşılıklı lisans verilmesini talep edebilir.
(8) Birinci fıkranın (d) bendi ile altıncı fıkrada belirtilen lisanslar için
talep sahibi;
a) Patent sahibine veya yeni bitki çeşidine ait ıslahçı hakkı sahibine sözleşmeye
dayalı bir lisans elde etmek için başvurduğunu ancak sonuç alamadığını,
b) Korunan bitki çeşidiyle veya patentle korunan buluşla kıyaslandığında,
sonraki buluşun veya bitki çeşidinin, büyük ölçüde ekonomik yarar sağlayan önemli
bir teknik ilerleme gösterdiğini,
ispat ederek zorunlu lisans verilmesini mahkemeden talep edebilir.
(9) Birinci fıkranın (ç) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla zorunlu lisans,
esas olarak yurtiçi pazara arz için verilir.
Kullanılmama durumunda zorunlu lisansMADDE 130- (1) Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan
buluşu kullanmak zorundadır. Kullanımın değerlendirilmesinde pazar şartları ve patent
sahibinin kontrolü ve iradesi dışındaki şartlar göz önünde tutulur.
(2) Patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren üç yıllık
veya patent başvurusu tarihinden itibaren dört yıllık sürelerden hangisi daha geç
sona eriyorsa, o sürenin bitiminden itibaren ilgili herkes zorunlu lisans talebinin
yapıldığı tarihte, patent konusu buluşun kullanılmaya başlanmamış olduğu veya kullanım
için ciddi ve gerçek girişimlerde bulunulmadığı ya da kullanımın ulusal pazar ihtiyacını
karşılayacak düzeyde olmadığı gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesini talep edebilir.
Söz konusu durum, haklı bir neden olmaksızın, buluşun kullanımına aralıksız olarak
üç yıldan fazla ara verildiği hâllerde de uygulanır.
Patent konularının bağımlılığı hâlinde zorunlu lisansMADDE 131- (1) Patent konusu buluşun, önceki patentin sağladığı haklara
tecavüz edilmeksizin kullanılmasının mümkün olmaması hâlinde, patent konuları arasında
bağımlılık söz konusu olacağından, sonraki tarihli patentin sahibi önceki tarihli
patent konusu buluşu, sahibinin izni olmaksızın kullanamaz.
(2) Patent konuları arasında bağımlılık olması hâlinde, sonraki tarihli patentin
sahibi, patent konusu buluşunu kullanmak için, buluşunun önceki tarihli patent konusu
buluşa göre büyük ölçüde ekonomik yarar sağlayan önemli bir teknik ilerleme göstermesi
şartıyla zorunlu lisans verilmesini talep edebilir. Sonraki tarihli patentin sahibine
zorunlu lisans verilmişse, önceki tarihli patentin sahibi de sonraki tarihli patent
konusu buluşu kullanmak için kendisine zorunlu lisans verilmesini talep edebilir.
(3) Bağımlılığı olan patentlerden birinin hükümsüzlüğü veya patent hakkının
sona ermesi hâlinde, zorunlu lisans kararı da ortadan kalkar.
Kamu yararı nedeniyle zorunlu lisansMADDE 132- (1) Kamu sağlığı veya millî güvenlik nedenleriyle patent konusu
buluşun kullanılmaya başlanılması, kullanımın artırılması, genel olarak yaygınlaştırılması,
yararlı bir kullanım için ıslah edilmesinin büyük önem taşıması veya patent konusu
buluşun kullanılmamasının ya da nitelik veya nicelik bakımından yetersiz kullanılmasının
ülkenin ekonomik veya teknolojik gelişimi bakımından ciddi zararlara sebep olacağı
hâllerde, Cumhurbaşkanınca;[2]
a) Kamu yararı bulunduğu gerekçesiyle zorunlu lisans verilmesine,
b) Buluşun kamu yararını karşılayacak yeterlikte kullanımı patent sahibi tarafından
gerçekleştirilebilecekse buluşun şartlı olarak zorunlu lisans konusu yapılmasında
kamu yararı bulunduğuna,
karar verilir.
(2) Patent başvurusu veya patent konusu buluşun kullanımının
kamu sağlığı veya millî güvenlik bakımından önemli olması hâlinde, Millî Savunma
Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak ilgili bakanlık tarafından teklifte bulunulur.
(3) Kamu yararı gerekçesiyle verilen zorunlu lisanslar inhisari olabilir.
Millî güvenlik bakımından önemli olduğu gerekçesi ile verilen zorunlu lisans kararı,
buluşun bir veya birkaç işletme tarafından kullanılması ile sınırlandırılabilir.
Zorunlu lisansın hukuki niteliği ve güven ilişkisiMADDE 133- (1) Zorunlu lisans, inhisari değildir ancak kamu yararı gerekçesiyle
verilen zorunlu lisanslar inhisari olabilir. Zorunlu lisans süre, bedel ve kullanım
alanı göz önüne alınarak belirli şartlar altında verilir. Mahkeme bedeli belirlerken
patentin ekonomik değerini göz önüne alır. 129 uncu maddenin birinci fıkrasının
(ç) bendi uyarınca verilecek zorunlu lisanslarda bedel belirlenirken, ticari olmayan
ve insani amaçlar göz önüne alınarak bu tür kullanımın ithalatçı ülke açısından
ekonomik değeri dikkate alınır.
