BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN[1]Kanun Numarası :
7326Kabul Tarihi :3/6/2021Yayımlandığı Resmî Gazete :
Tarih: 9/6/2021 Sayı: 31506Kapsam ve tanımlarMADDE 1- (1)
Bu Kanun hükümleri;
a) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;
1) 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi
gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları,
2) 2021 yılına ilişkin olarak
30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı
vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2021 yılı için tahakkuk eden
motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),
3) 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi
cezaları,
b) 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 7/11/1996 tarihli ve 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin
Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanuna göre verilen idari para cezaları
ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli
(III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlarca verilen idari
para cezaları hariç),
c) Yukarıdaki bentler dışında
kalan ve Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 21/7/1953 tarihli
ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil
dairesine takip için intikal etmiş olan asli ve fer’i amme alacakları (adli para
cezaları hariç),
ç) İşletmede mevcut olduğu
hâlde kayıtlarda yer almayan ya da kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan
emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların
beyanı,
d) 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer
kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil
daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri,
idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları,
e) Sosyal Güvenlik Kurumuna
bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve bu
Kanunun yayım tarihine veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin
sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan,
2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve
kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara
bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
2) 2021 yılı Nisan ayı ve
önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi
ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
3) 30/4/2021 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere
ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik
işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası
ve gecikme zammı alacakları,
4) 30/4/2021 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan
idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,
5) İlgili kanunları gereğince
takip edilen 2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem
vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları,
f) İl özel idarelerinin 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil)
önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve
fer’i amme alacakları,
g) Belediyelerin;
1) 213 sayılı Kanun kapsamına
giren ve 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan
vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara
bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, 2021 yılına ilişkin olarak
30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi (2021 yılına ilişkin
tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara
ait çevre temizlik vergisi hariç) ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri,
gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen
ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları,
2) 26/5/1981 tarihli ve 2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97 ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili
gereken ve vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun
yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret ve pay alacakları ile bunlara bağlı
fer’i alacakları,
3) 3/7/2005 tarihli ve 5393
sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan
su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
4) Büyükşehir belediyelerinin,
9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
ğ) 20/11/1981 tarihli ve 2560
sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin,
vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara
bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen
her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları,
h) Yatırım İzleme ve Koordinasyon
Başkanlıklarının (YİKOB) vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu
hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları,
hakkında uygulanır.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Vergi: 213 sayılı Kanun
kapsamına giren vergi, resim ve harçları,
b) Gümrük vergileri: İlgili
mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihracında uygulanan ve Ticaret Bakanlığına
bağlı tahsil daireleri tarafından takip ve tahsil edilen gümrük vergisi, diğer vergiler,
eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü,
c) Beyanname: Vergi tarhına
esas olan beyanname ve bildirimleri,
ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları:
Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan
eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren
üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren
yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden
itibaren aylık %0,35 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),
ifade eder.
(3) Bu Kanun, bazı alacakların
yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ve
yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.
Kesinleşmiş alacaklar[2]MADDE 2- (1)
Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri
tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih
dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile
bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu
Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi
ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden
önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları
ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
b) Vadesi
geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına
bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının
%50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece
gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının,
ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan
asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz,
cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen
süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının,
d) 20/2/2008 tarihli ve 5736
sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci
ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine
kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi hâlinde 5736 sayılı
Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(2) Ticaret Bakanlığına bağlı
tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
(bu tarih dâhil);
a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde
fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine
bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ve aslı bu Kanunun
yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen
idari para cezalarının tamamının,
b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş
ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar
kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın
kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun
iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının %50’sinin, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin,
c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine
bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının %30’u ve varsa gümrük vergileri aslının
tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
cezaların kalan %70’i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’i amme alacaklarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(3) İhtirazi kayıtla verilen
beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında birinci ve ikinci fıkraların
(a) bentleri hükümleri uygulanır.
(4) Bu
Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi, 13/10/1983 tarihli ve 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik idari para cezası, mülga
11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun ile 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün
Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezası
ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile
katsayı tutarının en az %10’unun ödenmiş olması ve bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş
olması koşuluyla bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli
ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası
hükmü uygulanmaz. Bu hüküm her bir taşıt için ayrı ayrı dikkate alınır.
(5) Tütün mamulleri, makaron,
yaprak sigara kâğıdı ve alkollü içkilerin üreticileri ve ithalatçılarının, 213 sayılı
Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin Hazine
ve Maliye Bakanlığına verdiği yetki kapsamında kullanılma zorunluluğu getirilen
özel etiket ve işaretleri kullanmalarına izin verilebilmesi için bu Kanun kapsamında
yapılandırılan ve vadesi 1/3/2016 tarihinden sonra gelen 6/6/2002 tarihli ve 4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvellerinde
yer alan ürünlere ilişkin özel tüketim vergisi, vadesi 1/10/2020 tarihinden sonra
gelen katma değer vergisi ve bu vergilere ait beyannameden doğan damga vergisi ile
bu vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tamamının
ödenmesi şarttır.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde
mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu
Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da
bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca
tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul
edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde
ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.
(7) 2464 sayılı Kanunun 97
nci ve mükerrer 97 nci maddelerine göre tahsili gereken ücret ve paylar ile su,
atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile
bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında
birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen
tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı
cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil)
tahsilinden vazgeçilir.
(8) Büyükşehir belediyelerinin,
2872 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 30/4/2021 tarihinden (bu tarih
dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı
atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci
fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların
aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların
ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü
ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında
büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/4/2021 tarihinden
(bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş
bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar
dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar
sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde
bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde
düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.
(10) YİKOB’ların, vadesi 30/4/2021
tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
ödenmemiş bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacak asılları ile
buna bağlı fer’i alacakları hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre
yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde
ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
(11) Bu madde hükmünden yararlananlar,
ayrıca 213 sayılı Kanunun 379 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen indirimlerden
yararlanamazlar.
(12) Bu madde hükmünden yararlanmak
isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.
Kesinleşmemiş veya dava safhasında
bulunan alacaklar[3]MADDE 3- (1)
Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış
ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış
vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük
vergilerinin %50’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine
bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük
vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen
vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının
tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin
gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine
intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş
ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi
geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece
yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye
göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce verilmiş en son kararın;
a) Terkine ilişkin karar olması
hâlinde, ilk tarhiyata/tahakkuka esas alınan vergilerin/gümrük vergilerinin %10’u
ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük
vergilerinin kalan %90’ının, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına
bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının,
b) Tasdik veya tadilen tasdike
ilişkin karar olması hâlinde, tasdik edilen vergilerin/gümrük vergilerinin tamamı,
terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin %10’u ile bu tutarlara ilişkin faiz,
gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla terkin edilen vergilerin/gümrük vergilerinin
kalan %90’ı, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen
vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir. Ancak,
verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde birinci fıkra hükmü, kısmen onama
kısmen bozma kararı olması hâlinde ise onanan kısım için bu fıkranın (b) bendi,
bozulan kısım için birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına
ilişkin dava açılmış olması hâlinde;
a) Asla bağlı cezaların, vergilerin/gümrük
vergilerinin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya 2 nci maddeye
ilişkin olarak bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla tamamının
ve bunlara bağlı gecikme zamlarının,
b) Asla bağlı olmaksızın kesilen
vergi cezalarından/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarından bu maddenin
birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %25’inin, ikinci fıkrasının;
(a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %10’unun, (b) bendinde belirtilen
safhada bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %50’sinin, terkin edilen cezanın
%10’unun bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan cezaların,
c) Asla bağlı olmaksızın kesilen
vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin verilen
en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %25’inin, kısmen onama kısmen
bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin karar
olması hâlinde tasdik edilen cezanın %50’sinin, terkin edilen cezanın %10’unun,
bozulan kısmın %25’inin bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
kalan cezaların,
tahsilinden vazgeçilir.