(2) Zorunlu lisans verilmesi hâlinde, lisans alanın alt lisans verme ve patent
konusunu ithal etme hakkı yoktur. Ancak kamu yararı gerekçesiyle verilen zorunlu
lisansta lisans alan, kamu yararı gereği açıkça ithale yetkili kılınmışsa patent
konusu ithal edilebilir. Bu ithal izni, ihtiyaçla sınırlı olarak ve geçici bir süre
için verilir.
(3)Zorunlu lisans sebebiyle, patent sahibi ve lisans alan arasında
doğan güven ilişkisi, patent sahibi tarafından ihlal edilirse lisans alan, ihlalin
buluşun değerlendirilmesindeki etkisine göre, patent sahibinin isteyebileceği lisans
bedelinden indirim yapılmasını talep edebilir.
Ek patentte zorunlu lisans kapsamıMADDE 134- (1) Zorunlu lisans, lisansın kabul tarihinde mevcut bulunan patentin
eklerini de kapsar. Zorunlu lisansın verilmesinden sonra yeni ek patentler verilmişse
ve bunlar lisans konusu patentle aynı kullanım amacına hizmet etmekte ise lisans
alan, mahkemeden eklerin de zorunlu lisans kapsamına dâhil edilmesi talebinde bulunabilir.
Taraflar ek patentler nedeniyle genişletilen lisansın bedeli ve diğer şartları konusunda
anlaşamazlarsa bunlar mahkeme tarafından belirlenir.
Zorunlu lisansın devriMADDE 135- (1) Zorunlu lisansın devrinin geçerli olabilmesi için işletme
ile birlikte veya işletmenin lisansın değerlendirildiği kısmı ile birlikte devredilmesi
gerekir. Zorunlu lisansın, patent konularının bağımlılığı gerekçesiyle verilmesi
hâlindeyse lisans, bağımlı patentle birlikte devredilir.
Şartlarda değişiklik talebi ve zorunlu lisansın iptaliMADDE 136- (1) Lisans alan veya patent sahibi, zorunlu lisans verilmesinden
sonra, zorunlu lisansa göre daha uygun şartlarda sözleşmeye dayalı lisans vermiş
olması gibi sonradan ortaya çıkan ve değişikliği haklı kılan olaylara dayanarak
mahkemeden zorunlu lisans bedelinde veya şartlarında değişiklik yapılmasını talep
edebilir.
(2) Lisans alan, zorunlu lisanstan doğan yükümlülüklerini ciddi şekilde ihlal
ettiği veya sürekli olarak yerine getirmediği takdirde mahkeme, patent sahibinin
talebi üzerine, patent sahibinin tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla lisansı
iptal edebilir.
(3) Zorunlu lisansın verilmesine neden olan şartların sona ermesi ve tekrarlanma
olasılığının ortadan kalkması hâlinde, talep üzerine mahkeme zorunlu lisansı iptal
eder.
Sözleşmeye dayalı lisans hükümlerinin uygulanabilirliğiMADDE 137- (1) 129 ila 136 ncı maddelerdeki hükümlere aykırı olmamak üzere,
125 inci ve 126 ncı maddelerde belirtilen sözleşmeye dayalı lisans ile ilgili hükümler
zorunlu lisansa da uygulanır.
SEKİZİNCİ KISIMHakkın Sona ErmesiBİRİNCİ BÖLÜMHükümsüzlükHükümsüzlük
hâlleriMADDE 138- (1) Kurumun nihai kararından sonra;
a) Patent konusu, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını
taşımıyorsa,
b) Buluş, 92 nci maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca yeteri
kadar açıklanmamışsa,
c) Patent konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya patentin,
91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin üçüncü
fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki
başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa,
ç) Patent sahibinin, 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı
ispatlanmışsa,
d) Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa,
patentin hükümsüz kılınmasına ilgili mahkeme tarafından karar verilir.
(2) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkraları uyarınca yapılan
yayımdan önce birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri uyarınca yapılan hükümsüzlük
talebine ilişkin olarak karar veremez.
(3) Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı
hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından ileri sürülebilir.
(4) Hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkinse sadece o
bölüm ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez. Kısmi hükümsüzlük sonucu iptal
edilmeyen istem veya istemler, 82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik
şartlarını taşıyorsa patent bu kısım için geçerli kalır. Bağımsız istemin hükümsüz
kılınması hâlinde, bağımsız isteme bağımlı olan her bir bağımlı istem ayrı ayrı
82 nci ve 83 üncü madde hükümlerine göre patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa
söz konusu bağımsız isteme bağımlı olan istemler de mahkeme tarafından hükümsüz
kılınır.
(5) Patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince veya hakkın sona
ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı
açılabilir. Patent üzerinde sicilde hak sahibi görülen kişilerin davaya katılabilmelerini
sağlamak için ayrıca onlara tebligat yapılır.
(6) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları
patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Patent sahibinin 109 uncu maddeye göre patent
isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle patentin hükümsüzlüğü, ancak buluşu yapan
veya halefleri tarafından istenebilir.
(7) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin karar, zorunlu olarak ek patentlerin de
hükümsüz olması sonucunu doğurmaz. Ancak, hükümsüzlük kararının tebliğinden itibaren
üç ay içinde, ek patentlerin bağımsız patentlere dönüştürülmesi için başvuruda bulunulmazsa,
patentin hükümsüzlüğü ek patentlerin de hükümsüz olması sonucunu doğurur.
Patentin hükümsüzlüğünün etkisi MADDE 139- (1) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın
sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu
Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.
(2) Patent sahibinin ağır ihmal veya kötüniyetli olarak hareket etmesinden
zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük
etkisi aşağıdaki durumları etkilemez:
a) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, patentin sağladığı haklara
tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
b) Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış
ve uygulanmış sözleşmeler.
(3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin
hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.
(4) Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm
doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme, bu kararı Kuruma
resen bildirir. Kesinleşmiş karar ile hükümsüz kılınan patent, Kurum tarafından
sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜMDiğer Sona Erme Hâlleri ve SonuçlarıSona erme ve sonuçları MADDE 140- (1) Patent hakkı;
a) Koruma süresinin dolması,
b) Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi,
c) Yıllık ücretlerin 101 inci maddede öngörülen sürelerde ödenmemesi,
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
(2) Kurum, patent hakkının sona erdiğini Bültende yayımlar. Hakkı sona eren
patentin konusu, sona erme nedeninin gerçekleşmiş olduğu andan itibaren kamuya ait
olur.
(3) Patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da birden çok patent isteminden
vazgeçebilir. Patentten kısmen vazgeçilirse istem veya istemlerin ayrı bir patentin
konusunu teşkil etmesi ve vazgeçmenin patentin kapsamının genişletilmesine ilişkin
olmaması şartıyla vazgeçilmeyen istem veya istemler itibarıyla patent geçerli kalır.
(4) Vazgeçmenin yazılı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile
kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(5) Sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça, patentten vazgeçilemez.
(6) Patent üzerinde, üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia edilmiş ve
bu hususta alınan tedbir kararı sicile kaydedilmişse, bu kişinin izni olmadıkça,
patentten vazgeçilemez.
(7) Patent hakkından vazgeçildiği Bültende yayımlanır.
DOKUZUNCU KISIMPatent Hakkına TecavüzPatent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller MADDE 141- (1) Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz
sayılır:
a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü
kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.
b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da
bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak
veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle
ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün
izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu
usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde
ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak,
uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için
öneride bulunmak.
ç) Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.
d) Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya
zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü
kişilere devretmek.
(2) Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine
ilişkin bir usul olması hâlinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün
patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir. Patent
konusu usulle elde edilen ürün veya maddenin yeni olması hâlinde, patent sahibinin
izni olmadan üretilen aynı her ürün veya maddenin, patent konusu usulle elde edilmiş
olduğu kabul edilir. Aksini iddia eden kişi bunu ispat etmekle yükümlüdür. Bu durumda,
davalının üretim ve işletme sırlarının korunmasındaki haklı menfaati göz önünde
tutulur.
(3) Patent başvurusunun veya faydalı model başvurusunun 97 nci maddeye göre
yayımlandığı tarihten itibaren, patent başvurusu veya faydalı model başvurusu sahibi,
buluşa vaki tecavüzlerden dolayı dava açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan
veya kapsamından haberdar edilmiş ise başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz.
Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayımdan önce
de tecavüzün varlığı kabul edilir.
(4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin
onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan yayımdan önce, öne sürülen iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez.
ONUNCU KISIMFaydalı ModelFaydalı model ile korunabilir buluşlar ve istisnalarıMADDE 142- (1) 83 üncü maddenin birinci fıkrası hükmüne göre yeni olan ve
83 üncü maddenin altıncı fıkrası kapsamında sanayiye uygulanabilen buluşlar, faydalı
model verilerek korunur.
(2) Faydalı modelin yenilik değerlendirmesinde, buluş konusuna katkı sağlamayan
teknik özellikler dikkate alınmaz.
(3) 82 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına ek olarak;
a) Kimyasal ve biyolojik maddelere veya kimyasal ve biyolojik usullere ya
da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,
b) Eczacılıkla ilgili maddelere veya eczacılıkla ilgili usullere ya da bu
usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,
c) Biyoteknolojik buluşlar,
ç) Usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,
faydalı model ile korunmaz.
Şeklî inceleme, araştırma talebi, itiraz ve faydalı modelin verilmesiMADDE 143- (1) 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen unsurlardan
herhangi birinin eksik olması hâlinde faydalı model başvurusu işleme alınmaz.