ç) Bu fıkranın (b) ve (c)
bendi hükümleri, tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın
kesilen vergi cezaları için de uygulanır.
d) Eşyanın gümrüklenmiş değerine
bağlı olarak kesilmiş olan idari para cezaları ile ilgili olarak bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın %15’inin, ikinci fıkrasının; (a)
bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %5’inin, (b) bendinde belirtilen safhada
bulunanlarda tasdik edilen ceza tutarının %30’unun, terkin edilen cezanın %5’inin,
verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %15’inin, kısmen onama
kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike ilişkin
karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın %30’unun, terkin edilen cezanın %5’inin,
bozulan kısmın %15’inin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu
Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, üçüncü fıkra kapsamı dışında kalan ve bu Kanunun
1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına
ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış
olması hâlinde, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen safhada olanlarda cezanın
%50’si, ikinci fıkrasının; (a) bendinde belirtilen safhada olanlarda cezanın %10’u,
(b) bendinde belirtilen safhada bulunanlarda tasdik edilen cezanın tamamı, terkin
edilen cezanın %10’u, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın
%50’si, kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya
tadilen tasdike ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın tamamı, terkin
edilen cezanın %10’u, bozulan kısmın %50’si ile bu cezalara uygulanan fer’i alacaklar
yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla
kalan cezalar ile bu alacağa ilişkin fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(5) Bu Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan ecrimisillere ilişkin ecrimisil ihbarnamesi
veya ecrimisil düzeltme ihbarnamesine karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava
açılmış olması hâlinde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla, bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin %50’si, ikinci fıkrasının; (a)
bendinde belirtilen safhada olanlarda ecrimisilin %10’u, (b) bendinde belirtilen
safhada bulunanlarda tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin
%10’u, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde ecrimisilin %50’si, kısmen
onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike
ilişkin karar olması hâlinde tasdik edilen ecrimisilin tamamı, terkin edilen ecrimisilin
%10’u, bozulan kısmın %50’si ile bu ecrimisillere uygulanan fer’i alacaklar yerine
bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla kalan ecrimisil
ile bu alacağa ilişkin fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(6) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler
için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmemiş olan
vergi cezaları için üçüncü fıkra hükmü uygulanır.
(7) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilen vergi cezalarında, cezaya muhatap olanlar
bu madde hükmünden üçüncü fıkranın (b) ve (c) bentlerinde açıklandığı şekilde yararlanır.
Bu takdirde, vergi cezasına uygulanan gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın da bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şarttır.
(8) Bu maddeye göre ödenecek
alacakların tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata/tahakkuka/idari
yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin ihbarname/düzeltme ihbarnamesine yönelik verilen
ve bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine tebliğ
edilmiş olan karardır.
(9) Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla; uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere başvuruda bulunulmuş, uzlaşma
günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış, ancak dava
açma süresi geçmemiş alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması
için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan
vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır.
(11) Bu madde hükmünden yararlanmak
için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen
borçlulardan, ilk tarhiyata/tahakkuka/idari yaptırım kararına/ecrimisile ilişkin
ihbarname/düzeltme ihbarnamesine göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek
olmaksızın takip edilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımı tarihinden önce verilmiş
olan en son yargı kararının, tarhiyatın/tahakkukun/idari yaptırım kararının/ecrimisile
ilişkin ihbarname/düzeltme ihbarnamesinin tasdikine ilişkin olması hâlinde bu karar
üzerine tahakkuk eden alacaklar takip edilir.
İnceleme ve tarhiyat safhasında
bulunan işlemler[4]MADDE 4- (1)
Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce
başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk
işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak
kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin
%50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin
tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak
gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin;
ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak,
ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler
hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına
bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar
uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden
vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen süre içinde tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde hükmünden yararlanmak
isteyen mükelleflerin anılan bentte belirtilen süre içerisinde, başvuru süresi otuz
günden az kalmış ise otuz gün içinde başvuruda bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek
tutarların ilk taksitini 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sürede, izleyen taksitleri ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri
şartıyla maddeden yararlanılır.
(2) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak iştirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarında, cezaya muhatap
olanların, cezanın %25’ini birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde ödemeleri
hâlinde cezanın kalan %75’inin tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip ödeme
yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler
için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi
cezaları hakkında bu madde hükümleri uygulanır. Şu kadar ki asla bağlı vergi cezalarının
bu madde kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı
tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi şarttır.
(4) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı hâlde, bu tarihte
ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu
kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemleri yapılır.
Yapılan tarhiyat üzerine bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen şekilde
belirlenen tutarın, birinci fıkrada belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi
şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(5) Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma
talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla
birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için de
bu madde hükmü uygulanır.
(6) Bu Kanunun 3 üncü maddesi
ile bu madde hükmünden yararlananlar, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaşma, tarhiyat
öncesi uzlaşma, vergi cezalarında indirim, 4458 sayılı Kanunun uzlaşma, 5326 sayılı
Kanunun peşin ödeme indirimi ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun
75 inci maddesindeki indirim hükümlerinden yararlanamazlar.
(7) Bu madde uygulamasında
incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.
(8) a) Bu Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan 4458 sayılı Kanun kapsamında
yapılan gümrük incelemeleri ile ek tahakkuk işlemlerine devam edilir. Bu işlemlerin
tamamlanmasından sonra tahakkuk eden vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme
faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın tebliği üzerine belirlenen
dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının,
vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin, eşyanın gümrüklenmiş değerine
bağlı olarak kesilmiş cezalarda cezanın %15’inin ve varsa gümrük vergileri aslının
%50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra kararın
tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak
gecikme faizinin tamamının; kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde
yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksitin tebliği izleyen aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının
%50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, eşyanın gümrüklenmiş
değerine bağlı olarak kesilmiş cezalarının %85’inin, gümrük vergilerine bu Kanunun
yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların
tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen kararlar için bu maddenin
birinci fıkrasının üçüncü cümlesi uygulanır.
b) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı halde, bu tarihte
ya da bu tarihten sonra gümrük idaresine intikal eden müfettiş raporları üzerine
gerekli ek tahakkuk ve tebliğ işlemleri yapılır. Yapılan tahakkuk üzerine bu fıkranın
(a) bendinde belirtilen şekilde belirlenen tutarın, aynı bentte belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır.
(9) Bu madde hükümlerinden
yararlanılabilmesi için madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin
dava açılmaması şarttır.
(10) Bu Kanunun kapsadığı
dönemlere ilişkin olarak;
a) 213 sayılı Kanunun;
1) 371 inci maddesine göre
beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile
hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının,
2) 30 uncu maddesinin dördüncü
fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen
vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının
tamamının,
b) 30/4/2021 tarihinden (bu
tarih dâhil) önce verilmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla
emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik
tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz
kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme
faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
tamamen ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi
cezalarının tamamının,
c) 4458 sayılı Kanuna ve ilgili
diğer kanunlara göre tahakkuku ve tahsili gerektiği halde yükümlü tarafından beyan
edilmeyen aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce kendiliğinden bildirilmesi
durumunda, gümrük vergilerinin tamamı ile hesaplanacak faiz yerine bu Kanunun yayımı
tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla faizlerin ve idari
para cezalarının tamamının,
tahsilinden vazgeçilir.
(11) 31/12/1960 tarihli ve
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin,
31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vergi dairelerine başvurarak 2021 takvim
yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla
önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaz. Bu mükelleflerden
daha önce mükellefiyet kaydını yaptırmamış olanların işe başlama tarihi olarak bu
Kanuna göre yaptıkları müracaat tarihi esas alınır.