(2) İşleme alınan başvuruda 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen
unsurlardan en az birinin eksik olması veya aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
unsurların yabancı dilde verilmesi hâlinde, bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden
itibaren iki ay içinde eksiklikler giderilir veya Türkçe çeviriler verilir. Aksi
takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.
(3) Kurum, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen unsurları tam olan
veya ikinci fıkraya uygun olarak unsurları tamamlanan başvuruyu, 90 ıncı maddenin
beşinci fıkrası ile yönetmelikle belirlenen diğer şeklî şartlara uygunluk bakımından
inceler.
(4) Başvurunun şeklî şartlara uygun olmadığı anlaşılırsa başvuru sahibinden
bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde eksikliği gidermesi istenir. Eksikliğin
bu süre içinde giderilmemesi hâlinde başvuru reddedilir.
(5) Başvuru sahibi başvuruyla birlikte veya herhangi bir bildirime gerek olmaksızın
başvurunun şeklî şartlara uygunluk bakımından bir eksikliğinin olmadığının veya
eksikliklerin süresi içinde giderildiğinin bildirildiği tarihten itibaren iki ay
içinde ücretini ödeyerek ve yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olarak araştırma
talebinde bulunur. Aksi takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.
(6) Başvuru sahibinin, beşinci fıkraya veya 104 üncü maddenin birinci fıkrasına
uygun olarak araştırma talebinde bulunması hâlinde araştırma raporu düzenlenir,
başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(7) Başvuru konusunun 142 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamına girdiği sonucuna
varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin yeterince açık olmaması araştırma
raporunun düzenlenmesini engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmez ve başvuru sahibinden
bu konudaki itirazlarını veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim tarihinden
itibaren üç ay içinde sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması veya
itirazın ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde
başvuru reddedilir. İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde
araştırma raporu düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.
(8) Araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç ay içinde ilgili belgeleri
de eklemek suretiyle araştırma raporunun içeriğine başvuru sahibi itiraz edebilir,
üçüncü kişiler görüş bildirebilir.
(9) Başvuru sahibi tarafından itiraz edilmemesi veya üçüncü kişiler tarafından
görüş bildirilmemesi durumunda sadece araştırma raporu, itiraz edilmesi veya görüş
bildirilmesi durumundaysa araştırma raporu ve itirazlar veya görüşler değerlendirilir.
(10) Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda faydalı model verilmesine karar
verirse bu karar başvuru sahibine bildirilir, karar ve faydalı model Bültende yayımlanır.
Yapılan değerlendirme sonucunda faydalı modelin verilebilmesi için değişiklik yapılmasının
gerekli olduğu durumda bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin
yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde faydalı model
verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve faydalı
model Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin
Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu karar
başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır. Faydalı modelin verilmesine
ilişkin yayımdan sonra talep edilmesi ve belge düzenleme ücretinin ödenmesi hâlinde,
düzenlenen belge faydalı model sahibine verilir.
(11) Faydalı model verilmesinden sonra 99 uncu maddede belirlenen itiraz usulü
işletilemez, sadece mahkemeden hükümsüzlük talep edilebilir.
(12) Kurum yaptığı değerlendirme sonucunda başvurunun
ve buna ilişkin buluşun bu Kanun hükümlerine uygun olmadığına karar verirse başvuru
reddedilir, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır. Bu karara
karşı, 100 üncü maddeye göre itiraz edilebilir.
(13) Faydalı modelin verilmiş olması, geçerliliği ve yararlılığı konusunda
Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz, Kurumun sorumluluğunu
da doğurmaz.
(14) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Faydalı modelin hükümsüzlüğüMADDE 144- (1) Aşağıdaki hâllerde faydalı modelin hükümsüz sayılmasına yetkili
mahkeme tarafından karar verilir:
a) Faydalı model konusu, 142 nci maddede belirtilen şartları taşımıyorsa.
b) Buluş 92 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca yeterince açıklanmamışsa.
c) Faydalı model konusu, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa veya faydalı
modelin, 91 inci maddeye göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110 uncu maddenin
üçüncü fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en
önceki başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşıyorsa.
ç) Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına
sahip olmadığı ispatlanmışsa.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları
faydalı modelin hükümsüzlüğünü isteyebilir. Faydalı model sahibinin 109 uncu maddeye
göre faydalı model isteme hakkına sahip olmadığı nedeniyle faydalı modelin hükümsüzlüğü,
ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından istenebilir.
(3) Faydalı modelin hükümsüzlüğü davası, faydalı modelin koruma süresince
veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile faydalı model sahibi olarak
kayıtlı kişiye karşı açılabilir. Sicilde hak sahibi olarak görülen kişilerin davaya
katılabilmelerini sağlamak için bu kişilere ayrıca tebligat yapılır.
(4) Faydalı model sahibinin, 109 uncu maddeye göre faydalı model isteme hakkına
sahip bulunmadığı hakkındaki iddia, ancak buluşu yapan veya halefleri tarafından
ileri sürülebilir. Bu durumda, 110 uncu madde hükümleri uygulanır.
(5) Hükümsüzlük nedenleri faydalı modelin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa,
sadece o bölümü etkileyen istem veya istemlerin iptali suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe
karar verilir. Bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilemez.
(6) Kısmi hükümsüzlük sonucu, faydalı modelin iptal edilmeyen istem veya istemleri
142 nci madde hükümlerine uygun olması hâlinde faydalı model, bu istem veya istemler
için geçerli kalır.
Patentler ile ilgili hükümlerin uygulanabilirliği ve çifte korumaMADDE 145- (1) Faydalı modele ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı
modelin özelliği ile çelişmediği takdirde bu Kanunda patentler için öngörülen hükümler,
faydalı modeller hakkında da uygulanır.
(2) Aynı kişiye veya halefine, aynı buluş konusunda, aynı koruma kapsamıyla,
birbirinden bağımsız olarak birden fazla patent veya faydalı model ya da bu belgelerin
her ikisi verilmez.
BEŞİNCİ KİTAPOrtak ve Diğer HükümlerBİRİNCİ KISIMOrtak HükümlerSüreler ve bildirimlerMADDE 146- (1) Sınai mülkiyet hakkına ilişkin, itirazlar da dâhil olmak
üzere Kurum nezdinde yapılacak tüm işlemlerde uyulması gereken süre, bu Kanun veya
ilgili yönetmelikte belirlenmemişse bildirim tarihinden itibaren iki aydır. Bu sürelere
uyulmaması hâlinde talep yapılmamış sayılır.
Ortak temsilciMADDE 147- (1) Sınai mülkiyet hakkının birden çok kişiye ait olması hâlinde,
geri çekme ve vazgeçme talebi hariç olmak üzere, marka veya patent vekili atanmadığı
durumlarda Kurum nezdindeki tüm işlemler hak sahiplerince ortak temsilci olarak
atanan hak sahibi tarafından yürütülür. Hak sahipleri tarafından ortak temsilci
atanmaması durumunda, başvuru formunda adı geçen ilk hak sahibinin, ortak temsilci
olduğu kabul edilir.
(2) Ortak temsilcinin yerleşim yerinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
olmaması durumunda, işlemler marka veya patent vekili vasıtasıyla yapılır.
(3) Ortak markalara ilişkin hükümler saklıdır.
Hukuki işlemlerMADDE 148- (1) Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal
edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir,
haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve geleneksel
ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz
ve teminat olarak gösterilemez.
(2) Birinci fıkrada belirtilen hukuki işlemler işletmeden
bağımsız olarak gerçekleştirilebilir.
(3) Sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması durumunda sahiplerden
birinin kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde,
diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından
diğer paydaşlara bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin
üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Tarafların
anlaşamaması hâlinde, önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım
hakkı sahibi, adına payın devrine karar verilmeden önce, satış bedelini, mahkeme
tarafından belirlenen süre içinde mahkemenin belirleyeceği yere nakden yatırmakla
yükümlüdür. Cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
(4) Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği,
ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır.
(5) Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle
belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende
yayımlanır. 115 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki
işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
(6) Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için
devredilebilir.
(7) Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans
verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir.
(8) Bu maddede yer alan hükümler, sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanır.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği
taleplerMADDE 149- (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden
aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde
münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki
diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine
mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar
tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine
gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya
sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı
tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla
tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz
konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin
kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa
ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın
şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra
üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini
talep edilemez.
TazminatMADDE 150- (1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler,
hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya
hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,
bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya
sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca
tazminat istenebilir.
(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası
açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu
zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile
ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar
verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Yoksun kalınan kazançMADDE 151- (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan
kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak,
aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin
elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile
hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının
ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların
sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b)
bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde,
mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken
olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha
eklenmesine karar verir.
(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda
öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa
yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü
uygulanmaz.
Hakkın tüketilmesiMADDE 152- (1) Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi
veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle
ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır.
(2) Marka sahibi, birinci fıkra hükmü kapsamına giren
ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari
amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir.
Dava açılamayacak kişilerMADDE 153- (1) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, hakkına tecavüz eden tarafından
piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya
kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk davalarını açamaz veya ceza davası
açılması için şikâyette bulunamaz.
(2) Sınai mülkiyet hakkı sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı kendisine tazminat
ödeyen kişi tarafından, sınai mülkiyet hakkı sahibinin elkoymaması nedeniyle piyasaya
sürülmüş ürünleri ticari amaçla kullanan kişilere karşı, bu Kanunda yer alan hukuk
davalarını açamaz veya ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz.
Tecavüzün mevcut olmadığına ilişkin dava ve şartlarıMADDE 154- (1) Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği
ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin
sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini
bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap
verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde,
menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi
talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı
olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından
açılamaz.