Matrah ve vergi artırımı[5]MADDE 5- (1)
Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar vergisi matrahlarını
artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri hakkında
artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu
yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.
a) Gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde (ihtirazi kayıtla verilenler
dâhil) vergiye esas alınan matrahlarını, 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil),
2016 takvim yılı için %35, 2017 takvim yılı için %30, 2018 takvim yılı için %25,
2019 takvim yılı için %20, 2020 takvim yılı için %15 oranından az olmamak üzere
artırırlar.
b) Gelir vergisi mükelleflerinin,
artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir vergisi
beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle
matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş
veya gelir elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin
bilgisi dışında bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak
matrah ile bu fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahlar, işletme hesabı esasına
göre defter tutan mükellefler için 2016 takvim yılı için 31.900 Türk lirasından,
2017 takvim yılı için 33.200 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için 35.250 Türk
lirasından, 2019 takvim yılı için 37.500 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için
42.500 Türk lirasından; bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest
meslek erbabı için 2016 takvim yılı için 47.000 Türk lirasından, 2017 takvim yılı
için 49.800 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için 52.900 Türk lirasından, 2019
takvim yılı için 56.200 Türk lirasından, 2020 takvim yılı için 63.700 Türk lirasından
az olamaz. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan oluşan mükellefler
için vergilendirmeye esas alınacak asgari matrah, bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler için belirlenmiş tutarların ilgili yıllar itibarıyla 1/10’undan, geliri
sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşanlar için 1/5’inden, geliri bunlar dışında
kalan diğer gelir vergisi mükellefleri için ise işletme hesabı esasına göre defter
tutan mükellefler için belirlenmiş tutardan az olamaz. Bu bendin uygulanmasında
ilgili yıllar itibarıyla gayrimenkul sermaye iratları için belirlenen istisna tutarları
dikkate alınmaz. Birden fazla gelir unsuru elde eden mükelleflerce, vergi incelemesi
ve tarhiyata muhatap olunmaması için, bu fıkrada belirtilen ilgili gelir unsuru
itibarıyla matrah artırımı yapılması şarttır.
c) Kurumlar vergisi mükelleflerinin
artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde,
zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması
ya da hiç beyanname verilmemiş (ilgili yıllarda faaliyette bulunmuş veya kazanç
elde etmiş olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dışında
bırakanlar dâhil) olması hâlinde, vergilendirmeye esas alınacak matrahlar ile bu
fıkranın (a) bendine göre artırdıkları matrahlar, 2016 takvim yılı için 94.000 Türk
lirasından, 2017 takvim yılı için 99.600 Türk lirasından, 2018 takvim yılı için
105.800 Türk lirasından, 2019 takvim yılı için 112.400 Türk lirasından, 2020 takvim
yılı için 127.500 Türk lirasından az olamaz.
ç) Bu fıkra hükmüne göre artırılan
matrahlar, %20 oranında vergilendirilir ve üzerinden ayrıca herhangi bir vergi alınmaz.
Ancak, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri
yıla ait yıllık beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş, bu vergi türlerinden
tahakkuk eden vergilerini süresinde ödemiş ve bu vergi türleri için bu Kanunun 2
nci ve 3 üncü madde hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla bu fıkra hükmüne
göre artırılan matrahları %15 oranında vergilendirilir. İstisna, indirim ve mahsuplar
nedeniyle bu beyannameler üzerinden ödenmesi gereken verginin bulunmaması hâlinde
de bu hüküm uygulanır.
d) Kurumlar vergisi mükelleflerinin,
193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuş
olan kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine
ve tarhiyata muhatap olmamaları için bu kazanç ve iratlar üzerinden tevkif edilen
vergilerin, ait olduğu yıla ilişkin olarak bu fıkranın (a) bendinde belirtilen şekilde
artırılması şarttır.
e) Kurumlar vergisi mükelleflerinin,
193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde yer alan vergi tevkifatına tabi kazanç
ve iratları muhtasar beyanname ile beyan etmemiş olmaları hâlinde, bu yıllara ilişkin
olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları
için bu kazanç ve iratlara ait tevkifat matrahlarını, 31/8/2021 tarihine kadar (bu
tarih dâhil), bu fıkranın (c) bendinde belirtilen asgari matrahın %50’sinden az
olmamak kaydıyla beyan etmeleri şarttır. Bu bent hükmüne göre artırılan matrahlar
üzerinden %15 oranında vergi hesaplanır.
f) Bu fıkranın (d) ve (e)
bentlerinde yer alan hükümlerden yararlanarak artırımda veya beyanda bulunan mükelleflerin,
bu yıllara ilişkin olarak bu fıkrada belirtilen vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap
olmamaları için ilgili yıllarda vergiye esas alınan kurumlar vergisi matrahlarını
da bu fıkranın (c) bendinde belirtilen tutarlardan az olmamak üzere (a) bendinde
belirtilen şekilde artırmaları şarttır.
g) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu fıkra hükmünden yararlanarak beyan ettikleri matrahları artırmaları
hâlinde, daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergiler, artırılan matrahlar
üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilmez.
ğ) Gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2021
ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
h) İstisna ve indirimler nedeniyle
gelecek yıllarda matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutarlar ile geçmiş yıl
zararları bu fıkra hükmüne göre artırılan matrahlardan indirilemez.
ı) Matrah artırımında bulunan
mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce ödemiş oldukları
vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
i) İşe başlama ve işi bırakma
gibi nedenlerle kıst dönemde faaliyette bulunmuş mükellefler hakkında ilgili yıllar
için belirlenen asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı (ay kesirleri tam
ay olarak) dikkate alınarak hesaplanır.
j) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
matrah artırımında bulunulan vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bu Kanunun
yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte
dikkate alınır.
(2) Mükellefler, bu fıkrada
belirtilen şartlar dâhilinde gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisini artırarak
bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz
konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili
olarak artırıma konu ödemeler nedeniyle gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi
incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen
ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar, her bir vergilendirme dönemine
ilişkin olarak verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde
yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden
2016 yılı için %6, 2017 yılı için %5, 2018 yılı için %4, 2019 yılı için %3 ve 2020
yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak gelir vergisini, 31/8/2021
tarihine kadar (bu tarih dâhil) artırırlar.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
vergi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak;
1) Verilmesi gereken muhtasar
beyannamelerden, en az bir döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, beyan
edilmiş ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutar ortalaması alınmak suretiyle bir
yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak üzere yıllık ücretler üzerinden gelir (stopaj)
vergisi matrahı bulunur ve bu tutar üzerinden bu fıkranın (a) bendinde belirtilen
oranlarda gelir vergisi hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş
olması hâlinde, her ay için hesaplanacak asgari gelir (stopaj) vergisine esas olmak
üzere en az;
(aa) Bu Kanunun yayımı tarihinden
önce ilgili yılda verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama
işçi sayısı kadar işçi,
(bb) İlgili yılda aylık prim
ve hizmet belgelerinin hiç verilmemiş olması hâlinde, bu Kanunun yayımı tarihine
kadar verilmiş olmak şartıyla izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık
prim ve hizmet belgesindeki işçi sayısı kadar işçi,
(cc) Bu Kanunun yayımı tarihine
kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiş olması hâlinde en az iki işçi,
çalıştırıldığı kabul edilmek
ve ilgili yılın son vergilendirme döneminde geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı
esas alınarak hesaplanan gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden bu fıkranın (a)
bendinde belirtilen oranlarda gelir vergisini ödemek suretiyle bu fıkradan yararlanılır.
c) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
uyarınca vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri
(ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) muhtasar beyannamelerinde (ilgili yıl içinde
verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar bir yıla iblağ edilmeksizin)
yer alan söz konusu ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (5) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun
15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı
olmak üzere 2016 yılı için %6, 2017 yılı için %5, 2018 yılı için %4, 2019 yılı için
%3 ve 2020 yılı için %2 oranından az olmamak üzere hesaplanacak vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde
yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere 2016 ila 2020 yılları için her bir
yıl itibarıyla %1, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11)
ve (13) numaralı bentlerinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili
yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanan vergiyi,
31/8/2021 tarihine kadar (bu
tarih dâhil) artırırlar.
ç) Bu fıkranın (c) bendi kapsamında
matrah veya vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç muhtasar beyanname verilmemiş
olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenen ödeme türünün
beyannamede bulunmaması hâlinde;
1) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ödemeler nedeniyle
ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri
için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarının %50’si esas alınarak belirlenen
gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergiyi,
2) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar
için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi
mükellefleri için belirlenen asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen
gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan
vergiyi,
3) 193 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentlerinde
yer alan ödemeler nedeniyle ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler için belirlenmiş asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen
gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3, 193 sayılı Kanunun
94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde yer alan ödemeler için
%2, (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için de %5 oranında hesaplanan vergiyi,
ödemek suretiyle, bu maddeden
yararlanılır.
d) Bu fıkra uyarınca artırımda
bulunulması durumunda ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş
olması şartı aranmaz.
e) Gelir (stopaj) veya kurumlar
(stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya
da işi bırakmaları hâlinde faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için (ay
kesirleri tam ay olarak dikkate alınmak suretiyle) bu fıkrada belirtilen esaslar
çerçevesinde artırımda bulunulur.
f) Gelir (stopaj) veya kurumlar
(stopaj) vergisi artırımında bulunulan yıl içinde yer alan vergilendirme dönemlerine
ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar,
ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınır.
g) Bu fıkra hükmüne göre artırıma
esas ücret tutarı ile matrahlar, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.