(2) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, sicile kayıtlı tüm hak sahiplerine
tebliğ edilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca açılan dava, hükümsüzlük davasıyla birlikte de
açılabilir.
(4) Mahkeme, 99 uncu maddenin üçüncü veya yedinci fıkrası ile 143 üncü maddenin
onuncu veya onikinci fıkrası uyarınca yapılan yayımdan önce, öne sürülen iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak karar veremez.
Önceki tarihli hakların etkisiMADDE 155- (1) Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha
önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz
davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.
Görevli ve yetkili mahkemeMADDE 156- (1)
(Değişik:22/7/2020-7251/61 md.) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme,
fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.
Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli
ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının
önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Fikri ve sınai
haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren
dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi
kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye
ceza mahkemesince bakılır. Bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk ve asliye ceza
mahkemeleri ile bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın
Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.
(2) Kurumun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak
davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları
davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
(3) Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak
hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin
gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.
(4) Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme,
davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve
eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.
(5) Üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak
davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Sınai mülkiyet hakkı başvurusu veya sınai mülkiyet hak sahibinin Türkiye’de yerleşim
yeri bulunmaması hâlinde, dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
ZamanaşımıMADDE 157- (1) Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel
hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun
zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
Lisans alanın dava açması ve şartları MADDE 158- (1) Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisansa sahip
olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda,
hak sahibinin bu Kanun uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir.
(2) İnhisari olmayan lisans alan, sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla
dava açma hakkı sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa, yapacağı bildirimle, gereken
davayı açmasını hak sahibinden ister. Hak sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya
bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde talep edilen davayı açmaması hâlinde,
lisans alan, yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına ve kendi menfaatlerinin
gerektirdiği ölçüde dava açabilir. Bu fıkra uyarınca dava açan lisans alanın, dava
açtığını hak sahibine bildirmesi gerekir.
(3) Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesinin varlığı hâlinde ve söz konusu
sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
Mahkemenin tedbir kararı verdiği hâllerde talepte bulunan lisans sahibi dava açmaya
da yetkilidir. Bu hâlde ikinci fıkradaki şartlar yargılama devam ederken tamamlanır.
İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliğiMADDE 159- (1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu
kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde
gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını
ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire
karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
(2) İhtiyati tedbirler özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
a) Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi
ve durdurulması.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze
konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti
verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki
diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya
gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması
ve bunların saklanması.
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
(3) İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/1/2011
tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
İşlem yetkisi olan kişiler ve tebligatMADDE 160- (1) Gerçek veya tüzel kişiler ile bu kişiler tarafından yetkilendirilmiş
sicile kayıtlı marka veya patent vekilleri Kurum nezdinde işlem yapabilir.
(2) Tüzel kişiler, yetkili organları tarafından tayin edilen gerçek kişi veya
kişilerce temsil edilir.
(3) Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak marka veya patent vekilleri
tarafından temsil edilir. Vekille temsil edilmeksizin asil tarafından gerçekleştirilen
işlemler, yapılmamış sayılır.
(4) Marka veya patent vekili tayin edilmesi hâlinde, tüm işlemler vekil tarafından
yapılır. Vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılır.
(5) Kurum gerekli gördüğü hâllerde vekilin yetkisini gösteren vekaletnamenin
aslı ya da onaylı suretinin sunulmasını isteyebilir.
(6) Bu Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak
tebligatlar, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinde
düzenlenen elektronik tebligata ilişkin usullere bağlı olmaksızın, tebligat yapılacak
kişinin onayı alınmak şartıyla ve Kurum tarafından gerçek veya tüzel kişi için tahsis
edilen elektronik posta kutusuna konulmak suretiyle elektronik ortamda tebliğ edilir.
Bu şekilde yapılan tebligatlar, tebligat konusu belgenin posta kutusuna konulmasını
müteakip muhatabın, posta kutusuna ilk giriş yaptığı tarihte ve her hâlde belgenin
posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayılır.
(7) Bu Kanunun uygulanması kapsamında yapılacak ilanen tebligatlar, 7201 sayılı
Kanunun ilanen tebligatın şekline ilişkin 29 uncu maddesi hükmüne bağlı kalmaksızın
ilgili Bülten üzerinden yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatlar, Bültenin yayımı
tarihinden yedi gün sonra yapılmış sayılır.
(8) Kurum, elektronik ortamda yapılacak başvuru ve tebligatla ilgili her türlü
teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, başvuruların, taleplerin
ve tebligatların elektronik ortamda yapılması zorunluluğu getirmeye, elektronik
ortamda tebliğ yapılacaklar ile elektronik ortamdaki başvuru ve tebligata ilişkin
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ücretler, ödenme süreleri ve sonuçlarıMADDE 161- (1) Sınai mülkiyet hakkının verilmesi veya tescili ile ilgili
işlemler için ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi içinde
Kuruma sunulmaması hâlinde sınai mülkiyet hakkı başvurusu geri çekilmiş sayılır.