ğ) Bu fıkra kapsamında artırımdan
yararlanılarak hesaplanan gelir vergisine herhangi bir istisna ve indirim uygulanmaz.
(3) Mükellefler, bu fıkrada
belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen
süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi
kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer
vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.
a) Katma
değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri
beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin
yıllık toplamı üzerinden 2016 yılı için %3, 2017 yılı için %3, 2018 yılı için %2,5,
2019 yılı için %2 ve 2020 yılı için %2 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma
değer vergisini, vergi artırımı olarak 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil)
beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11
inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre
tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma esas tutarın belirlenmesinde,
tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.
b) Bir aylık vergilendirme
dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen
yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;
1) Verilmesi gereken katma
değer vergisi beyannamelerinden, en az üç döneme ait beyannamenin verilmiş olması
hâlinde, bu yıla ait dönemlerden verilmiş olan beyannamelerdeki hesaplanan katma
değer vergisi tutarlarının ortalaması bir yıla iblağ edilerek, artırıma esas olmak
üzere yıllık hesaplanan katma değer vergisi tutarı bulunur ve bu tutar üzerinden
bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlara göre artırım tutarı hesaplanır.
2) Hiç beyanname verilmemiş
ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, ilgili yıl
için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan
matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle
bu fıkradan yararlanılır. Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit
ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında
bulunmaları şarttır.
3) İlgili takvim yılı içindeki
işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması, tecil-terkin
uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması veya diğer nedenlerle takvim yılının
bütün dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması hâlinde, ilgili yıl
için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan
matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle
bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen
durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan
vergisi çıkan mükellefler ile yıl içinde beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte
beyannamelerinin bazılarında hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan mükelleflerin
bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği
şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olmamak
kaydıyla, hesaplanan katma değer vergisi bulunan beyannamelerdeki vergiler toplamına
bu fıkranın (a) bendinde belirtilen oranlar uygulanmak suretiyle hesaplanır. Bu
kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar
vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden
yararlanamaz.
c) Vergilendirme dönemi üç
aylık olan katma değer vergisi mükelleflerinin, yıllık asgari artırım tutarı, hiç
beyanname vermemiş olmaları hâlinde bu fıkranın (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde
belirtilen esaslar çerçevesinde, en az bir dönem için beyanname vermiş olmaları
hâlinde ise aynı bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen esaslar çerçevesinde
belirlenir.
ç) Katma değer vergisi mükelleflerinin,
artırıma esas alınan ilgili yılın vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda
bulunmaları zorunludur. Şu kadar ki, mükelleflerin artırımda bulunmak istedikleri
yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları hâlinde, faaliyette bulunulan vergilendirme
dönemleri için bu fıkrada belirtilen esaslar çerçevesinde artırımda bulunulur.
d) Mükelleflerin
artırımda bulunmak istedikleri yıl içindeki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak
bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı
ile birlikte dikkate alınır.
e) Artırım talebinde bulunulan
yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım
talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi
yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden
veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme
ve tarhiyat hakkı saklıdır. Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden
yapılan incelemelerde artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemez.
f) Bu fıkra hükmüne göre ödenen
katma değer vergisi, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider
veya maliyet unsuru olarak nazara alınmaz, ödenmesi gereken katma değer vergilerinden
indirilmez veya herhangi bir şekilde iade konusu yapılmaz.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci
ve üçüncü fıkralarına göre;
a) Matrah ve vergi artırımının
31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bu maddede öngörülen şekilde yapılması,
hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin, peşin veya
ilk taksiti bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sürede başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit taksitte bu
Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şarttır. Bu vergilerin bu Kanunda belirtilen
şekilde ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen vergi tutarları ilk taksit ödeme süresinin
son günü vade kabul edilerek 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre gecikme
zammıyla birlikte takip ve tahsil edilir, ancak bu madde hükmünden yararlanılamaz.
b) Hesaplanarak veya artırılarak
ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya
maliyet unsuru olarak kabul edilmez; indirim, mahsup ve iade konusu yapılmaz.
c) Artırılan matrahlar nedeniyle
geçici vergi hesaplanmaz ve tahsil olunmaz.
ç) Matrah veya vergi artırımında
bulunulması, 213 sayılı Kanunun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin
hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
d) Matrah veya vergi artırımı
sonucunda tahakkuk eden vergilerin tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde
peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu vergilerden %10 indirim yapılır ve katsayı uygulanmaz.
(5) Daha önce nezdinde vergi
incelemesi yapılmış olan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda
bulunabilirler.
(6) İdarenin, artırımda bulunulmayan
yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
(7) Bu maddeye göre matrah
veya vergi artırımında bulunulması, bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış
olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmez. Ancak, artırımda
bulunan mükellefler hakkında başlanılan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin,
bu maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri
saklı kalmak kaydıyla, 2/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) sonuçlandırılamaması
hâlinde, bu işlemlere devam edilmez. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri
ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme veya takdir
sonucu tarhiyata konu matrah veya vergi farkı tespit edilmesi hâlinde, inceleme
raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği
tarihten önce artırımda bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan
fark, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir.
İnceleme ve takdir işlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları
ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
(8) Matrah veya vergi artırımı
dolayısıyla mükelleflerce verilen yıllık, muhtasar ve katma değer vergisi beyannameleri
ve diğer beyannameler için damga vergisi alınmaz.
(9) Matrah ve vergi artırımıyla
ilgili aşağıdaki hükümler de uygulanır:
a) Aşağıda sayılan mükellefler
bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamazlar:
1) 213 sayılı Kanunun 359
uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler
veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak
koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak
düzenleyenler”,
2) Terör suçundan hüküm giyenler,
3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin
milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara
üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli
makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı
tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması,
terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması
talep edilenler.
b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla haklarında, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında
yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek
yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini
tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi
incelemesi devam edenlerin bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah
veya vergi artırımında bulunmaları durumunda, söz konusu vergi incelemesinin tamamlanmasına
kadar bu artırımlara ilişkin olarak tahakkuk işlemleri bekletilir. Şu kadar ki,
bu maddede belirtilen süre ve öngörülen şekilde matrah veya vergi artırımında bulunmayanlar
madde hükümlerinden faydalandırılmaz.
c) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında
artırımda bulunanlar hakkında, artırımda bulundukları dönem ve vergi türlerine ilişkin
olarak bu Kanunun yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce veya yayımı tarihini izleyen
günden itibaren on iki ay içerisinde başlanılan vergi incelemeleri ((b) bendinde
belirtilen inceleme dâhil) ile takdir işlemlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının
(ı) bendi ve üçüncü fıkrasının (e) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun
yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ay içerisinde sonuçlandırılamaması hâlinde, bu işlemlere devam edilmez.
Söz konusu vergi incelemelerinden bu süre içerisinde sonuçlandırılanlarla
ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmaz. İnceleme ve takdir işlemlerinin
sonuçlandırılmasından maksat, inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir.
ç) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca
yapılan vergi incelemesi kapsamında bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından
itibaren on iki ay içerisinde bu fiillerin varlığının tespit edilmemesi durumunda,
bu durumun tespitine ilişkin rapor veya yazı, aynı bentte öngörülen süre ve şekilde
matrah veya vergi artırımında bulunan mükelleflere tebliğ edilir. Matrah ve vergi
artırımı sonucu hesaplanan vergileri, tebligatı izleyen aydan başlamak üzere matrah
ve vergi artırımı sırasındaki tercihlerine göre ödemeleri ve maddede öngörülen diğer
şartları yerine getirmeleri koşuluyla söz konusu mükellefler bu madde hükümlerinden
yararlanırlar.
d) Bu fıkranın (ç) bendi kapsamında
kendisine rapor veya yazı tebliğ edilen mükellefler hakkında düzenlenen;
1) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki
inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce tarhiyata konu matrah veya
vergi farkı tespiti içeren (b) bendi kapsamındaki inceleme raporunun vergi dairesi
kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde, matrah veya vergi artırımının ihlal edilmemesi
koşuluyla, (c) bendi kapsamındaki incelemeye veya tarh işlemlerine devam edilmez.
2) Bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki
inceleme raporundan önce (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir komisyonu
kararının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde, bu rapor veya karar,
Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on iki ayı aşmamak üzere
bu fıkranın (b) bendinde bahsedilen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen raporların
vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar bekletilir.
3) Bu fıkranın (b) bendi kapsamında
yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı bu maddenin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir, matrah veya vergi
artırımına ilişkin taksitlerin tamamen ödenmesi şartıyla (c) bendi kapsamındaki
rapor veya kararlar (vergi ziyaına 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı
fiillerle sebebiyet verilmesi hali hariç) için tarhiyat yapılmaz ve vergi cezası
kesilmez. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki raporlarda vergi ziyaına 213 sayılı
Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle sebebiyet verildiğinin tespiti halinde,
söz konusu raporlarda tespit edilen matrah veya vergi farkı ve bu fıkranın (b) bendi
kapsamında yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunan matrah veya vergi farkı, bu
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile birlikte değerlendirilir.
e) Bu fıkranın (b) bendi uyarınca
yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucunda söz konusu fiillerin varlığının
tespit edilmesi halinde, bu mükellefler tarafından yapılan matrah veya vergi artırımları
dikkate alınmaz. Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki inceleme raporu veya takdir
komisyonu kararlarının ilgili olduğu dönemlere ilişkin vergi ve cezalara yönelik
zamanaşımı süresi, bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren on
iki ay aşılmamak kaydıyla, mezkûr rapor veya kararın vergi dairesi kayıtlarına intikal
ettirildiği tarihten bu fıkranın (b) bendi kapsamındaki raporların vergi dairesine
intikal ettiği tarihe kadar işlemez.
f) Bu fıkranın (c) bendi kapsamındaki
inceleme raporu veya takdir komisyonu kararından önce (b) bendi uyarınca yapılan
vergi incelemesinin sonuçlanması ve inceleme sonucunda bahse konu fıkrada belirtilen
fiillerin varlığının tespit edilmesi halinde, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen
inceleme ve takdir işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin süreler açısından 213 sayılı
Kanunun genel hükümleri uygulanır.
(10) Mükelleflerin bu maddeye
göre matrah veya vergi artırımı yaptıkları dönemlere ilişkin olarak kanuni süresinde
vermedikleri anlaşılan beyannameler nedeniyle 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel
usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
(11) Bu madde hükümlerine
göre matrah veya vergi artırımı ile ilgili olarak doğru beyan yapılmaması veya vergi
hataları nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda
tahakkuk etmiş sayılır ve bu Kanunda açıklandığı şekilde tahsil edilir.
(12) Birinci fıkranın (ç)
bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede, her bir dönem için ayrı ayrı 10 Türk
lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmaz.
(13) Bu maddenin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlananlar hakkında 213 sayılı Kanunun 367
nci maddesi kapsamında yapılacak incelemeler saklıdır. Ancak, bu incelemeler sonucunda
matrah veya vergi artırımında bulunulan dönemler ve vergiler için tarhiyat yapılmaz.
İşletme kayıtlarının düzeltilmesi[6]MADDE 6- (1)
İşletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve
demirbaşlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), işletmelerinde mevcut
olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları kendilerince
veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel ile 31/8/2021
tarihine kadar (bu tarih dâhil) bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek
suretiyle defterlerine kaydedebilirler. Bildirime dâhil edilen kıymetler için amortisman
ayrılmaz.
b) Bilanço esasına göre defter
tutan mükellefler, bu fıkranın (a) bendi hükümleri uyarınca aktiflerine kaydettikleri
emtia için ayrı, makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrı olmak üzere özel karşılık
hesabı açarlar. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin
tasfiye edilmesi hâlinde sermayenin unsuru sayılır ve vergilendirilmez. Makine,
teçhizat ve demirbaşlar envantere kaydedilir ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman
addolunur. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu emtiayı
defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydederler.
c) Bu fıkranın (a) bendi uyarınca
beyan edilen; makine, teçhizat, demirbaş ve emtiaların bedeli üzerinden tabi olduğu
oranların yarısı esas alınarak katma değer vergisi hesaplanır ve ayrı bir beyanname
ile sorumlu sıfatıyla beyan edilerek, beyanname verme süresi içinde ödenir. Makine,
teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen bu vergi, hesaplanan katma değer vergisinden
indirilemez. Emtia üzerinden ödenen vergi genel esaslara göre indirilir. Bu emtia,
makine, teçhizat ve demirbaşlar için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı
fıkrası hükmü uygulanmaz.
ç) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
bildirilen kıymetlerin satılması hâlinde satış bedeli, bunların deftere kaydedilen
değerinden düşük olamaz.
d) Mükellefler işletmelerinde
bulunduğu halde kayıtlarında yer almayan basılı kitap ve süreli yayınları, kendilerince
veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedel üzerinden %4
oranında katma değer vergisi hesaplamak ve bu fıkranın (a) bendindeki sürede ayrı
bir beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödemek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.
Ödenen bu vergi hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilir, ancak iadeye konu
edilemez. Bu emtia için 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrası
hükmü uygulanmaz.
e) Özel tüketim vergisi konusuna
giren malları bu fıkranın (a) bendi kapsamında beyan eden ve alış belgelerini ibraz
edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden
geçerli olan özel tüketim vergisini, bu fıkranın (c) bendinde belirtilen beyanname
verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri
hâlinde bu mallar bakımından 4760 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (3) numaralı
fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu şekilde beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisi
için vergi cezası kesilmez.
f) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası uygulanmaz.
(2) Kayıtlarda yer aldığı
hâlde işletmede bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar hakkında aşağıdaki
hükümler uygulanır:
a) Gelir ve kurumlar vergisi
mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dâhil), kayıtlarında yer
aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını,
31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), emtialar bakımından aynı nev’iden emtialara
ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını, makine, teçhizat
ve demirbaşlar bakımından kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit
edilecek rayiç bedellerini dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel
yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler.
Gayrisafi kâr oranının cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin
bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınır. Bu hükme göre
ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksiti beyanname verme süresi içinde,
izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak
üzere üç eşit taksitte ödenir.
b) Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin olarak geçmişe yönelik vergi cezası ve gecikme faizi uygulanmaz.
(3) Kayıtlarda yer aldığı
hâlde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar ile bunlarla ilgili
diğer işlemler hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter
tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2020 tarihi itibarıyla düzenledikleri
bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve
işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve
benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara
borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer
hesaplarda yer alan işlemlerini 31/8/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) vergi
dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamında
beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi
içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen
vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar
ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez.
Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz. Bu
fıkra kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle
2021 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde, düzeltme işlemleri
bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde yapılır ve düzeltme işlemleri
nedeniyle herhangi bir ceza veya faiz aranmaz.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı,
bu maddenin uygulanması ile ilgili olarak yılı içerisinde ödenmesi gereken vergilerin
ödeme sürelerinde değişiklik yapmaya, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre bildirimde
bulunma zorunluluğu getirmeye ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik
Kurumu alacakları[7]MADDE 7- (1)
2021 yılı Nisan ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce
tahakkuk ettiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan;
a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık
statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı,
işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,
b) Bu Kanuna göre yapılan
başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış
isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,
c) Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi
ve eğitime katkı payı,
asılları ile bu alacaklara
ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre
için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası
ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) 30/4/2021 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce tebliğ edildiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin
yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bulunan eksik işçilik
tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası
ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine
kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın,
bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(3) 30/4/2021 tarihinden önce
(bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kesinleştiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan idari para
cezası asıllarının %50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu
Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile idari para cezasına uygulanan gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(4) Bu madde kapsamına giren
alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen,
fer’ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı
ödenmiş fer’i alacağın %40’ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde,
kalan %60’ının tahsilinden vazgeçilir.