(2) Sicile kayıtlı sınai mülkiyet hakkıyla ilgili olarak birinci fıkra dışında
kalan işlemler için ödenmesi gereken ücretlerin ödendiğine ilişkin bilginin süresi
içinde Kuruma sunulmaması hâlinde ilgili talep yapılmamış sayılır.
(3) 15 inci, 18 inci, 20 nci, 23 üncü ve 69 uncu maddeler hariç olmak üzere,
başvuru veya sınai mülkiyet hakkıyla ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin
eksik ödenmesi durumunda, söz konusu eksik ücret miktarı Kurum tarafından talep
sahibine bildirilir. Bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde eksik ücretin ödendiğine
ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
(4) Aksi öngörülmediği sürece, ödenen ücretlerin iadesi yapılmaz ve ödenmiş
olan ücretler Kuruma gelir kaydedilir.
Kararların uygulanmasıMADDE 162- (1) Kurul kararlarının
iptali veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icra
edilemez. Bu hüküm, ilamın ferileri hakkında da uygulanır.
Hızlı imha prosedürüMADDE 163- (1) Bu Kanunda yer
alan suçlar sebebiyle elkonulan veya muhafaza altına alınan suça konu eşyanın sayısı,
ebadı veya niteliği gibi nedenlerle emanet bürosunda muhafaza edilemeyecek olması
hâlinde, Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda numune alınması mümkün olan
eşyadan yeteri kadar numune alınmasını müteakip geri kalan suç eşyası mahallin maliye
teşkilatına gönderilir. Numunelerle birlikte elkonulan eşyanın miktarı, cinsi, ebadı
gibi tüm bilgilerini içeren tutanak Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca numune alınmak suretiyle mahallin maliye teşkilatına
teslim edilen suça konu eşyanın, zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp
meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması
hâlinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet
savcısının talebi üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından
imhasına karar verilir. İmha işlemleri Cumhuriyet savcısının başkanlığında maliye
teşkilatınca oluşturulan üç kişilik komisyon huzurunda yapılır ve buna dair tutanak
tanzim edilir.
Geleneksel ürün adlarına uygulanacak hükümlerMADDE 164- (1) 146 ncı, 147 nci, 149 uncu, 150 nci, 152 nci, 153 üncü, 154
üncü, 156 ncı, 159 uncu ve 161 inci madde hükümleri geleneksel ürün adları hakkında
da uygulanır.
Yönetmelik MADDE 165- (1) Bu Kanunun uygulanmasına
ilişkin yönetmelikler Kurum tarafından yürürlüğe konulur.
İKİNCİ KISIMDiğer HükümlerMADDE 166 ila 184- (6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)MADDE 185- (17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma
Kurumu Kurulması Hakkında Kanunile ilgili olup yerine işlenmiştir.)MADDE 186- (2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunuile ilgili olup
yerine işlenmiştir.)MADDE 187- (14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuile ilgili
olup yerine işlenmiştir.)MADDE 188-a)(6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunile ilgili olup yerine işlenmiştir.)b)(10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunuile
ilgili olup yerine işlenmiştir.)c) (22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının
Korunması Hakkında Kanunile ilgili olup yerine işlenmiştir.)MADDE 189-(5/12/1951 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) AtıflarMADDE 190-(1) Diğer mevzuatta Türk Patent Enstitüsüne yapılmış olan atıflar,
Türk Patent ve Marka Kurumuna; Marka Uzmanı ve Patent Uzmanı ile Marka Uzman Yardımcısı
ve Patent Uzman Yardımcısına yapılmış olan atıflar, Sınai Mülkiyet Uzmanı ve Sınai
Mülkiyet Uzman Yardımcısına yapılmış sayılır.
Yürürlükten kaldırılan mevzuatMADDE 191- (1) 6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 13 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
(2) 22/4/2004 tarihli ve5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının
Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
(3) 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 24/6/1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 22/9/1995 tarihli ve 566 sayılı
Patent Haklarının Korunması Hakkında 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır.
551, 554, 555 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin hükümlerinin
uygulanması GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olan
ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvuruları,
başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak
bu Kanunun yayımı tarihinden önce Enstitüye yapılmış olup yayımlanmamış coğrafi
işaret başvuruları, itiraz süresi bakımından mülga 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
hükümleri saklı kalmak şartıyla Bültende yayımlanır.
(2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve
faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine
göre sonuçlandırılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan ek patent
başvurularının sonuçlandırılmasında, ek patent başvurusu veya ek patentin bağımsız
patent başvurusu ya da patente dönüştürülmesinde, asıl patent başvurusunun başvuru
tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır. İncelemesiz verilen patentin
incelemeli patent başvurusuna dönüştürülmesinde, patent başvurusunun faydalı model
başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna değiştirilmesinde,
patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte
olan mevzuat hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal
aşamaya giren uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent başvuruları
ve faydalı model başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte
olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
(3) Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki
patentler hakkında aynı maddenin uygulanmasına devam edilir.