(5) 5510 sayılı Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile ek 5
inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki
borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden
fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim
ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre
taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor
olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla
genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(6) 5510 sayılı Kanunun 60
ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili
yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan bu maddenin yayımı tarihinden
30/11/2021 tarihine kadar gelir testine başvuran kişilerin genel sağlık sigortası
primleri, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk
ettirilir.
(7) 2021 yılı Nisan ayı ve
önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun
60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tahakkuk ettiği hâlde
ödenmemiş olan prim borçlarının 31/12/2021 tarihine kadar ödenmesi halinde gecikme
cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu
bulunanlar anılan Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen şartları taşımaları halinde,
bu Kanunun yayımı tarihinden önceki döneme ait prim borçları dikkate alınmaksızın
Kanunun yayımı tarihinden itibaren 31/12/2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden
ve diğer haklardan yararlandırılır. Bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmiş olan
5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki
genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları iade
ve mahsup edilmez.
(8) Köy ve mahalle muhtarları,
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf
ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu mülga
hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları
nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş
olanlardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri
veya hak sahipleri, bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren dört
ay içinde Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri
prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu maddenin
birinci fıkrası hükümlerine göre hesaplanmasını talep edebilirler. Hesaplanan borcun
tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık
süresi olarak değerlendirilir. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi
içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında ödenmiş
olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak
iade edilir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.
Ön değerlendirme, araştırma
veya tespit aşamasında olan eksik işçilik prim tutarları ile kesinleşmemiş idari
para cezaları[8]MADDE
8- (1) 30/4/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel
nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak için başvurulduğu hâlde, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen başvuru süresinin sonuna kadar işverene tebliğ edilmiş olan ön değerlendirme,
araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan
sigorta primi asılları ile bu alacaklara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı
hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre
için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası
ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
(2) 30/4/2021 tarihinden önce
(bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup 9 uncu maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen başvuru tarihine kadar tebliğ edildiği halde yine bu tarihe
kadar ödenmemiş olan idari para cezası asıllarının %50’si ile bu tutara ödeme sürelerinin
bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre
ve şekilde ödenmesi hâlinde, idari para cezası asıllarının kalan %50’si ile idari
para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının
tahsilinden vazgeçilir.
(3) Bu Kanunun 9 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen tarihe kadar başvuruda bulunmak kaydıyla
bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki alacaklar
ile 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen alacaklardan bu
Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ilk taksit
ödeme süresinin sonuna kadar tahakkuk edenler de bu Kanunun 7 nci maddesine göre
yapılandırılır.
(4) Bu madde ile 7 nci madde
hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır.
Ortak hükümlerMADDE 9- (1)
Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı
kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) 31/8/2021 tarihine kadar
(bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,
b) Hazine ve Maliye Bakanlığına,
Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil
dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 30/9/2021 tarihine kadar (bu tarih
dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise
ilk taksitini 31/10/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise
bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte
ödemeleri,
şarttır.
(2) Başvuru ve taksit ödeme
sürelerinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk
iş günü mesai saati sonunda biter.
(3) Bu Kanun hükümlerine göre
hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.
a) Hesaplanan tutarların tamamının
ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz
ve,
1) Fer’i alacaklar yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların (Bu Kanunun
4 üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) %90’ının
tahsilinden vazgeçilir.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında
olan ve bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından %25 indirim yapılır.
3) Yapılandırma
sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun
7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %50 indirim yapılır.
b) Hesaplanan tutarların tamamının
ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde katsayı uygulanmaz ve,
1) Fer’i alacaklar yerine
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar (Bu Kanunun 4
üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden %50 indirim
yapılır.
2) Bu Kanunun 1 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi ile (g) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında
olan ve bu Kanuna göre yapılandırılan idari para cezalarından %12,5 indirim yapılır.
3) Yapılandırma
sonucu ödenecek alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan (bu Kanunun
7 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki alacaklar hariç) %25 indirim yapılır.
c) Hesaplanan tutarların taksitle
ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla
borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme
seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden
daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
ç) Hesaplanan
tutarların taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eşit taksit için (1,09),
2) Dokuz eşit taksit için
(1,135),
3) On iki eşit taksit için
(1,18),
4) On sekiz eşit taksit için
(1,27),
katsayısı ile çarpılır ve
bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek
taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih
edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya
göre düzeltilir.
d) Bu Kanun kapsamında ödenmesi
gereken tutarlar; il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz
kuruluşlar ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız
spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette
bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler hâlinde azami otuz altı eşit taksitte
ödenebilir. Bu takdirde bu fıkra hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit
taksit için (1,36), otuz eşit taksit için (1,45), otuz altı eşit taksit için (1,54)
olarak uygulanır.
e) Bu Kanun kapsamında belediyeler
ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca ödenmesi gereken tutarlar
aylık dönemler halinde azami yüz yirmi eşit taksitte ödenebilir.
1) Taksitle yapılacak ödemelerde
belirlenen tutar;
(aa) Altı eşit taksit için
(1,045),
(bb) Dokuz eşit taksit için
(1,0675),
(cc) On iki eşit taksit için
(1,09),
(çç) On sekiz eşit taksit
için (1,135),
(dd) Yirmi dört eşit taksit
için (1,18),
(ee) Otuz altı eşit taksit
için (1,27),
(ff) Kırk sekiz eşit taksit
için (1,36),
(gg) Altmış eşit taksit için
(1,45),
(ğğ) Yetmiş iki eşit taksit
için (1,54),
(hh) Yüz yirmi eşit taksit
için (1,9),
katsayısı ile çarpılır ve
bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle aylık dönemler hâlinde tahsil edilecek
taksit tutarı hesaplanır.
2) 2/7/2008 tarihli ve 5779
sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi
Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan ve alacakları için kesinti
yapılan idarelere, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarca
bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri
tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 5779 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin
dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler halinde kesinti
suretiyle tahsil edilir. Ancak, bu kapsamda yapılacak kesinti tutarı her hâl ve
takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden
ayrılan payların aylık tutarının %50’sini aşamaz.
5779 sayılı Kanuna göre yapılacak
kesintilerin Cumhurbaşkanınca durdurulması hâlinde aylık taksitlerin ödeme süreleri
kesinti yapılmayan aylar için de durdurulur ve taksit ödemeleri yönünden bu Kanun
hükümlerine göre ihlal nedeni sayılmaz. Bu taksitler, taksit ödeme süresinin sonundan
itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla
paylardan kesinti suretiyle tahsil edilir. Taksit tutarlarının, bu bent kapsamındaki
borçluların genel bütçe paylarından daha yüksek olması hâlinde ise eksik tutarlar
borçlularca taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar geç ödeme zammı uygulanmaksızın
ödenir.
(4) Hazine ve Maliye Bakanlığı
ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek
olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak
suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca,
kart kullanıcılarına kredi kartı işlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde
yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koşuluyla,
bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır
ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösteren makbuz verilir. Bu şekilde tahsil edilen
tutarların bankalarca Hazine veya Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına
ilişkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının
son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Bu fıkra hükmüne göre taksitlerin
kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi, katsayı uygulanmasına engel teşkil etmez.
(5) Hazine ve Maliye Bakanlığına
bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu
Kanun hükümlerinden yararlanmak için başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili
vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen
mükelleflerin, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit
süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak
ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine
esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır;
mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben
ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik
ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenir. Bu süre içerisinde eksik ödenen
tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri
için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında
hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için
bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(6) Bu Kanuna göre ödenmesi
gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden;
bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme
seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen
her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme
zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun
hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde
ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya
bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde
ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.
(7) Bu Kanuna göre ödenecek
taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 10 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar
yapılmış eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren
alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde
borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun
kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen
alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri
ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış
olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder.
(9) Bu Kanun kapsamına giren
alacakların, bu Kanunun yayımı tarihinden önce;
a) 6183 sayılı Kanun ve diğer
kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından,
kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden
yararlanabilirler. Bu takdirde tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları
için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil
tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunda öngörülen
faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilir ve
bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.
b) 11/11/2020 tarihli ve 7256
sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla
anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep
etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 7256 sayılı
Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu
şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen
süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır,
kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek
bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır ve ödenmemiş taksitlere ilişkin
kalan katsayı tutarlarının tahsilinden vazgeçilir.
(10) Bu Kanun hükümleri;
a) 5393 sayılı Kanunun geçici
5 inci maddesi, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaşılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552
sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin
birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar,
b) 3/8/2016 tarihli ve 6736
sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun, 18/5/2017 tarihli
ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve
Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 11/5/2018 tarihli
ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımı
tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre
tahakkuk eden alacaklar,
hakkında uygulanmaz.
(11) Bu Kanundan yararlanılarak
süresinde ödenen alacaklara, bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla
Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası
gibi fer’i amme alacağı hesaplanmaz.
(12) Bu Kanuna göre ödenecek
alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır
ve buna isabet eden teminatlar iade edilir. Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle
tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, Kanun kapsamında
ödenmesi gereken tutarların Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil etmez.
Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılan borçların, borç durumunu gösterir
belgede yer almaması için bu borçların en az %10’unun ödenmiş olması şarttır.
(13) a) Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları
veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların,
bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru
sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun
hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar
sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri
ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği
tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine
gönderilir. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği
hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi
aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların
bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden
sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden
yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama
gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi
yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık
ücretleri geri alınmaz.
d) Bu Kanun hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunulan borçlara ilişkin dava açılamaz ve hiçbir mercie
başvurulamaz.
(14) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin
onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere,
ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213
sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile bu Kanun kapsamındaki
alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla
taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez.
(15) Bu Kanun kapsamına giren
alacaklara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş olan tutarlar,
bu Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamındaki
tecile ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin
bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz. Ancak, bu Kanunun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlar ile ilk
derece yargı merciinde dava konusu edilen idari para cezası ve ecrimisillere karşılık
bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması hâlinde, ödenen bu tutarlar,
ilk derece mahkemesinde esasa ilişkin olarak hiç karar verilmemiş veya verilen kararın
bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiş davalara
konu alacaklar için bu maddeden yararlanılmak
üzere yapılan başvurular ile verilmiş terkin kararları üzerine red ve iade
edilebilir.
(16) Cumhurbaşkanı, bu Kanunda
öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar, yabancı ülkelerde
de faaliyette bulunan vergi mükelleflerinden, Ticaret Bakanlığı tarafından olağanüstü
politik riskin gerçekleştiği tespit edilen ülkede faaliyette bulunan ve bu ülkedeki
faaliyetleri nedeniyle durumları 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre mücbir
sebep hâli kabul edilenlerin, bu Kanun kapsamında alacakları yapılandırılan alacaklı
idarelere mücbir sebep hâllerinin devam ettiği süre içinde ödemeleri gereken taksitlerin
ödeme süreleri ile 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan
edilen yerlerdeki dairelere (alacaklı idarelere) mücbir sebep hâlinin vukuu tarihinden
itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim
tarihini takip eden aydan başlamak üzere topluca veya ayrı ayrı bir yıla kadar uzatmaya
yetkilidir.
(17)
Onaltıncı fıkra hükümlerine göre mücbir sebep nedeniyle ödeme süresi uzatılan taksitler
için altıncı fıkrada yer alan, taksitlerden ilk ikisinin süresinde ödenmesi şartı
aranmaz.
(18) Bu Kanunun uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili idareler yetkilidir. İl özel idareleri,
belediyeler ile YİKOB’lara ait amme alacaklarına ilişkin hükümlerin uygulamasına
dair usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Diğer hükümler[9]MADDE
10- (1) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun
14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri,
1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 129 uncu maddesi gereğince iş kazası
ve meslek hastalığı, malullük, adi malullük ve ölüm halleri ile genel sağlık sigortalısına
ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle
yükümlü bulundukları her türlü borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin
başlangıcından bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde
ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(2) Sosyal Güvenlik Kurumu
tarafından fazla veya yersiz olarak ödendiği tespit edilen ve 506 sayılı Kanunun,
1479 sayılı Kanunun, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar
Kanununun, 2926 sayılı Kanunun, 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri ve 5510 sayılı
Kanunun 96 ncı maddesi gereğince tahsil edilmesi gereken gelir ve aylıklara ilişkin
borç asılları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun
yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu
borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.
(3) 5510 sayılı Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında
sigortalı sayılanların prim borçları sebebiyle aynı Kanunun 88 inci maddesinin onikinci
fıkrası uyarınca sattıkları tarımsal ürün bedellerinden, tarımsal kesinti sorumlularınca
kesinti yapıldığı halde Kuruma ödenmesi gereken prim tutarlarından 2021 yılı Nisan
ayı ve önceki dönemlere ilişkin borçları ile bu borçlara gecikme cezası ve gecikme
zammı uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre
için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde bu borçlara uygulanan gecikme cezası
ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçilir.
(4) 18/5/2004 tarihli ve 5174
sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine
göre, 30/4/2021 tarihine kadar ödenmesi gerekmesine rağmen ödenmemiş olan, üyelerin
oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil
ücreti ile oda ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları
asılları tamamının, birinci taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi takip eden dördüncü
ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya
tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme
faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır.
Bu fıkra
kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen
veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir.
Bu fıkra
hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece
hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması
hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yetkilidir.
(5) 30/4/2021 tarihi (bu tarih
dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş
olan; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli
Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara
olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli
Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının tamamının
birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna kadar,
kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde,
bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların,
alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce kısmen veya tamamen ödenmiş
olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır.
Bu fıkra
kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen
veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir.
Bu fıkra
hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece
hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması
hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği yetkilidir.
(6) Bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla (bu tarih dâhil) 2918 sayılı Kanun uyarınca araç muayenesi yaptırmaları
gerektiği hâlde muayenelerini süresinde yaptırmamış olanların, 31/12/2021 tarihine
kadar (bu tarih dâhil) araç muayenelerini yaptırmaları ve anılan Kanunun 35 inci
maddesi uyarınca muayene süresi geçirilen her ay ve kesri için tahsili gereken %5
fazla yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları, bu
Kanunun yayımlandığı tarihten (yayımlandığı ay dâhil) araç muayenelerinin yapıldığı
tarihe kadar her ay ve kesri için aylık %0,75 oranı esas alınarak hesaplanacak tutarı
ödemeleri şartıyla anılan madde uyarınca alınması gereken %5 fazlaların tahsilinden
vazgeçilir ve yetkili kuruluş tarafından tahsil edilen bu tutarlar anılan maddede
belirtilen süre ve şekilde Hazine hesaplarına aktarılır. Bu fıkra kapsamına giren
alacaklara karşılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların
bu fıkra hükümlerine dayanılarak red ve iadesi yapılmaz. Bu fıkranın uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. 22/3/2020
ila 3/7/2020 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) geçen süre için 2918 sayılı
Kanunun 35 inci maddesinde yer alan %5 fazlaya ilişkin hüküm ve Yİ-ÜFE aylık değişim
oranları uygulanmaz, tahsil edilmiş tutarlar red ve iade edilmez.[10]
(7) 193 sayılı Kanunun mükerrer
121 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, indirimin hesaplanacağı beyannamenin
ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların
gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine
yapılan tarhiyatların, bu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre yapılandırılarak
kesinleşmesi ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla, ilgili vergilendirme
döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergilerin vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın tarh edileceği hükmü uygulanmaz. Bu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine
göre yapılandırılarak kesinleşen tarhiyatlar, yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla
193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2) numaralı bendi
kapsamında değerlendirilmez. Şu kadar ki, anılan bent kapsamında, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce söz konusu tarhiyatlar nedeniyle 193 sayılı Kanunun mükerrer
121 inci maddesi kapsamında yararlanılamayan indirim tutarları için bir düzeltme
yapılamaz.