(4) Önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve faydalı modeller için
99 uncu, 138 inci ve 144 üncü maddeler ile 113 üncü maddenin beşinci fıkrası ve
121 inci maddenin sekizinci fıkrası hariç olmak üzere bu Kanun hükümleri uygulanır.
Mevcut yönetmeliklerin uygulanması GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu Kanunda öngörülen
yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı
olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
Suç eşyalarının imhasıGEÇİCİ MADDE 3- (1) 1/1/2009 tarihinden
önce işlediği suç nedeniyle mülga 551, 554, 555 veya 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin
ceza hükümleri uygulanarak haklarında suça konu eşyanın müsaderesine dair verilen
ve kesinleşen kararın infazı gerçekleşmemiş kişilere; eşyanın adli emanette veya
müştekide bulunmasına ya da 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
132 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince muhafaza edilmek üzere diğer bir kişiye
teslim edilmiş olmasına bakılmaksızın, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki
Cumhuriyet başsavcılığınca resen, sonuçları açıklanan usulüne uygun meşruhatlı tebligat
çıkarılır. Bu kişilere bir ay içinde mahkemeye başvurarak eşyanın iadesini talep
etme hakları olduğu bildirilir. Bu süre içinde sahipleri tarafından iade talebinde
bulunulmaması veya iade talebinde bulunulmakla beraber mahkemece verilen iade kararının
tebliğinden itibaren bir ay içinde eşyanın teslim alınmaması hâlinde Cumhuriyet
başsavcılığının istemi üzerine kararı veren mahkeme tarafından eşyanın imhasına
karar verilir. İmha kararı derhâl yerine getirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına
gönderilir.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga 551, 554, 555 veya 556
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin ceza hükümleri uygulanarak haklarında eşyanın
iadesi yönünde verilen kesinleşmiş karar bulunduğu hâlde eşyayı teslim almayan kişilere,
eşyanın adli emanette veya müştekide bulunmasına ya da Ceza Muhakemesi Kanununun
132 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince muhafaza edilmek üzere diğer bir kişiye
teslim edilmiş olmasına bakılmaksızın, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen, sonuçları açıklanan usulüne uygun meşruhatlı
tebligat çıkarılarak iadesine karar verilen eşyayı bir ay içinde teslim almaları
istenir. Bu süre içinde sahipleri tarafından teslim alınmayan eşya hakkında, Cumhuriyet
başsavcılığının istemi üzerine kararı veren mahkeme tarafından imha kararı verilir.
İmha kararı derhâl yerine getirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(3) Bu madde gereğince yapılacak imha işlemleri, Cumhuriyet savcısı başkanlığında,
emanet memuru ve iki zabıt kâtibinden oluşan komisyon tarafından yerine getirilir
ve buna ilişkin tutanak tanzim olunur. Komisyonda hangi zabıt kâtiplerinin yer alacağı
adalet komisyonlarınca belirlenir. İmha edilen eşya için hak sahibine herhangi bir
ödeme yapılmaz. İmha masrafları, eşya sahibinden tahsil edilmek şartıyla yargılama
gideri olarak Hazine tarafından karşılanır.
İptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılmasıGEÇİCİ MADDE 4- (1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi,
anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.
(2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte
olan iptal davaları mahkemeler tarafından sonuçlandırılır.
(3) Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden
sonra mahkeme tarafından Kurumaresen gönderilir.
Yenileme talepleriGEÇİCİ MADDE 5- (1) 23 üncü maddenin ikinci fıkrası ile 69 uncu maddenin dördüncü
fıkrası yürürlüğe girene kadar yenileme talepleri bakımından, mülga 554 ve 556 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamelerin ilgili hükümleri uygulanır.
Görülmekte olan davalar GEÇİCİ MADDE 6- (1) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılması öngörülen;
551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 146 ncı,
554 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 58 inci,
555 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu,
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 71 inci,
maddeleri uyarınca kurulmuş ihtisas mahkemeleri, bu Kanunun 156 ncı maddesinin
birinci fıkrası uyarınca kurulan mahkemeler olarak kabul edilir ve bu mahkemelerde
derdest olan davaların görülmesine devam olunur.
YürürlükMADDE 192- (1) Bu Kanunun;
a) 26 ncı maddesi yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra,
b) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında
düzenlenen yenileme taleplerinin yapılması gereken süreye ilişkin hükümleri ile
46 ncı maddesinde düzenlenen amblem kullanım zorunluluğuna ilişkin hükümleri yayımı
tarihinden itibaren bir yıl sonra,
c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
YürütmeMADDE 193- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 6769 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞTARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLODeğiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal
Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası6769 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal
Edilen MaddeleriYürürlüğe Giriş Tarihi
KHK/700
96, 132
24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte
(9/7/2018)
7251
156
28/07/2020 [1] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 209 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi
“Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
[2] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 209 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “ilgili bakanlığın teklifi
üzerine Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde
değiştirilmiştir.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Kanunlar, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.