(8) 30/4/2021
tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan; 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu hükümlerine göre esnaf ve sanatkârların üyesi oldukları odalara
olan aidat borçları ile odaların birlik ve üyesi oldukları federasyonlara, birlik
ve federasyonların Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonuna olan katılma payı,
esnaf ve sanatkârların meslek eğitimini geliştirme ve destekleme fonu borç asıllarının
ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden
üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit
taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması şarttır. Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen
süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları
ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların
fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına
başvurmamaları şarttır. Bu kapsamda tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama giderleri
ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez. Bu Kanunun
yayımlandığı tarih itibarıyla üyelerin odalara, odaların birlik ve federasyonlara,
birlik ve federasyonların da Konfederasyona kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat
ve katılma payı asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Vergi mükellefiyeti sona erdiği
halde oda kayıtları devam eden üyelerin, vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihe
kadar ödenmeyen borçları için bu fıkra hükümleri uygulanır. Vergi mükellefiyetinin
sona erdiği tarihten sonra, tahakkuk etmiş aidat borçlarının asılları ile birlikte
fer’i borçlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu
yetkilidir.
(9) 30/4/2021
tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı
tarihe kadar ödenmemiş olan; 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine
göre avukatların ve stajyer avukatların baro kesenekleri ile staj kredisi borçlarının
asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip
eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı
eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımlandığı tarihten
önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen
ikinci ayın sonuna kadar baro kesenekleri için ilgili baroya, staj kredisi alacakları
için Türkiye Barolar Birliğine başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi
gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra
hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece
hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması
halinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Türkiye Barolar Birliği yetkilidir.
(10) 30/4/2021 tarihi (bu
tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar
ödenmemiş olan; 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları
Birliği Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan
aidat borçları asıllarının tamamının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini
takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam
altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi,
gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden
önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde ödenmiş borç asıllarına isabet eden
faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci
ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi
gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi
hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme
zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra
hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin
yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları
şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece
hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış
alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması
hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen
alacaklara ilişkin yargılama giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri
karşılıklı olarak talep edilmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yetkilidir.
(11) 30/4/2021 tarihi (bu
tarih dâhil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarihe
kadar ödenmemiş olan; 23/1/1953 tarihli ve 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları
ile odaların Merkez Konseyine olan birlik payı borçlarının asıllarının ödenmemiş
kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü ayın sonuna
kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi
hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu Kanunun yayımı
tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime başvurulması şarttır.
Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen
veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri
ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava
konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak
üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunması halinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır.
Bu takdirde, borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit
tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin
odalara, odaların da Merkez Konseyine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu aidat asıllarına
isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların
tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Türk Tabipleri Birliği yetkilidir.
(12) 30/4/2021 tarihi (bu
tarih dâhil) itibarıyla ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar
ödenmemiş olan; 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu
hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları
ile odaların Türk Diş Hekimleri Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının
ödenmemiş kısmının birinci taksiti bu Kanunun yayımı tarihini takip eden üçüncü
ayın sonuna kadar, kalanı aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte
ödenmesi hâlinde, bu alacaklara uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi
fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi
için bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar alacaklı birime
başvurulması veya bu fıkrada belirtilen ödeme zamanında ilk taksitin ödenmesi şarttır.
Fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen süre ve şekilde kısmen
veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları ile bunlara ilişkin faiz,
gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili mevzuat hükümlerine göre
tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların fıkrada belirtilen
şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri
ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce dava
konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olanlar dâhil olmak
üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak
üzere başvuruda bulunması hâlinde davalar ve/veya icra takipleri sonlandırılır.
Bu takdirde, borçluların mahkeme ve icra masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit
tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır. Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla üyelerin
odalara, odaların da Türk Diş Hekimleri Birliğine kısmen veya tamamen ödemiş olduğu
aidat asıllarına isabet eden ve ödenmemiş olan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı
gibi fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Türk Diş Hekimleri Birliği yetkilidir.
(13) 29/6/2001 tarihli ve
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 25 inci, geçici 26 ncı ve
geçici 28 inci maddeleri kapsamında ertelenen bedeller hariç olmak üzere, ilgili
kanunları uyarınca orman sayılan yerler, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin
hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar hakkında yapılan kesin izin, kesin
tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemlerinden
kaynaklanan ve vadesi 30/4/2021 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı
tarih itibarıyla ödenmemiş olan kullanım bedelleri ve hasılat/ticari kâr payları
asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin gecikme zammı, faiz gibi fer’ileri
yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde başvurulması ve ödenmesi
şartıyla, bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacakların tahsilinden
vazgeçilir. Bu fıkra kapsamında olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava
konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için borçluların bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere bu Kanunda belirtilen sürede başvurmaları ve Kanunda
öngörülen süre ve şekilde alacakların ödenmesi halinde bunlar için açılan davalar
sonlandırılır ve icra takipleri durdurulur. Bu takdirde borçluların mahkeme ve icra
masrafları ile vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
Bu fıkrada belirtilen borçların süresi içerisinde ödenmemesi sebebiyle kesin izin,
kesin tahsis, kullandırma kararı, irtifak hakkı, kullanma izni ve kiralama işlemleri
iptal edilenler tarafından borçlar bu fıkrada belirtilen şekilde ödense dahi, iptal
işlemi ihya edilmez ve geçerliliğini korur. Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilidir.
(14) 9/3/1954 tarihli ve 6343
sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği
ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun hükümlerine göre meslek
mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türk Veteriner
Hekimleri Birliğine olan birlik payı borçlarının asıllarının tamamının birinci taksiti
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar, kalanı
aylık dönemler hâlinde ve azami toplam altı eşit taksitte ödenmesi hâlinde, bu alacaklara
uygulanan faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların, alacak asıllarının
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiş olması hâlinde
ödenmiş borç asıllarına isabet eden faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i
alacakların tahsilinden vazgeçilir. Bu fıkra hükmünden yararlanılabilmesi için bu
Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili odaya/birliğe
başvurulması şarttır. Bu fıkra kapsamında ödenmesi gereken tutarların fıkrada öngörülen
süre ve şekilde kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde, ödenmemiş alacak asılları
ile bunlara ilişkin faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil edilir. Bu fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların
fıkrada belirtilen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra dava açmamaları, açılmış
davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce dava konusu edilmiş ve/veya mahkemece hükme bağlanmış ve kesinleşmiş
olanlar dâhil olmak üzere icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra
hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde davalar ve/veya icra
takipleri sonlandırılır. Bu kapsamda, tamamı ödenen alacaklara ilişkin yargılama
giderleri ile icra masrafları ve vekâlet ücretleri karşılıklı olarak talep edilmez.
Bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Türk Veteriner Hekimleri
Birliği yetkilidir.
MADDE 11-(4/1/1961
tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)MADDE 12-(31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili
olup yerine işlenmiştir.)MADDE 13-(22/1/2009
tarihli ve 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi
Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun ile ilgili
olup yerine işlenmiştir.)MADDE 14-15-
16- (8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında
Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)YürürlükMADDE 17- (1)
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YürütmeMADDE 18- (1)
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. [1] Bu Kanunun
uygulanması ile ilgili olarak 9/6/2021 tarihli ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’nın Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliği
(Seri No: 1)’ne bakınız.
[2] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[3] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[4] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[5] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[6] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[7] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[8] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden yararlanmak için öngörülen ve 31/8/2021
tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve beyan süreleri ile bu başvuru,
bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü
fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit ödeme süresinin birer ay uzatılmasına
karar verilmiştir.
[9] 27/8/2021 tarihli
ve 31581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının
1 inci maddesiyle, bu maddeden (altıncı ve yedinci fıkraları hariç) yararlanmak
için öngörülen ve 31/8/2021 tarihinde sona erecek olan başvuru, bildirim ve
beyan süreleri ile bu başvuru, bildirim ve beyana ilişkin ilk taksit ödeme
süreleri, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan başvuru ve ilk taksit
ödeme süresinin birer ay uzatılmasına karar verilmiştir.
[10] Bu fıkranın
uygulanması ile ilgili olarak 14/6/2021 tarihli ve 31511 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’nın 7326
Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin Altıncı Fıkrasına (Araç Muayenelerine) Dair
Tebliğ (Seri No:1)’ne bakınız.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Kanunlar, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.